• Arama

Koleksiyoner Sohbetleri: Serkan Acar

Serkan Acar ile sanat koleksiyonu üzerine konuştuk.

Koleksiyonunuzda kaç eser bulunuyor ve koleksiyonun karakteri nasıl oluştu? Bugüne kadarki alım stratejiniz nasıldı ve değişim gösterdi mi?

Henüz yeni bir koleksiyonerim, şimdilik 50-60 eserlik bir koleksiyonum var. Fakat bir süre önce başlayan ve kısa sürede beni 60 esere taşıyan bu muazzam tutku beni nereye götürecek bilemiyorum doğrusu.  Ben eser toplama işini ticari boyutundan çok ruhumu besleyen bir hobi olarak yapıyorum aslında. Dolayısıyla belirli bir yatırım çizgisinde ilerlemekten çok zevkime hitap eden eserleri tercih ediyorum. Her eserin arkasında bir hikaye olduğuna inanıyorum ve bir esere bakarken o hikayeyi yakaladığım an eser benim için anlam kazanıyor. Ressamın eserde anlatmak istediği hikayesiyle sizin esere baktığınız anda oluşturduğunuz hikaye birleştiği anda o eser sizin olmalı :) Modern sanat eserlerinde bu hikayeyi yakalamak biraz zor olabiliyor. Bu noktada Sevil Dolmacı ile çalışmak büyük bir avantaj, size her zaman istediğiniz hikayeyi sunar ve fiyat değer ilişkisinde sizi doğru yönlendirir.


Seyahatlerinizde özel sanat rotalarınız var mı?

Doğrusu sanatsal bir seyahat rotası henüz oluşturmadım. Fakat nereye seyahat etsem kesin önceden o bölgede bir sanat galerisi olup olmadığına veya o bölgede ne tür sanatsal faaliyetler yürütüldüğüne önceden bakarım. Çünkü özellikle küçük yerlerde bazen gizli kalmış çok özel eserler bulabiliyorsunuz. Veya sadece tablo olmak zorunda değil ama o yöreye özgü niş bir sanatsal faaliyete şahit olabiliyorsunuz. Bu tür keşifler bazen beni büyüleyebiliyor.

Koleksiyonunuzda sizin için farklı olan eserler var mı? Hangileri? Neden?

Kimi koleksiyonerler daha çok modern sanat eserlerine kimileri ise naif eserlere yönelir. Ben aslında iki alana da büyük ilgi duyuyorum. Koleksiyonumda da var olan Ergin İnan’ın İlyas serisi, Devrim Erbil’in İstanbul kırmızısı, Pınar Du Pre nin Space-Time serisi ve Haluk Akakçe benim için çok anlamlı. Devrim Erbil’in İstanbul tasvirleri çok özel, insanı adeta büyülüyor. Ergin hocamın yine kendine münhasır tarzı ile oluşturduğu İlyas serisi ve bu seriyi yazılarıyla bütünleştirmesi o eseri dolu dolu yaşamanızı sağlıyor. Pınar Du Pre’nin Space-Time serisi ise çok özel, gölgeli iki yüz şeklindeki uygulaması ile tablo siz baktığınız anda sizde özel bir anlam buluyor. Pınar Du Pre bu serisi ile adeta eseri ile eserin izleyenini özgün bir noktada buluşturuyor. Ve Haluk Akakçe’nin eserlerindeki pop art yaklaşımı ise sanatın eğlenceli yönünü yaşatıyor ve hani sanatın bir ciddi yönü vardır ya onu kırarak çok daha farklı hissetmemi sağlıyor. Bu noktada Haluk Akakçe de benim için özel bir sanatçı.

Bunların yanı sıra daha çok Anadolumuzu yansıtan, örf adet ve geleneklerimizi sanatla birleştiren Türk ressamların naif eserleri de benim için çok anlamlı. Bu anlamda Yalçın Gökçebağ’ın Hasat eserini çok beğeniyorum. Mustafa Pilevneli’nin eserleri de keza beni heyecanlandıran eserler. Daha birçok ressamımız var naif eserlerde başarılı olan.

Yalçın Gökçebağ – Hasat

Türkiye’de alıcı olarak sanat piyasasını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Şu dönemde çok iyi olduğunu düşünmüyorum doğrusu. Fiyat değer ilişkisi olarak eserlerin fiyatlarının bazı ressamlar hariç düşük olduğunu düşünüyorum. Bu her ne kadar alıcı için avantaj gibi görünse de ben doğru bulmuyorum, her eser ederini bir şekilde bulmalı bence. Sanatçıların emeklerinin bazı kişiler ve kurumlar tarafında manipüle edilmemesi gerektiği düşüncesindeyim.

Para limitiniz olmasa almak istediğiniz eser ne olurdu, neden ?

Tabi birçok eser gelebilir aklıma. Dünyaca ünlü başyapıtlar var fakat limitsizlik kararsızlığa neden olur.  Fakat sanırım ben en azından güzel bir başyapıt Bedri Rahmi Eyüboğlu eseri almak isterdim. Çünkü daha önce de söylediğim gibi eğer ki bu işi sadece ticari boyutta yapmıyor isek, sanatçı ile esere sahip olanın hikayeleri birleşmeli. Bu anlamda Bedri Rahmi eserlerinde denizi, doğayı, Anadolu insanını işlemiş ve bunu şiirleriyle insanlara aktarmış. Deniz, doğa, Ege insanının gelenek görenekleri benim ruhumu besleyen bir tema.

Bedri Rahmi Eyüboğlu – İstanbul

E-Bülten Üyeliği
X
SÖZLEŞME

Bu internet sitesine girilmesi veya mobil uygulamanın kullanılması sitenin ya da sitedeki bilgilerin ve diğer verilerin programların vs. kullanılması sebebiyle, sözleşmenin ihlali, haksız fiil, ya da başkaca sebeplere binaen, doğabilecek doğrudan ya da dolaylı hiçbir zararlardan ÖZGÜ İLETİŞİM PAZARLAMA DANIŞMANLIK TANITIM VE E-TİCARET HİZ. ('OGGUSTO') nun sorumluluğunun olmadığını, tarafımdan internet sitesinde E-Bültene üye olmak için veya başkaca bir sebeple verdiğim kişisel verileri, özellikle de isim, adres, telefon numarası, e-posta adresi, banka bilgisi, yaş ve cinsiyetle ilgili benzeri bilgileri kendi rızam ile paylaştığımı, ÖZGÜ İLETİŞİM PAZARLAMA DANIŞMANLIK TANITIM VE E-TİCARET HİZ. ('OGGUSTO') nun nin bu bilgileri kullanmasına muvafakat ettiğimi, bu bilgilerin 3.gerçek ve/veya tüzel kişilerin eline geçmesi ve bu şekilde olumsuz yönde kullanılması halinde ve/veya bu bilgilerin başkaca kişiler ile paylaşılması halinde ÖZGÜ İLETİŞİM PAZARLAMA DANIŞMANLIK TANITIM VE E-TİCARET HİZ. ('OGGUSTO') nun sorumluluğunun olmadığını gayri kabili rücu, kabul, beyan ve taahhüt ederim.