• Arama

Sürdürülebilir Moda Ama Nasıl?

Moda endüstrisinin nasıl sürdürülebilir olabileceğini bu konuda profesyonel danışmanlık veren Sinem Çelik ile konuştuk.

16 sene Orda Anadolu firmasında satış ve ürün üzerine çalıştıktan sonra kendi platformunu kuran Sinem Çelik, sürdürülebilirlik konusunda danışmanlık veriyor ve eğitim projeleri tasarlıyor. Profesyonel hayatının dışında bireysel olarak da kendini ‘yavaş ve bilinçli tüketim aktivisti’ olarak tanımlayan Sinem’le moda endüstrisinin sürdürülebilirlik sınavını konuştuk.

Öncelikle seni biraz tanıyabilir miyiz? Sinem Çelik kimdir?

Ben 1979 Adana doğumluyum, Hacettepe Kimya Mühendisliği mezunuyum. İlk iş yerim olan denim kumaş firması Orta Anadolu’da satış ve ürün üzerine 16 sene çalıştıktan sonra, kurumsal hayatı bıraktım. 1,5 senedir kendi kurduğum sürdürülebilir moda platformu BluProjects kanalı ile uluslararası danışmanlık ve eğitim projeleri tasarlamakta ve yürütmekteyim. Ayrıca profesyonel hayatım dışında bireysel olarak da ‘yavaş ve bilinçli tüketim’ aktivistiyim diyebiliriz. Bir de kendi atölyemde hobi olarak ama büyük bir tutkuyla devam ettiğim seramik çalışmalarım var…

Söz konusu sürdürülebilirlik olduğunda moda endüstrisini hedef tahtasının ortasına oturtan nedenler neler?

Moda dünyanın en önde gelen ve en büyük endüstrilerinden biri… Ancak maalesef hem üretim hem de tüketim açısından çevreye verdiği zarar ile de lider konumunda. Rakamlara baktığımızda tekstil en çok kirleten 2. sektör; toplam karbon emisyonunun 5%’ini ve global su kirliliğinin 20%’sini tekstil endüstrisi oluşturuyor. 1 tişört üretiminde kullanılan su miktarı 2800 lt, 1 jean pantolon için ise yaklaşık 4000 lt.

Bu kadar olumsuz etki ile üretilen ürünlerin tüketimi ise malum; neredeyse kullan at devri yaşamaktayız diyebiliriz. Bir ürünün ortalama 7 kez giyildiğini biliyoruz ve en çarpıcı istatistik ise her sene üretilen ürünlerin 65%’i giyim ömrünü dolduruyor veya stok fazlası olarak imha ediliyor. Bazı çevre örgütlerinin moda sektörünü mercek altına alması ve gündeme oturan birkaç belgesel ile beraber, bu rakamlar ve moda endüstrisinin kirli yüzü fark edilmeye başlandı. Tabii sosyal medya gücünün etkisini de atlamamak lazım. 

Sen işin mutfağındasın diyebiliriz; modayı var eden hammaddelerin başında kumaş geliyor. Bu alanın sürdürülebilir olması için neler yapılmalı?

Artan farkındalık ve global markaların da baskısı ile beraber sürdürülebilirlik kavramı üreticiler arasında giderek daha çok yayılıyor. Gerçek bir bütünsel yaklaşımdan söz edebilmek, tedarik zincirinin her halkasının dahil olması ile mümkün olabiliyor. Kumaş ve kumaşa hammadde sağlayan tüm unsurları düşündüğümüzde; doğru tarımla üretilen pamuk, geri dönüşümlü ve doğa dostu elyaflar, alternatif boya ve kimyasallar, enerji ve su tasarrufuna imkan sağlayan yeni makine ve proses tasarımları gibi tüm adımları dikkate almak gerekiyor. 

Maalesef günümüzde bu alanda ciddi bir bilgi karmaşası var. Gündemde olan ve popülerleşen birçok konuda olduğu gibi, sadece vitrin amaçlı yaklaşımlar görüyoruz. Ancak bütünsel yaklaşan tedarikçileri ayırmak çok değerli. Bunun için markaları ve hatta son tüketiciyi sorular sormaya, farkı anlamaya çalışmaya ve sertifikalar istemeye teşvik ediyoruz.

Profesyonel deneyim sürecinde tanıklık ettiğin en umut verici örneği bizimle paylaşır mısın?

Benim tutkum ve profesyonel alanım ağırlıklı jean üzerine ki denim doğası gereği çevreye en çok zarar veren tekstil ürünlerinden biri… Son dönemde teknolojinin de gelişmesi ile beraber, ürünün estetik yönünden ödün vermeden, 100% geri dönüştürülmüş elyaflarla yaratılan ve temiz indigo prosesleri ile boyanan ürünleri görmek heyecan verici oldu. Markaların üretimlerini transparan bir şekilde açıklamaya başlamaları seçici davranmaları adına bir gösterge. Ancak bence daha da önemlisi, tüketim çılgınlığına alternatif doğan bazı iş modelleri, kullanmadığını geri dönüştür kampanyaları, jean kiralamak veya tamir etmek gibi bazı sıra dışı akımların yayılması çok umut vadedici…

Bu yolculukta üreticiler kadar tüketicilere de büyük rol düşüyor şüphesiz. Bu anlamda vereceğin tavsiyeler var mı?

Kesinlikle, tüketim işin en önemli kısmı. Beni çok etkileyen hatta hayatımı dönüştüren 2 belgesel var, izlemenizi öneririm; The True Cost ve MinimalismModa ve tüketim tabii ki güzel; kendimizi ifade ettiğimiz ve bizleri iyi hissettiren şeyler. Ancak burada bilinçsiz satınalım anlarını farketmek gerekiyor; hızlı tüketimin aslında mutlu etmediği hatta gereksiz alım sonrası tatminsizlik hissi yarattığı kanıtlanmış bir gerçek. Hem satın alırken ‘gerçekten istiyor muyum?’ sorusunu bir filtre gibi yerleştirmelerini hem de ne aldıklarına, ürünün nasıl üretilmiş olduğuna bakmalarını öneriyorum. Çok güzel işler yapmaya çalışan duyarlı lokal markalar var, desteklemek çok önemli.

Sen hayatındaki ‘moda’ tercihlerini sürdürülebilir kılmak için neler yapıyorsun?

Sezonluk trendlere ait moda ürünleri uzun zamandır hayatımda yok, uzun ömürlü ve hikayesi olan parçalara yer vermeyi seviyorum. Gardırobum yaptığım detox’lar sonucu ciddi anlamda küçüldü; ancak çok daha keyifle ve iç rahatlığı ile giyinebiliyorum. Moda ve marka tercihlerimin beni yansıttığına inanıyorum ve bu anlamda kendimi ideolojik açıdan yakın hissettiğim A Hidden Bee ve one square meter gibi lokal markaları seçmeye çalışıyorum. Bir yandan da profesyonel işimde de geliştirmeye, büyütmeye ve katkı sağlamaya çalıştığım yer, modanın temiz ve etik alanı. Bu tercihimle de çok mutluyum.

Büyük resme bakınca moda endüstrisi tamamen sürdürülebilir/etik/sorumlu olabilir mi? Yoksa karamsar olmamak adına küçük ve barışçıl dünyamızda aldığımız kararlarla mutlu olmayı/yaşamayı mı tercih etmeliyiz?

Bu çok gündemde bir tartışma konusu; verdiğim seminer ve eğitimlerde de saatlerce bu soruyu tartışıyoruz. Özellikle de bazı moda devi zincir markaların sürdürülebilirliğe dair söylemleri ve hedefleri, verdikleri zararlar düşünülünce birçok kişi tarafından samimiyetten uzak bulunabiliyor. Benim şahsi düşüncem, her küçük adımın katkısının olduğu yönünde… Özellikle de büyük markaların adımlarını çok önemsiyorum, büyük resmin değişmesi ancak sektörün büyük oyuncularının katılımı ile mümkün olabilecektir.

Tamamen etik ve sorumlu bir moda dünyasına ulaşmak bir ütopya olsa da, hem gelişen teknoloji hem de gelen nesillerin yeni tüketim ve davranış dönüşümleri ile geleceğe dair iyimser olmak gayet mümkün diye düşünüyorum. Moda iletişim etkisi en yüksek endüstrilerden biri. Tüm bu pozitif adımların büyüyerek farklı sektörlere de ilham vereceğine inanıyorum.

E-Bülten Üyeliği
X
SÖZLEŞME

Bu internet sitesine girilmesi veya mobil uygulamanın kullanılması sitenin ya da sitedeki bilgilerin ve diğer verilerin programların vs. kullanılması sebebiyle, sözleşmenin ihlali, haksız fiil, ya da başkaca sebeplere binaen, doğabilecek doğrudan ya da dolaylı hiçbir zararlardan ÖZGÜ İLETİŞİM PAZARLAMA DANIŞMANLIK TANITIM VE E-TİCARET HİZ. ('OGGUSTO') nun sorumluluğunun olmadığını, tarafımdan internet sitesinde E-Bültene üye olmak için veya başkaca bir sebeple verdiğim kişisel verileri, özellikle de isim, adres, telefon numarası, e-posta adresi, banka bilgisi, yaş ve cinsiyetle ilgili benzeri bilgileri kendi rızam ile paylaştığımı, ÖZGÜ İLETİŞİM PAZARLAMA DANIŞMANLIK TANITIM VE E-TİCARET HİZ. ('OGGUSTO') nun nin bu bilgileri kullanmasına muvafakat ettiğimi, bu bilgilerin 3.gerçek ve/veya tüzel kişilerin eline geçmesi ve bu şekilde olumsuz yönde kullanılması halinde ve/veya bu bilgilerin başkaca kişiler ile paylaşılması halinde ÖZGÜ İLETİŞİM PAZARLAMA DANIŞMANLIK TANITIM VE E-TİCARET HİZ. ('OGGUSTO') nun sorumluluğunun olmadığını gayri kabili rücu, kabul, beyan ve taahhüt ederim.