• Arama

Fovizm, Primitivizm ve Dışavurumculuk Akımları Hakkında Bilmeniz Gerekenler

20. yüzyılın başında ortak sanatçı gruplaşmaları ile ortaya çıkan Fovizm, Primitivizm ve Dışavurumculuk akımlarını mercek altına aldık.

Fovizm, Primitivizm ve Dışavurumculuk 20. yüzyılın başında üç farklı başlık altında, farklı yerlerde, ortak sanatçı gruplaşmaları ile ortaya çıkan sanat akımlarıdır. Fransa’da “Fovizm”, Almanya’da “Die Brücke” ve “Der Blaue Reiter” isimli sanatçı oluşumlarıyla doğmuş olan akımlardır. Empresyonizm dönemi sonrasında ortaya çıkan bu akımların amacı empresyonist ilkeleri yadsımak, dışarının izlenimi yerine içerinin dışavurumu ortaya çıkarmaktır. Ekspresyonizm olarak da isimlendirilen Dışavurumculuk akımı Norbert Lynton’un da belirttiği gibi “İnsana özgü her eylem dışavurumdur; sanat da bir bütün olarak dışavurumcudur.” Primitivizm akımı ise bu dönemde sanatçıların Etnografya ve Antropoloji müzelerine giderek burada sergilenen Afrika ve başka ülkelerden toplanmış ilkel el işlerinden etkilenerek üretim yaptıkları dönemdir. 

Henri Matisse, ”Yeşil Şerit (Madam Matisse’in Portresi)”, 1905, tuval üzerine yağlıboya, 40.5x32.8 cm, Devlet Sanat Müzesi, Kopenhag 

Fovizm

Empresyonizm döneminden sonra bir grup ressamın açtığı sergideki eserlerde renklerin hoyrat ve kaba bir biçimde sürülmüş olmasından ötürü bir sanat eleştirmeni tarafından bu ressamlar fauves (vahşi hayvanlar) olarak tanımlandığı için akıma bu isim verilir. 

1905 yılında Paris’te Salon d’Automne’un sergisinde Fovist sanatçılar arasında Matisse, Rouault, Vlaminck ve başka ressamların eserleri de bulunur. Bu ressamların ortak özellikleri parlak renkler kullanmaları, doğal renklere tuvallerinde yer vermemeleridir. Bu sergiden sonra sanatçıların her biri değişik doğrultulara yönelerek üretimlerine devam ederler. 

Döneme imza atan ve aynı zamanda yeni bir dönemi açan eser Henri Matisse’in ‘Yeşil Şerit’ isimli tablosudur. Matisse 1905 yılından önce renkle ilgili araştırmalarına başlar. Matisse, klasik geleneğe dayanan kapalı mekânda poz veren figürlere ışık-gölge tekniği uygulamasıyla, George Seurat ve Paul Signac’ın 1880 yıllarında başlattığı noktacılık, renk çözümlemeleri tekniği arasında kararsız kalır. Fakat Matisse ‘Yeşil Şerit’ isimli tablosunda bu iki tekniği birlikte kullanır. Tabloda saçlar mavi ve arada küçük, parlak kırmızı noktalar dikkati çeker. Arka plan ise turuncu, mor, mavi ve yeşil gibi parlak renklerden oluşur. Kuramlardan bağımsız, temeli gözlem ve duyguya dayanan renk seçimi, duyumların bir resim oluşturacak derecede yoğunluğa erişme özelliklerinin hepsini bu tabloda görmek mümkündür. Kullanmış olduğu farklı ve aykırı renkler kuramlardan ve resim geleneğinden bağımsız düşündüğünü gösterirken aynı zamanda fırça vuruşlarıyla kadın yüzünü biçimlendirir ve ışık-gölge efektini verir.

Henri Matisse:Şapkalı Kadın.1905. Tuval üzerine yağlıboya, 80x65 cm. San Francisco, Özel Koleksiyon 

Matisse’in kendi eşinin resmini yapmış olduğu “Şapkalı“ tablosu şapka eşyası dışında halk için oldukça farklı ve aykırıydı. Bu farklılık ve aykırılık aslında Matisse’in konuyu yansıtma biçiminden kaynaklanır. Resimde kullanılan renkler gerçek renkler olmadığı için izleyici tarafından hoş karşılanmamıştı. Kadının saçlarının bir kısmı kırmızı bir yanı yeşil, yüzünde ise leylak, yeşil ve mavi çizgiler bulunur. Artık bu resimle birlikte sanat izleyicisi resmi yapılan bir figür ya da nesne ile tıpatıp bir benzerlik olamayacağını kabul etmek durumunda kalır. Resmi bir bütün olarak görerek renkler, arka plan ve figürle olan uyumu ve bunlarının hepsinin izleyiciye bir şeyler aktarması önem kazanır. Matisse’in eserindeki canlı renkler duygusal bir bildiri niyetini taşımasının nedeni ressamın kadınlara, renklere ve süslere karşı duyduğu görsel bir heyecandır. 

Maurice de Vlaminck: Sirk, 1906. Tuval üzerine yağlıboya,60x73 cm. Basel, Beyeler Galeri

Fovizm akımının diğer önemli sanatçısı Maurice de Vlaminck’dir. Vlaminck eserlerinde sert, ayrıksı ve kişisel bir dil kullanarak izleyiciye mesaj vermeye çalışır. Sanatçı için önemli olan resmin konusu değil, sunuş biçimidir. “Sirk” eserinde de görüldüğü gibi fırça darbeleri çok belirgin, parlak ve yanıcı bir etkiye sahiptir. Eserlerinde konu olarak açık hava manzaralarını tercih eden sanatçı bu yönüyle diğer fovist sanatçılardan ayrılır. Van Gogh’u kendisine en yakın örnek kabul eden sanatçının fırça darbelerinde de Van Gogh etkisi hissedilir.

Dışavurumculuk

Ünlü sanat tarihçi Lynton’a göre 20. Yüzyılda Avrupa’da başlayan Dışavurumculuk akımının kaynağı 19. yüzyıl sonunda görülen hareketlerdir. Emprestyonist sanatçı Gauguin’in Avrupa uygarlığını terkederek Tahiti’ye gitmesi, Edward Munch’un psikolojk etkili resimleri dışavurumculuk akımının ilk kaynağını oluşturur. 

Edward Munch, The Scream, 1893, The National Museum of Art, Architecture and Design

Dışavurumculuk akımı duygu durumlarının görsel şekil almış hali olarak tanımlamak mümkündür. Bu akım değişik sanatçı gruplaşmaları tarafından zaman içerisinde Dışavurumculuk, Soyut Dışavurumculuk ve Yeni Dışavurumculuk başlıklarını almıştır. 

Paul Gauguin, ‘The Siesta’, 1892-94, 88.9x116.2 cm, tuval üzerine yağlı boya, THE MET

Dışavurumcu sanatçıların eserlerinde kullandıkları ortak özellikler: biçim bozucu yaklaşım, rengin özellikle simgesel, duygusal, dekoratif etkileri ve doğal halinden bağımsız kullanma, abartılı bir perspektif ve desen anlayışıdır. Sanat izleyicisi genellikle dışavurumcu eserlere bakarken kendi sezgi gücüne bağlı olarak bir etkileşim hisseder.

1905’te Dresden’de Die Brücke (Köprü) isimli grubu oluşturan sanatçıların hepsi mimarlıktan vazgeçerek sanat için biraraya gelmişlerdir. Kirchner, Heckel, Schmidt-Rotluff ve sonradan aralarına katılan Bleyl bu gruptaki sanatçılar arasında yer alır. Kirchner bu akımın manifestosunu kaleme almak yerine tahta bir kalıp biçiminde ortaya koyar. Ahşap baskı şekliyle çoğaltılan bu manifesto sayesinde 20. yüzyılda ahşap baskı sanatı yaygınlık kazanır.

Almanya’da 1911-1914 yılları arasında ortaya çıkan diğer bir dışavurumcu grup Der Blaue Reiter (Mavi Süvari)’dir. Grupta yer alan önemli sanatçılar: Wassily Kandinsky, August Macke ve Franz Marc’dır. Bu grup adını Kandinsky’nin atlara olan sevgisinden ve Marc’ın ruhani olarak nitelendirdiği mavi renkten alır. ‘Mavi Süvari’ grubunun ‘Köprü’ grubundan farkı ilk soyut dışavurumcu resimleri içermesidir. Bunun nedeni  Kandinsky’nin resim ve müzik arasında kurduğu ilişkiyle renkleri müzikal sembollerle ifade etmesinden kaynaklanır.

Primitivizm

Dışavurumculuk akımının başka bir ifade tarzı da ‘Primitivizm’dir. ‘Primitivizm’ akımını pek çok sanatçının hızlı kentleşme endüstrileşmeye tepkisinden ötürü ortaya çıkmıştır. Modernleşme karşı tavır sergileyen sanatçılar ilkel toplumların sanatına ilgi duymaya başlar. Batı ülkelerindeki modern sanatçılar esinlenme kaynaklarında daha farklı ifade tarzının  yanı sıra kendilerinin de takip ettikleri saf ve dolaysız bir anlatım gücünün peşine düşerler. En başta Pablo Picasso olmak üzere dönemin sanatçıları etnografik nesneleri beğeniyle izler. Etnografya ve Antropoloji müzelerine yapılan sık ziyaretler sonucunda  müzede sergilenen maskeler, heykeller ve objeler sanatçıların en büyük ilham kaynağı olur.  

Picasso Primitif Sergisi, 2017, Musee du Quai Branly

E-Bülten Üyeliği
X
SÖZLEŞME

Bu internet sitesine girilmesi veya mobil uygulamanın kullanılması sitenin ya da sitedeki bilgilerin ve diğer verilerin programların vs. kullanılması sebebiyle, sözleşmenin ihlali, haksız fiil, ya da başkaca sebeplere binaen, doğabilecek doğrudan ya da dolaylı hiçbir zararlardan ÖZGÜ İLETİŞİM PAZARLAMA DANIŞMANLIK TANITIM VE E-TİCARET HİZ. ('OGGUSTO') nun sorumluluğunun olmadığını, tarafımdan internet sitesinde E-Bültene üye olmak için veya başkaca bir sebeple verdiğim kişisel verileri, özellikle de isim, adres, telefon numarası, e-posta adresi, banka bilgisi, yaş ve cinsiyetle ilgili benzeri bilgileri kendi rızam ile paylaştığımı, ÖZGÜ İLETİŞİM PAZARLAMA DANIŞMANLIK TANITIM VE E-TİCARET HİZ. ('OGGUSTO') nun nin bu bilgileri kullanmasına muvafakat ettiğimi, bu bilgilerin 3.gerçek ve/veya tüzel kişilerin eline geçmesi ve bu şekilde olumsuz yönde kullanılması halinde ve/veya bu bilgilerin başkaca kişiler ile paylaşılması halinde ÖZGÜ İLETİŞİM PAZARLAMA DANIŞMANLIK TANITIM VE E-TİCARET HİZ. ('OGGUSTO') nun sorumluluğunun olmadığını gayri kabili rücu, kabul, beyan ve taahhüt ederim.