• Arama

Christian Dior'un Moda Dünyasına Bıraktığı İzler

Moda dünyasının duayeni Christian Dior’un doğum gününde, bıraktığı izleri tekrar inceliyoruz.

İkinci Dünya Savaşı’nın ağır bilançosunu ödemeye çalışan Avrupa ve gardıroplarındaki feminenliği yitiren kadınlar, takvimler 12 Şubat 1947’yi gösterdiğinde olağandışı bir yetenekle tanıştı; Christian Dior.

30 Avenue Montaigne’de 42 yaşında ilk koleksiyonunu sunan Christian Dior, modanın gökyüzünde yeni bir yıldız olarak doğdu. Daha önce hiç görülmemiş eşsiz silüetler, uzunluklar, hacimler, daracık bellerle seksapalite kazanan göğüsler bir devrim olarak nitelendirildi. Öyle ki defilenin sonunda Harper’s Bazaar genel yayın yönetmeni Carmel Snow, bu yeni tarzın adını koyan cümleyi kurmuş oldu: “Bu bir devrim, sevgili Christian. Elbiselerinizin yepyeni bir görünümü var.”

Yeni Görünüm Devrimi

Atlantik’in iki yakasında da şok etkisi yaratan ve moda tarihinde bir milat kabul edilen Yeni Görünüm (New Look) ile kadınlar yitirdikleri -yine de içlerinde bir yerde sakladıkları- feminenliği geri kazanabileceklerine inandı. Moda tarihinde yeni bir sayfa açan, hatta o sayfayı kendi elleri ile inşa eden Christian Dior, kıyafetlerini kıvrımlar üzerinden inşa eden bir mimar titizliğinde çalıştı.

Marie-Thérese tarafından giyilen defilenin açılış kıyafeti, köreldiğine inanılan Fransız modasına yeni bir bakış açısı kazandırdı. Göğüs kıvrımlarını takip ederek daralan ve bel hizasında kuyruklanarak genişleyen krem rengi ceket ile siyah pilili etek, daha önce benzeri görülmemiş bir eleganlığa işaret ediyordu.

Vücudu bir kum saati formuna benzeterek zarif ve kadınsı görünüme kavuşturan Christian Dior, daha sonra altı aylık periyotlarda çıkardığı koleksiyonlarda bel ve etek hizalarında vizyonu dahilinde değişikliklere ve yeniliklere gitti; A kesim elbiseler, kalem etekler, peplum detaylar ve yuvarlak omuz hatları gibi markanın gizli tasarım kodlarının da oluşmasını sağladı.

Christian Dior ve Mirası

1957 senesinde aniden hayatını kaybeden Christian Dior, hayalini ve yaratıcılığını yansıttığı marka kimliğinin DNA’sını da incelikle işlemiş oldu. Dior’un ardından modaevinin başına geçen Yves Saint Laurent, 70’ler ve 80’lerde büyük başarılara imza atan Marc Bohan, global tasarım stratejisi ile Gianfranco Ferre, devrimci vizyonuyla John Galliano, entellektüel tasarım çizgisiyle Raf Simons ve kreatif direktörlük koltuğuna oturan ilk kadın Maria Grazia Chiuri markayı var eden yapbozun temel taşlarını oluşturdu. 

Yves Saint Laurent, 1955

Raf Simons, 2013 Sonbahar/Kış

Maria Grazia Chiuri, 2019 İlkbahar/Yaz

Kusursuz mirası ile belleklere kazınan Christian Dior, kadınları özgürleştiren ve kendilerine saygı duyulmasını salık veren tasarım çizgisi ile pilili eteği, kemeri ve ceketi en stilize haliyle buluşturan tasarımcı olarak moda tarihine adını yazdırdı.

E-Bülten Üyeliği
X
SÖZLEŞME

Bu internet sitesine girilmesi veya mobil uygulamanın kullanılması sitenin ya da sitedeki bilgilerin ve diğer verilerin programların vs. kullanılması sebebiyle, sözleşmenin ihlali, haksız fiil, ya da başkaca sebeplere binaen, doğabilecek doğrudan ya da dolaylı hiçbir zararlardan ÖZGÜ İLETİŞİM PAZARLAMA DANIŞMANLIK TANITIM VE E-TİCARET HİZ. ('OGGUSTO') nun sorumluluğunun olmadığını, tarafımdan internet sitesinde E-Bültene üye olmak için veya başkaca bir sebeple verdiğim kişisel verileri, özellikle de isim, adres, telefon numarası, e-posta adresi, banka bilgisi, yaş ve cinsiyetle ilgili benzeri bilgileri kendi rızam ile paylaştığımı, ÖZGÜ İLETİŞİM PAZARLAMA DANIŞMANLIK TANITIM VE E-TİCARET HİZ. ('OGGUSTO') nun nin bu bilgileri kullanmasına muvafakat ettiğimi, bu bilgilerin 3.gerçek ve/veya tüzel kişilerin eline geçmesi ve bu şekilde olumsuz yönde kullanılması halinde ve/veya bu bilgilerin başkaca kişiler ile paylaşılması halinde ÖZGÜ İLETİŞİM PAZARLAMA DANIŞMANLIK TANITIM VE E-TİCARET HİZ. ('OGGUSTO') nun sorumluluğunun olmadığını gayri kabili rücu, kabul, beyan ve taahhüt ederim.