• Arama

Tekne Siparişi Vermeden Önce Bilmeniz Gerekenler

Türkiye'nin uluslararası ödüllü ve en iyi tasarımcılarından biri olan Turhan Soyaslan’dan özel sipariş tekne üretim sürecini dinledik.

Özel sipariş tekne üretmek sonu güzel biten sancılı bir süreç. Tıpkı bir bebeğin doğumu gibi. Bu süreçte doğru tasarım ve tasarımcıyı bulmak, taraflar arasında aylar sürecek uyumun sağlanması gerekiyor. Tüm bu koşullar sağlandığında ortaya çıkan ise kocaman bir mutluluk oluyor. Türkiye'nin, uluslararası ödüllü ve en iyi tasarımcılarından biri olan Turhan Soyaslan özel sipariş tekne üretim sürecini OGGUSTO için anlattı. Soyaslan'ın anlattıkları bir rehber niteliğinde.

Tekne ürettirmek isteyen kişinin taleplerini belirtirken özellikle nelere değinmesi gerekiyor?

Tekne siparişi için görüştüğümüz insanlar genellikle oldukça bilgili, araştıran, dünyadaki trendleri bilen, belki de birkaç teknesi olmuş, bir sürü yat fuarı gezmiş ve aklında mesele oldukça billurlaşmış kişiler oluyor. Çünkü bu kalifiye bir talep, oldukça ileri düzeyde de bir uzmanlık ve kararlılık gerektiren bir davranış.

Neler bildirmesi gerektiği konusuna gelince ise, aslında her şey. Ne büyüklükte bir tekne ve denizde nasıl bir yaşam hayal ettikleri. Hangi bölgelerde seyahat etmekten mutluluk duydukları gibi bilgiler bizlere iyi bir başlangıç noktası oluşturuyor. Bazı durumlarda müşterinin isteklerini, aklındakinden bambaşka bir tasarım karşılayabiliyor. Örnek vermek gerekirse gulet isteyip motor yat alıp gitmiş bir sürü müşterimiz oldu. Asıl macera ise aslında buradan sonra başlıyor.

Talepte bulunduktan üretim aşamasına geçene kadarki süreci ana hatlarıyla anlatabilir misiniz?

Bu maceranın daha kalabalık, daha uzman bir ekip ile takibi gibi oluyor. Bu bir oyuncak değil. Maalesef arabaları, tekneleri zenginlerin oyuncağı sanmak en büyük yanılgı. Zira hiçbiri oyuncak değil, her biri birer ikonik obje ve ancak böyle bir objeyi taşımaya cesaret edenlerin böyle şeyleri oluyor. Dolayısıyla tekne sahibinin aklında netleşmeye başlamış olan meselenin uzman, daha kalabalık bir ekip tarafından şekillendirilmesi gibi bir süreç aslında üretim.

İşin güzel kısmı, teknenin tasarımı teknenin imalatı tamamlandığı zaman bitiyor. Çünkü inşa sürecinde birçok değişkenle karşılaşıyoruz, fikirler ve şartlar değişiyor. Tekne teslim edilene kadar sürekli bir gelişim içinde oluyoruz.

Genellikle tüm süreç bir yerleşim planı ve onu taşıyacak gövde tasarımı ile başlıyor. Teknenin tipi, boyutları, çalışacağı bölge gibi kriterler, uluslararası kurallar tasarım çalışmasında sınırları belirliyor. Sonrasında adım adım taleplere göre mekanlar şekilleniyor, mühendislik hesapları gerçekleşiyor.

Tasarımcıyı seçerken nelere dikkat etmek gerek?

İşin bu kısmı daha karmaşık. Bir tekne projesinin boyu ne olursa olsun denizle buluşması 12-18 ay arasında değişiyor ve bu çok yoğun, stresli çalışma gerektiren bir süreç. Bu sürecin tekdüze ve belli bir tempoda olma ihtimali yok. Biz kendimizi tekne sahibi olmak isteyen biri yerine koyduğumuzda ve bu çalışmayı kiminle ve niçin yapacağız sorusunu sorduğumuzda yanıt kendi içinden çıkıyor aslında: Bize benzeyenlerle! Dolayısıyla tekne ürettirmekisteyen, sosyal duruşundan gustosuna ve eski çalışmalarına kadar bir profesyonelin kim olacağına karar verirken en çok kendine benzeyeni seçiyor.

Üreticiyi seçerken nelere dikkat etmek gerek?

Bu sorunun cevabı da bir önceki cevabın tam olarak aynısı. Yer, teknik imkanlar ne olursa olsun birlikte çalışmaktan onur duyduğumuz insanları arar buluruz. Birlikte çalışmaktan hoşlanmayacağımız insanlarla ne mekan ne fiyat avantajı yeterli olacaktır.

İleride anlaşmazlık yaşanması durumunda hem üretici hem de ürettiren kişiyi garanti altına almak için nelere dikkat etmek gerek?

İlk olarak çatışmaya yol açmamak gerekiyor. Denizin 'trafik kurallarının” bir numarası, ne kadar haklı olursanız olun çatışmadan kaçınılması gerektiğidir. Biz de üretim aşamasında aynı kurala uymaya çalışırız. İşin hukuki kısmına gelirsek, gemi kontratları genellikle uzlaşmazlık hükmünde arbitrasyon için bir arbitratörü önce seçen kontratlardır. Hele yat kontratları ise kesin böyledir. Eğer arbitrasyon için bir mahkeme yetkilendirilecekse de, genel olarak bu uluslararası bir mahkeme olur. Yani iki Türk bazen Londra ya da Lugano mahkemeleri yetkili olmak üzere kontrat imzalamış olabilir. Ama tabii ki işin aslı, asıl olan arbitrator. Biz kendi yaptığımız kontratlarda asla bir mahkemeyi yetkilendirmiyoruz. Bunu hiçbir zaman istemiyoruz. Daha da ötesi gemi sahibinin önerdiği arbitratör kimse, kontratlarımıza onu yazmayı tercih ediyoruz. Zaten karşılıklı güven sağlamayan bir projenin başarılı olması da mümkün değil. Dolayısıyla yaptığımız işi basit bir ticari faaliyetten daha üstün, daha özel bir çaba olarak görüyoruz.

Bir siparişi başarıyla tamamlamanın kriterleri neler?

Bizim için başarı tekne sahibinin; gurur duyacağı, keyifle vakit geçireceği ve güvende hissettiği bir ürüne sahip olmasıdır. Bu hissiyata ulaşmak takdir görmekle mümkün. Takdir demek, kamuoyu takdiri de demek. Teknelerimizin fuarlarda sergilenmesinin, dünyadaki prestijli yat dergilerinde yer almamızın, hatta reklam vermemizin altında takdir görme talebi yatar.

Bu süreçte tasarımcı ve üretici olarak siparişi veren müşteriden beklentileriniz neler?

Aslında her şey ve hiçbir şey. Çünkü en başta da söylediğim gibi aklında fikir billurlaşmış bir potansiyel müşteri ile görüşüyoruz. Yola bu fikri irdeleyerek çıkıyoruz. Birlikte çalışmaya bu görüşmelerdeki ortak başarımız düzeyinde devam ediyoruz.

Bahsettiğimiz tarzda aklında fikri olan insanlara neler önerirsiniz?

Tasarımcı ve üretici seçimi genellikle arkadaş tavsiyesi ile oluyor. Referans çok önemli bir parametre olsa da bu kişilerin ne kadar uyum içinde çalışabileceğini irdelemekte fayda görüyoruz. Bu gibi projeler genellikle çok büyük heves ile çok hızlı kararlarla hayata geçiyor. Sözleşme aşamasına gelmeden önce yeterli araştırmayı yapmaları, karar vermelerinde faydalı olacaktır.

Tasarım sürecinde ise önerim (kendime de önerim) kararlarını sürekli olarak irdelemeleri. Yapılmakta olan çalışma doğru mu? Başarılı olur mu? Bu sorulara cevap aranmalı. Ayrıca üretim süresince dünyadaki yat fuarlarının ve popüler yatçılık bölgelerinin ziyaret edilerek tamamlanmış ya da inşa halinde olan projeleri gözden geçirip, doğru yolda olup olmadığının kontol edilmesi ama kesinlikle kopya çekilmemesi gerekir.

Türkiye’de yatçılık hakkındaki fikirleriniz neler?

Tekne üretiminde gerçek bir mucizeyiz! Mucize oluşumuzun nedeni dünyada gelişmiş ekonomilere sahip ülkelerden biri olmadığımız halde yatçılık konusunda ilk 10'a girebilmemiz. Hatta genelde ilk üçte yer alıyoruz. Eğer kuzeybatı Avrupa’da bir ülke olsaydık da bu, büyük bir başarıydı. Ama Ortadoğu gibi zor  bir coğrafyada, dünyanın sadece ekonomik değil kültürel olarak da kıyısında olup böyle bir noktaya ulaşabilmek gerçek bir mucize. Tüm bunun altında yatan sebep ise Türkiye'nin kendine has kültürel potansiyeli ve dinamizmi.

E-Bülten Üyeliği
X
SÖZLEŞME

Bu internet sitesine girilmesi veya mobil uygulamanın kullanılması sitenin ya da sitedeki bilgilerin ve diğer verilerin programların vs. kullanılması sebebiyle, sözleşmenin ihlali, haksız fiil, ya da başkaca sebeplere binaen, doğabilecek doğrudan ya da dolaylı hiçbir zararlardan ÖZGÜ İLETİŞİM PAZARLAMA DANIŞMANLIK TANITIM VE E-TİCARET HİZ. ('OGGUSTO') nun sorumluluğunun olmadığını, tarafımdan internet sitesinde E-Bültene üye olmak için veya başkaca bir sebeple verdiğim kişisel verileri, özellikle de isim, adres, telefon numarası, e-posta adresi, banka bilgisi, yaş ve cinsiyetle ilgili benzeri bilgileri kendi rızam ile paylaştığımı, ÖZGÜ İLETİŞİM PAZARLAMA DANIŞMANLIK TANITIM VE E-TİCARET HİZ. ('OGGUSTO') nun nin bu bilgileri kullanmasına muvafakat ettiğimi, bu bilgilerin 3.gerçek ve/veya tüzel kişilerin eline geçmesi ve bu şekilde olumsuz yönde kullanılması halinde ve/veya bu bilgilerin başkaca kişiler ile paylaşılması halinde ÖZGÜ İLETİŞİM PAZARLAMA DANIŞMANLIK TANITIM VE E-TİCARET HİZ. ('OGGUSTO') nun sorumluluğunun olmadığını gayri kabili rücu, kabul, beyan ve taahhüt ederim.