• Arama

Evinize Renk Katacak Dekorasyon Fikirleri

“Renkler de yazılar gibi ruhun ve duyguların değişikliklerini takip ederler,” diyen Pablo Picasso'ya kulak kabartıyoruz. Fırça darbelerimizden çıkan tonlar, yaşam alanlarımızda baskın kullandığımız veya üzerimizde taşımaktan hoşlandığımız renkler karakterimizin renk boyutuna işaret ederken ardında kişiliğimizi yansıtan küçük sırları da barındırır. Eve biraz renk katmak yaşamınıza da hareket katacaktır. 

Mutluluğun renk mevsimini yaratın

Salonda hardal sarılar, pastel maviler ve morlarla kombinlenen özgür bir renk paleti dışavurumcu ve güçlü bir etki yaratır. Mekâna pozitif bir hareketlilik katan bu çarpıcı renkleri en iyi bir araya getirenlerden Jonathan Adler veya Matthew Williamson imzalı mizansenlere, Philippe Starck, Jaime Hayon ve Karim Rashid tasarımlarına göz atabilir, seçtikleri çarpıcı renk kartelalarının izinde yaratıcılığınızı harekete geçirebilirsiniz. 

Ruh halinize göre değiştirin

Söz konusu renk ve mekân ise bu işin üstadlarından Designers Guild markasının kurucusu Tricia Guild'e kulak kabartıyoruz:

"Evimde ruh halime göre tercih ettiğim renkler sürekli değişiyor. Değişmeyen şey taze, canlı ve neşeli renklerin hayatımdan hiçbir zaman eksik olmaması. Farklı renkleri ve desenleri aynı mekânda bir araya getirmek çok da kolay bir şey değil. Benim genelde bir mekânda kullandığım renk paletinde maksimum 4 veya 5 renk vardır. Eğer sinirli biriyseniz başlangıç için 3 veya 4 renkle kendinizi sınırlandırmanız gerekir. Tavan ve zemini mümkün olduğu kadar nötr tonlarda bırakmak, genel bütünlük içerisinde maksimum beyaz kullanarak sade desen seçimleri yapmak mekânda uyumlu bir bütün yakalamanıza yardımcı olacaktır." 

Zıtlıkların içindeki uyumu yakalayın

Farklı coğrafyalardan aldığı ilhamı zanaatkâr tekniklerle tasarımlarına uyarlayan ve kendine özgü renkli ve eklektik bir evren yaratan tasarımcı Paola Navone şöyle diyor:

"Bir mekânın ruhu genel olarak aldığı ışığa ve içerdiği renklere bağlıdır. Ve bunların her ikisi de yaratıcılığı ortaya çıkaran araçlardır. İnsanların yaşadıkları mekânla aralarında bir suç ortaklığı yaratmalarından zevk alıyorum. Örneğin benim yaşadığım mekânlar kusursuz olmaktan uzak, kendi içinde uyumlu yalın bir karmaşayı barındıran mekânlardır. Bu gibi alanlar agresif olmaktan öte, zıtlıklar içinde bir uyum barındırır. Farklı elemanlar bir araya gelerek dengeli bütün yaratırlar. Bu uyumu yaratırken renklere de büyük iş düşer. Ben yarattığım mekânlarda solgun ve puslu renklerle fosforlu ve parlak renkleri bir arada kombine etmeyi seviyorum. Mekânda kullanılan renklerle yarattığı ruh halleri arasında doğrudan bir orantı vardır."     

Şekerli tonlarla dengeleyin 

Carolyn Quartermaine'in kurguladığı mekânlarda renkleri birleştirmekteki ustalığı için ünlü moda tasarımcısı Donna Karan, “O eserlerinde, renk, kumaş ve kaliteyi gerçek bir duyarlılıkla kullanan bir sanatçı,” demişti. Tasarımcı Carolyn Quartermaine'nın kendi dünyasına hakim renkleri sorduğumuzda şöyle yanıtlıyor:

"Benim renk zevkim ve seçimlerim yıldan yıla hatta aydan aya değişebiliyor. Beyazlar, ekrular ve griler gibi değişmeyen sabit renklerim var ama bunlara kontrast renkler kullanmayı da çok seviyorum. Bu bazen fosforlu sarı veya pembe, bazen de asit limon sarısı, pudralı pastel pembeler, eflatun ve bir tutam taze bahar yeşili olabiliyor. Genelde meyvelerin, çiçeklerin ve bitkilerin renklerinden ilham alıyorum."

Çiçeklerle renklendirin

“Ben renklerden uzak kalamam,” diyor ve 1953 yılında kocası Ottavio ile birlikte bugün dünyanın en tanınmış moda evlerinden biri haline gelen Missoni markasını yaratıyor. Renklerin, çiçeklerin, zigzagların ve efsanevi desenlerin kraliçesi Rosita Missoni şöyle diyor:

"Renk terapisinin çiçeklerden başladığına inanıyorum. Benim evimden ve sofralarımdan haftalık olarak yenilediğim çeşit çeşit çiçek buketleri hiç eksik olmaz."

 

E-Bülten Üyeliği
OGGUSTO.COM'un özenle seçilmiş gustolu içeriğini haftalık olarak takip etmek için e-bültenimize üye olun.