• Arama

Sürdürülebilir Yaşamı Tehdit Eden Unsurlar

Neden sürdürülebilir yaşamı benimsememiz gerektiğini anlatan rakamları inceleyin.

İlk olarak 1972 yılında Birleşmiş Milletler İnsan Çevresi Konferansı’nda kabul edilen bir bildirge ile çevreyi koruma üzerine yaptırımlar uygulanmaya başlandı. Ancak maalesef yapılan projeler tek başına dünyayı koruyamıyor. Dolayısıyla bireysel farklındalığın da artması çok önemli... Sürdürülebilir yaşamı benimsemenin önemini anlatan dünya istatistiklerini inceleyin.

Dünyanın kaynağı tükendi

Dünya Doğayı Koruma Vaktı ve Küresel Ayak İzi Ağı’nın yayınladığı rapora göre 2019’un doğal kaynakları tamamen tükendi. Tüketim hızı baz alınarak yapılan bu araştırma, insanoğlunun kendisine sunulan yıllık doğal kaynak hakkını 7 ay öncesinde bitirdiğini ve bu yılı tamamlayabilmek için 2.8 dünyaya daha ihtiyacı olduğunu söylüyor.

Karbondioksit yayılımı çok fazla

Hava kirliliğinin, küresel ısınmanın ve iklim değişikliğinin sorumlusu karbondioksit yayılımı geçtiğimiz 20 yıl içerisinde %50’nin üzerinde arttı. Dolayısıyla canlı hayatının riski de aynı oranda yükseldi. Kirli hava partikülleri solunum yollarına, ciğerlere ve dolaşım sistemine girerek insan hayatını tehdit ediyor. Dünya Sağlık Örgütü’nün verilerine göre yılda 8,8 milyon kişi hava kirliliğinden dolayı hayatını kaybederken yine milyonlarca insan akciğer kanseri ile savaşıyor.

Hava kirliliğinin yüzde 90’ının kalkınmakta olan ülkelerde görüldüğünü söyleniyor. Özellikle sanayi tesisleri, otomobiller ve diğer ulaşım araçlarının açığa çıkardığı sağlığa zararlı gazların ölümlerde büyük rol oynadığı gözlemleniyor. Aynı şekilde fazla karbondioksit yayılımı hayvanların solunum yollarında ve ciğerlerinde çeşitli hastalıkların çıkmasına neden oluyor.

Tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de daha temiz bir dünya için çalışmalarını sürdürüyor. Özellikle Temiz Hava Hakkı Platformu doğayı koruma ve sağlık alanında 17 Sivil Toplum Kuruşu ile çeşitli projeler yaparak hava kirliliğini en aza indirgemeyi hedefliyor.

Küresel sıcaklıklar artıyor

Atmosfere salınan gazların yarattığı “sera etkisi” sonucunda yıllar içerisinde oluşan küresel ısınma; kara, deniz ve havadaki sıcaklığının normal sıcaklığında kalmayıp, artmasına neden oluyor. Bugün atmosferde bulunan karbondioksit, metan ve nitröz oksit gazları 800 bin yılın en yüksek seviyesinde. Son 130 yılda ise küresel sıcaklıklar yaklaşık 0,85 derece arttı.

Kuraklık, okyanusların asitlenmesi ve türlerin soyunun tükenmesi gibi olayların çok görüldüğü son dönemlerde, buzulların erimesi de gittikçe hızlanıyor. Kutuplardaki yıllık kütle kaybı 268 milyon olimpik yüzme havuzuna eşit. Yalnızca Kuzey Kutbu’nun donmuş yüzeyi 10 yılda 12,8 oranında azalıyor. Bu durum kutuplarda yaşayan canlıları bir bir yok ediyor. Örneği kutup ayılarının sayısı geçtiğimiz birkaç yıla oranla %30 azaldı.

Nefes almak icin ormanları korumak şart

Hava kirliliği bu kadar yüksekken, nefes almamızı sağlayan ağaçalarımızın fazlalaşması, ormanlık alanların korunması şart. Ancak tüm dünyada ormanların yok oluş sayısı ne yazıkki gittikçe artıyor. Örneğin geçtiğimiz sene “Küresel Orman İzleme” platformunun raporuna göre tropik bölgelerde 12 milyon hektarlık orman yok oldu. Platform, bunun dakikada 30 futbol sahası büyüklüğünde bir alanın yitirilmesi ile eş değer olduğunu vurguladı.

Bu tahribata dur demek ve dünyaya ağaç kazandırmak için dünyadaki çeşitli kurumlar kolları sıvamış durumda. Ancak bu uzmanlara göre değil… Çünkü yok olan ağaçların sayısının üçte biri kadar ağaç dikiliyor. Bu oranla hava kirliliği ile başa çıkmak mümkün olmuyor.

Denizler atıkların istilası altında

Deniz ekosistemine zarar veren, deniz canlılarını yok eden ve denizlerdeki faaliyetleri engelleyen deniz kirliliği, her geçen yıl artıyor. Kimyasal, endüstriyel, tarımsal ve evsel atıklar nedeniyle oluşan kirlilikte özellikle plastikler büyük rol oynuyor. Araştırmalara göre gemiler, yılda yaklaşık 4 milyon ton plastik torbayı denize boşaltıyor. Ayrıca insanlar da bireysel olarak denizlere plastik attığı için bunun sayısı 8 milyon tona ulaşıyor. Bu kadar plastiğin denize atılmasına rağmen denizlerin yüzeyinin plastikle dolmamasının tek bir sebebi var; çöplerin dipte birikmesi...

Türkiye’de ise günde yaklaşık 144 ton plastik atık denize karışıyor. Deniz kirliliği nedeniyle Marmara Denizi’nde yaklaşık 145 deniz canlısı yok olurken, Akdeniz son 50 yılda balık popülasyonunun %34’ünü kaybetti.

Tüm Dünya ülkeleri gibi Türkiye’de bir takım plastik projeleri yapıyor. Son zamanlardaki projeleri ile plastik kullanımı %70 oranında azalmış durumda.

E-Bülten Üyeliği
X
SÖZLEŞME

Bu internet sitesine girilmesi veya mobil uygulamanın kullanılması sitenin ya da sitedeki bilgilerin ve diğer verilerin programların vs. kullanılması sebebiyle, sözleşmenin ihlali, haksız fiil, ya da başkaca sebeplere binaen, doğabilecek doğrudan ya da dolaylı hiçbir zararlardan ÖZGÜ İLETİŞİM PAZARLAMA DANIŞMANLIK TANITIM VE E-TİCARET HİZ. ('OGGUSTO') nun sorumluluğunun olmadığını, tarafımdan internet sitesinde E-Bültene üye olmak için veya başkaca bir sebeple verdiğim kişisel verileri, özellikle de isim, adres, telefon numarası, e-posta adresi, banka bilgisi, yaş ve cinsiyetle ilgili benzeri bilgileri kendi rızam ile paylaştığımı, ÖZGÜ İLETİŞİM PAZARLAMA DANIŞMANLIK TANITIM VE E-TİCARET HİZ. ('OGGUSTO') nun nin bu bilgileri kullanmasına muvafakat ettiğimi, bu bilgilerin 3.gerçek ve/veya tüzel kişilerin eline geçmesi ve bu şekilde olumsuz yönde kullanılması halinde ve/veya bu bilgilerin başkaca kişiler ile paylaşılması halinde ÖZGÜ İLETİŞİM PAZARLAMA DANIŞMANLIK TANITIM VE E-TİCARET HİZ. ('OGGUSTO') nun sorumluluğunun olmadığını gayri kabili rücu, kabul, beyan ve taahhüt ederim.