• Arama

İstanbul'un En Yeni Mekanları

İstanbul’da yeni sezon hızlı başladı. Şehir hayatına şimdiden hava katan yeni mekanları ve menülerini keşfedin.

Araka, Yeniköy

İstanbul’da uzun zamandır menüsünden dekorasyonuna, sunumlarından, lezzetlerine böyle mutlu eden ve umutlandıran bir şef restoranıyla karşılaşmamıştım. Gastronomi sahnemiz yetenekli şeflerini bir bir sokak lezzetlerine kaptırırken, kendi kuşağının en özgün ve yaratıcı şeflerinden Zeynep Pınar Taşdemir’in hünerlerini sergileyebildiği bir restoran açması çok sevindirici. Benim gibi sebzeye ve taze otlara tapanlar için Araka gerçek bir mabed. Yanlış anlaşılmasın; zarif sunumların her biri aynı zamanda fazlasıyla doyurucu. Bir an önce çatalı daldırmak ve tadına varmak için sabırsızlandırıyor. İsteyene balık ve kırmız et seçenekleri de var. Daha önce Changa mutfağındaki başarısıyla adından söz ettiren Pınar Taşdemir’i Kuruçeşme’deki keyifli restoranı Fumée ile hatırlayanlar da olacaktır. Bu kez Yeniköy’ün denize inen güzel sokaklarından birinde; müstakil bir mekânda Araka’yı hayata geçiren Pınar Taşdemir, dekorasyonla kendi ilgilenmiş. Şubat ayından bu yana zevkine uygun bir yer yaratmak için kimi zaman bütçesinin uygun olmasını beklemiş, kimi zaman istediği masayı, sandalyeyi titizlikle aramış, ortaya sade, zarif, kimlikli ve içinde vakit geçirmesi çok keyifli bir mekân çıkarmış.

Mevsim lezzetleri

Araka’nın taş duvarları, ahşap masaları, ferah bahçesi, sokağa bakan pencereleri, kullandığı tabaklar, sunumlar birbirini çok güzel tamamlıyor. Pınar, daha küçük bir mekanda olmanın menü ve malzeme konusundaki avantajını şöyle anlatıyor: ‘‘Araka’nın misafir kapasitesi sınırlı. Dolayısıyla pazardan kendi alışverişimi yapıp, buraya kendim taşıyabiliyorum. Menüyü çok daha kolay kontrol edebiliyorum. Masaya benim görmediğim, dokunmadığım hiçbir şey gitmiyor. Her şey mevsiminde, günlük alınıyor. Menü sıklıkla değişiyor. Araka sade bir restoran. Ben de biraz daha sade yaşamak istediğim bir dönemdeyim.’’

Pınar gördüğünü tekrar etmeyi sevmiyor, kendi yolunda, nitelikli işler çıkarmaya çalışıyor. Elbette Araka günümüzün öncü trendlerini de takip eden, servis kalitesiyle bunu destekleyen bir restoran. Ama Pınar Taşdemir’in her bir tabağı şefin yerel malzeme bilgisini, yaratıcılığını ve tekniğini doğru anlatmayı, yerine ulaştırmayı başarıyor.

Neler tadalım?

Başlangıcı mekâna adını veren araka yani bezelye püresi üzerinde yeşil elma turşusu dilimleri ve yabani semizotu ile yapın. Her bir malzemenin taze tadı sizi mest edecek. Karnabahar çeşitlemesinde, bu mevsim güzelinin hakkını veren şef; fırınlanmış, buharda pişmiş ve islenmiş versiyonunu bir arada kullanmış. Birbirleriyle uyumları soslarla da güzel bütünleşiyor. Sarı buğday ve kızılca buğdayı ile hazırlanan ekmekler leziz. Zeytinyağlı kereviz, kuzu kulağı ve elmayla malzemenin tadını patlatan bir başka seçenek. Çıtır hamsi tabağı, altındaki özel ev yapımı sosla (mayonez kıvamlı ama malzemeleri tamamen farklı) asla kaçırmamanız gereken bir deneyim. Çıtır çıtır hamsilerin lezzeti, sosa batırıp yemenin muzır mutluluğuyla birleşiyor.

Palamut seviyorsanız, tablodan farksız isli palamut tabağını asla kaçırmayın. Şefin tam kararında islediği pamuk gibi palamudun altında muskatla sotelenip balık suyuyla yumuşatılan karalahana ve zeytinyağlı pancar var. Sotelenmiş turp ve soğanla süslenen tabak yine balık suyuyla lezzetlendirilmiş. Tartışmasız bu sezonun en iddialı tabaklarından. Tatlıya yer bırakabilirseniz taş kadayıfı lavantayla ılıttığı imza tatlısını asla atlamayın. Yanındaki lavantalı dondurmayla birlikte böyle hafif bir taş kadayıf uyarlaması bulmak kolay değil.

Yeniköy Mahallesi, Kapalı Bakkal Sok. No: 8, Yeniköy/ Sarıyer;

0212 223 72 23

Alaf Sokak, Kuruçeşme

Son yıllarda yaşanan ekonomik dalgalanma pek çok şık restoranın kapısına kepenk vurdururken şefleri de hızlı şehir hayatının beklentilerine cevap veren akıllı işlere yönlendiriyor. Sokak yemeklerinin yükselişi bunun en somut örneği. Rahat ve ulaşılabilir konseptiyle mutlu eden şef elinden sokak lezzetleri sadece bizi değil, bugün tüm dünyayı saran güçlü bir trend. Dönemimizin yaratıcı şeflerinden Murat Deniz Temel de bu kervana katılanlar arasında. Alancha mutfağındaki başarılarıyla tanıdığımız şef, Kuruçeşme’de açtığı Alaf Sokak’la büyük bir çoğunluğu kalbinden vuracak özel bir sakatat menüsü sunuyor.

İzmir’den kokoreç ve midye

Önce mekânın girişinde duran şık midye arabasıyla fark ediyorsunuz Alaf’ı. Siyah beyaz hakim dekoru, yerden iyi tasarruf eden oturma düzeni gayet keyifli. Bakır tencereler asılı midye arabasının içinde İzmir’den gelen midye dolmalar dizili. İstanbul’da midye yemem diyenler yaşadı, çünkü bu midyeler İzmir’den geliyor. Murat Deniz’in alevde dönen kokoreçi de İzmir’den. Kokoreççi Asım Usta’yı İzmirliler iyi tanır. Benim gibi sakatatı pek çekici bulmayan birinde bile iz bırakan leziz kokoreçlerin sahibi Asım Usta, işinin erbabı. Malzemeyi kendi seçip alıyor, yıkıyor ve kalın şişlere mumbarı, bağırsağı sırayla sarıyor. Elinde yıllardır şiş sarmaktan şişen kemiklerini dahi görebiliyorsunuz. Murat Deniz, ‘‘Asım Usta ile Alancha’dan bu yana bir bağımız var. Yanına gidip bir süre onunla çalıştım. Kendimi sevdirmesem ürün vermezdi’’ diyor. ‘Neden Murat Deniz kokoreç sarmıyor’ diye düşünebilirsiniz belki ama bu iş malzeme tedariğinden uygulamaya çok farklı bir pazara sahip. Asım Usta kalitesinde bir kokoreç elde etmek herkesin harcı değil diye özetleyebiliriz.

Menüde neler var?

İzmir’den sarılıp gelen kokoreç, Alaf’ın alevinde piştikten sonra brioche ekmek arasında servis ediliyor. Ekmekleri ince sürülen avokado sos, sumak, soğan ve kelle söğüş baharatı lezzetlendiriyor. Kokorece düşkünseniz bu kadar modernlik kulağa fazla gelebilir. Murat Deniz de ilk önce tepki alacağını düşünmüş ancak tadan kimse şikayet etmemiş. Gerçekten tereyağlı brioche ekmek ve avokado kokorece öyle yakışmış ki. Tadını bastırmıyor, aksine destekliyor.

Şefi en heyecanlandıran konuların başında ise yeni yeni kullanmaya başladığı taş fırın geliyor. Sunacağı lezzetlere uygun çeşitli ekmekler, bazlamalar, lavaşlar yapmaktan büyük keyif aldığını anlatıyor. Uykuluk, yürek, söğüş gibi sunumların her birinde kendi ekmeklerini kullanıyorlar.

Döş eti kullanarak hazırladığı pastırma ise ayrı bir dünya.  Kaburgadan sıyrılan döş etini, ardıç ve karabiber tohumlarıyla tatlandırdığı tuz ve şeker küründe uzun süre bekletiyor. Çıkarıp yıkadıktan sonra yağlarını ekleyerek presliyor. Yaklaşık 10 gün süren presleme sonrası tütsüleyerek pişirmeye hazır hale getiriyor. Kendi lavaşları üzerinde gelen bu döş pastırmanın şeker oranı yüksek ama tatması müthiş keyifli bir lezzet. Tüm bu sakatatların sunumları da şıklıklarıyla şaşırtmıyor değil.

Meyhane geliyor

Murat Deniz döneminin parlayan isimlerinden. Sadece Alaf Sokak ile kalmayacağını, üst kata Alaf Kuruçeşme isimli yeni bir mekân daha açtığını anlatarak sevindiriyor. ‘‘Fine dining samimiyetini kaybetti diye düşünüyorum. İşin parasal kısmı çok ön planda artık. Ben iyi malzeme ve odun ateşiyle insanların çocukluk anılarına da dokunan yemekler hazırlamak istiyorum. Meyhane gibi daha samimi, kendimi doğru ifade edebileceğim bir konsept düşündüm. Elbette ideallerimin peşinden gitmeye devam ediyorum. Bir zaman sonra yine farklı konseptler deneyebilirim.’’ Alaf Sokak’ın üst katında kapılarını henüz açan Alaf Kuruçeşme, taş fırından pide ve pişiler, Anadolu’dan özel mezeler ve sunumlarla bu sezonun konuşulan adreslerinden olmaya aday. Mekânın detaylı yorumunu yakında Oggusto’da okuyabileceksiniz. 

Ne tadalım?

Sakatat ile aranız iyiyse yürek şiş, söğüş ve uykuluk kaçmaz. Daha mesafeliyseniz brioche ekmek içinde gelen kokoreç sizi mutlu edecek. Tortilla, kanlıca yoğurt ve kibrit patates ile gelen kokoreç çökertme ise yeni yorumlar denemekten keyif alanlara.

Kuruçeşme Cad. No: 19B; Beşiktaş

0533 650 65 35

Galvin Ristorante

İtalyan mutfağı denilince bizde akan sular duruyor. Şehrin en köklü İtalyanları kadar yeni açılanlara da çabuk alışıyor ve hemen listemize ekliyoruz. Sezonun en iddialı yeni İtalyanı ise Hazine, Grey, People gibi mekânlarıyla tanıdığımız Jüpiter Group’un yatırımı Galvin Ristorante. Tarihi Maçka Palas’taki görkemli geniş mekanı, Le Petite Maison olduğu dönemlerden hatırlayanlar olacaktır. Girişteki şık bar, sanatla tasarımı buluşturan yüksek tavanlı iç mekan ve şömineli büyük kış bahçesi aslında genel hatlarıyla korunmuş. Tabii birçok iddialı detay eklenmiş. Heykelden seramiğe mekanın hemen her yerinde altı farklı sanatçıya ait ihtişamlı tasarımları görmek mümkün. Tasarım mermerler, pırlanta sandalyeler ve İtalya’dan gelen özel lambri süsleme ve sütunlar iç dekoru oldukça görkemli kılmış. Mozaiklerle kaplı yolu yürüyerek çıktığınız kış bahçesinin en güzel yanı ise etrafının canlı zeytin ağaçlarıyla çevrelenmiş olması.

İddialı menü

Galvin’in İtalyan malzemelerle hazırlanan menüsü oldukça geniş. Başlangıçlarda rezene püresi, kabak, ikura havyarı ile servis edilen deniz tarağı ve organik poşe yumurtayla gelen ızgara kuşkonmaz favorilerimiz. Galvin’in pizza ve makarna seçkisi çok başarılı. Dana etli domates soslu pappardelle, kereviz sapı ve cevizli dört peynirli pizza denemeden Galvin’den çıkmayın deriz. Fırında sebze soslu pişen dana incik kuvvetli bir ana yemek isteyenlere göre. Tatlılarda ise yıldız savoyer bisküvi ve mascarpone ile yapılan İtalyan tiramisu. Keyfinize kış bahçesinde ya da gece ikiye kadar müziklerle hareketlenen bar lounge alanında devam edebilirsiniz.

Teşvikiye, Maçka Palas, Maçka Cad. No:33/B;

0532 672 74 75

The Steeve By İsmet Saz, Kanyon AVM

Son dönemin adından en çok bahsettiren şefleri arasında yer alan İsmet Saz’ı Kuruçeşme’deki restoranı TOİ ile tanıyoruz. Mekan sahibinin aynı zamanda mutfağın başındaki şefi olması öyle önemli bir ayrıcalık olmasına rağmen yazık ki İstanbul’da örneklerini çok sık göremiyoruz. Şef İsmet Saz, TOİ ile yakaladığı başarıyı sürdürüyor. Şimdi çok daha sade ve rahat bir konseptte hazırladığı yeni restoranı The Steeve by İsmet Saz ile çoğaltmak da istiyor. Kanyon İntema Yaşam’ın içinde açılan mekan, daha pratik ve uygun fiyatlı lezzetler sunuyor. Uygun fiyatlı demek, daha az lezzetli demek değil asla. İsmet Saz, her tabağın ardında kendi lezzet kalitesinin olduğunu üzerine basarak söylüyor.

The Steeve, birçok farklı tabağı deneyimleyebileceğiniz, paylaşıma yönelik eğlenceli bir konsept. İntema’nın, mutfak ve yemek deneyimini birleştiren, değişik atmosferinde konumlanan mekanın masaları iki ayrı balkona uzanıyor. Dev açık mutfakla birleşen tasarım AVM ortamından hemen uzaklaştıran bir ambiyansa sahip.

Gelsin Taco’lar

Akdeniz ve İspanyol lezzetleri ağırlıklı menüde özellikle farklı tapaslar ön planda. Somon, levrek gibi sağlıklı bir ana yemek tercih edenlere uygun seçenekler de var. Enginar ve ıspanak bandırma tortilla, risotto truffle, paylaşımlık kemiksiz kuzu kol ve organik kornişon tavuğu menüden tavsiyelerimiz. Ekmeklerini, tortilla ve mini lavaşlarını kendileri yapıyorlar. Lavaşta çıtır hamsi ise bu sezonun öne çıkan paylaşım tabağı.

Esentepe Mah. Büyükdere cad. Kanyon No:185 / 153 Şişli;

0212 353 53 11

Mitte, Karaköy

Karaköy’ün bir dönem en popüler mekanlarından eski dostumuz Mitte, tamamen değişen ekibi, dekorasyonu ve konseptiyle yeni bir başlangıç yaptı ve kapılarını açtı. Circle Entertainment Group bünyesinde açılan mekanın ortakları Barış Erdoğdu ve Yusuf Çavdar tarafından baştan sona tazelenen mekan; minimal ve lüks olmasına rağmen rahat bir atmosfere sahip. Dünya mutfağından incelikli yemekler servis eden bir fine dining restoran konseptindeler. DJ ve sanatçılara ev sahipliği yapan etkinlik alanının yanı sıra yaratıcı dekor detaylarıyla da dikkat çeken mekanın dizaynı, Sami Savatlı imzalı.

Egzotik tadım

Şef İrem Esen’in hazırladığı menü, Uzakdoğu ve Hint yemekleriyle fark yaratmayı hedeflemiş. Izgara tatlı mısır togarashi, dim sum çeşitleri, gyoza beef, yasemin çayıyla tatlandırılan smoked beef ribs, egzotik meyveler ile matcha’yı birleştiren matcha fondan birkaç örnek. Mitte eskisi gibi gece hayatını hızla yönlendirmeye hazır. İlk dönemlerinden alıştığımız ‘cool’ ortamı ve misafirleri de geri dönüyor belli ki.

Kemankeş Mah., Necatibey Cad, No. 66 / A, Karaköy; 

0543 627 63 62

E-Bülten Üyeliği
X
SÖZLEŞME

Bu internet sitesine girilmesi veya mobil uygulamanın kullanılması sitenin ya da sitedeki bilgilerin ve diğer verilerin programların vs. kullanılması sebebiyle, sözleşmenin ihlali, haksız fiil, ya da başkaca sebeplere binaen, doğabilecek doğrudan ya da dolaylı hiçbir zararlardan ÖZGÜ İLETİŞİM PAZARLAMA DANIŞMANLIK TANITIM VE E-TİCARET HİZ. ('OGGUSTO') nun sorumluluğunun olmadığını, tarafımdan internet sitesinde E-Bültene üye olmak için veya başkaca bir sebeple verdiğim kişisel verileri, özellikle de isim, adres, telefon numarası, e-posta adresi, banka bilgisi, yaş ve cinsiyetle ilgili benzeri bilgileri kendi rızam ile paylaştığımı, ÖZGÜ İLETİŞİM PAZARLAMA DANIŞMANLIK TANITIM VE E-TİCARET HİZ. ('OGGUSTO') nun nin bu bilgileri kullanmasına muvafakat ettiğimi, bu bilgilerin 3.gerçek ve/veya tüzel kişilerin eline geçmesi ve bu şekilde olumsuz yönde kullanılması halinde ve/veya bu bilgilerin başkaca kişiler ile paylaşılması halinde ÖZGÜ İLETİŞİM PAZARLAMA DANIŞMANLIK TANITIM VE E-TİCARET HİZ. ('OGGUSTO') nun sorumluluğunun olmadığını gayri kabili rücu, kabul, beyan ve taahhüt ederim.