• Arama

Olimpiyat Sporcusu Özlem Çarıkçıoğlu Kayak Tutkusunu Anlattı

11 senedir Kayak Türk Milli Takımı’nda ülkemizi temsil eden Özlem Çarıkçıoğlu, 2018 Kış Olimpiyatları'na katılarak hayalini gerçekleştirdi. Kendisi ile bir araya gelerek kayak tutkusunu, olimpiyatları ve yeni projesi Ski Lab hakkında sohbet ettik.

Robert Lisesi’nin ardından Koç Üniversitesi’nden mezun olan Özlem Çarıkçıoğlu, kayakla ilk ALEV İlköğretim Okulu’nun kayak kampları ile tanıştı. Yıllar içinde kendini geliştiren Çarıkçıoğlu, pek çok uluslararası yarışta ülkemizi temsil ettikten sonra 2018’de PyeongChang Kış Olimpiyatları’na katılma hakkı elde etti. Özlem ile OGGUSTO okuycuları için bir araya gelerek kayak ve yeni planları hakkında konuştuk.

Bize kendinden bahseder misin?

Kendimi, “25 yaşında endüstri mühendisliği mezunu bir kayakçı” diye özetleyebilirim. 2018 PyeongChang Kış Olimpiyatları’nda Türkiye’yi temsil eden Alp Disiplini sporcusuyum. 11 yıldır milli takım düzeyinde sporculuk yaparken Robert Lisesi ve Koç Üniversitesi’nde eğitimimi tamamladım. Üniversitedeki son dönemimi dondurup olimpiyatlara hazırlandım. Mezun olduktan sonra ise hem sporculuğa devam ediyorum hem de yeni sporcuları yetiştirdiğimiz bir platformun parçaşıyım.

Kayağa nasıl başladın?

İlkokulda ALEV İlköğretim Okuluna gidiyordum. Kayak maceram ailemin beni ALEV’in kayak kamplarından birine yollamasıyla başladı. Ailemin asıl amacı sosyal bir çevreye girmemdi fakat kampları ve kayağı çok sevince yarışmaya da başladım. Oradan milli takıma, oradan da olimpiyatlara kadar uzandı serüvenim...

Peki profesyonel olarak kayak yapmak istediğine ne zaman karar verdin?

Aslında oldukça geç.. Lise dönemim dersler anlamında çok yoğundu. Kayak da İstanbul içinde yapabileceğim bir branş olmadığından, uzun süreler okuldan uzak kalıyor, daha sonra dönüp dersleri toparlıyordum. Lisedeyken milli takımla yurtdışında antrenmanlara, yarışlara gidiyordum fakat sporculuğun kar üstü antrenmanlardan çok daha fazlası olduğunu asıl üniversitede anlayabildim. Mühendislik okumama rağmen programım daha esnekti ve böylece kondisyon antrenmanlarıma, beslenmeme, uykuma daha çok dikkat etmeye başladım. Üniversitedeki son senemde okulu dondurup olimpiyatlara hazırlandığım yıl ise benim için rüya gibiydi. Profesyonel sporculuk kavramını tam anlamıyla o zaman anladım.

Kış olimpiyatlarına katılacağını ilk öğrendiğin an neler hissettin?

Olimpiyatlara katılacağımı olimpiyatlardan 15 gün kadar önce öğrendim. O kadar büyük bir stres vardı ki, açıklandığında hissettiğim ilk şey rahatlamaydı sanırım... Ailem kendi uçak biletlerini almış benim katılıp katılamayacağımı bekliyordu. Rahatlamanın ardından büyük bir sevinç dalgası geldi. Her sporcunun rüyası olan yere; olimpiyatlara gidiyordum! Özellikle son zamanlarda “5 halkalı işareti” her gördüğümde o kadar heyecanlanıyordum ki, Kore’ye gidene kadar gerçek olduğuna inanamadım.

Nasıl oluyormuş olimpiyat tecrübesi?

O kadar farklı hikayeler gördüm ki olimpiyatlarda... Her sporcunun farklı bir tecrübesi oluyormuş. Ne kadar zorluklar aşıp gelenler, yarıştan 1 gün önce sakatlanıp yarışamadan dönenler... Benim tecrübem oranın keyfini çıkarmak, dünyanın en iyi sporcularını izlemek, onlardan öğrenmek üzerineydi. Büyük slalom yarışımın 2 kez ertelenmesinden dolayı biriken stres yüzünden yarışımdan 20 dakika önce aniden hastalanmam ve hayatımın ilk serumunu olimpiyatlarda almam da, sanırım beklediğimden farklı bir tecrübeydi. Ailemin orda olup beni desteklemesi, Türkiye’den tanıdığım/tanımadığım bir sürü insandan moral mesajları almak inanılmazdı. Saat farkı yüzünden gecenin bir vaktinde uyanıp yarışımı izleyen arkadaşlarımın desteğini hissetmek müthişti.  

Kayak kayarken ne hissediyorsun?

Özgürlük...Güç...

Motivasyonunu kaybettiğin zamanlarda geri nasıl kazanıyorsun?

Performansımın kötü olduğu zamanlarda, fırtınalı zor havalarda, çok yorgun düştüğümde motivasyon kayıpları tabi ki yaşıyorum. Bu spora olan sevgim toparlanmama yardımcı oluyor. Kayakları takıp keyif aldığım bir gün, bütün olumsuzlukları unutuyorum. Ailem ve arkadaşlarım da beni hep destekliyor.

Spor fiziksel olduğu kadar zihinsel de bir iş değil mi?

Hem de çok! Beynimiz vücudumuza ne iletirse kaslarımız onu yapıyor. Bu yüzden mental hazırlık çok önemli. Uzun vadede hayal kurmak, sezonu planlamak bu hazırlığın bir parçasıyken; yarış günleri pisti ezberlemek, beynimizde yarışın simülasyonunu yapmak, karı, çukuru, rüzgarı hissetmek zihinsel antrenman gerektiriyor.

Sezon ve sezon dışı bize günlük rutininden bahsedebilir misin?

Bir kayak günüm genellikle 4 saatlik bir kar üstü antrenmanından ve 1 saatlik kara antrenmanından oluşuyor. Kar üstünde serbest kayma, egzersizler ve kapı antrenmanlarımız oluyor. Kayak sonrası kara antrenmanları da genellikle bisiklet, esneme, mobilite oluyor. Sezon dışı antrenmanlarında ise genellikle İstanbul’da günde 2 antrenman yapıyorum. Kuvvet, denge, sürat ve koordinasyon çalışıyorum. Yazın sık sık paten, bisiklet, yüzme ve koşu yapıyorum.

“En iyi atletler sezon dışında yetişir” sözünü paylaştığını gördük? Gerçekten öyle mi?

Kesinlikle! Kayak çok teknik bir branş, aynı zamanda ekstrem bir spor. Güçlü olmak, dengeli olmak, koordinasyonu iyi sağlamak şart. Her spor branşı için kara antrenmanları önemlidir. Fakat sezonu belirli bir süre olan kayak branşı için kondisyon çalışmaları daha da önem kazanıyor.

Olimpiyat hedefi de gerçekleştiğine göre bundan sonraki hedeflerin arasında ne var?

Olimpiyat benim için ulaşması müthiş bir hedefti ama ondan da önemlisi çok keyifli bir yoldu. Bu yolda olmak beni inanılmaz mutlu ediyor. O yüzden yolda kalmaya devam etmek istiyorum... Bir yandan da Ski Lab isminde, milli takımda yollarımızın kesiştiği 3 arkadaşımla beraber kurduğumuz bir projemiz var.

Ski-Lab’den bize biraz bahseder misin?

Ski Lab bir kayak okulundan daha fazlası bizim için. Bütünlükçü bakış açısıyla, yeni nesillerin profesyonel ve programlı yetişmesini hedefliyoruz. Atletik becerilerin yanı sıra spor sayesinde farklı değerler edinmelerini istiyoruz. Sporculuğum süresince çektiğim zorluklardan, edindiğim bilgilerden yola çıkarak yeni nesillere deneyimlerimi aktarabileceğim bir platform benim için. Hayallerimi gerçekleştirebileceğim bir proje.

Kayağa yeni başlayan çocuklara ve ailelerine ilk tavsiyen ne oluyor?

En önemlisi güvenlik.. Kayak kendi başına öğrenmesi tehlikeli bir spor. Dağı, pistleri iyi bilen hocalarla ve donanımlı bir şekilde (kask takmak gibi) kayağa çıkmalarını tavsiye ederim.

Türkiye ve yurt dışını kıyasladığında kayak konusundaki en belirgin farklılıklar neler?

Karlı gün sayısı ve tesisler diyebilirim. Avusturya, İsviçre, Fransa, İtalya gibi ülkelerde 365 gün açık olan kayak merkezleri var. Bunlar bizim de yazları antrenman yaptığımız buzullar. Türkiye’de maalesef sezon daha kısa sürüyor. Fakat son yıllarda bir çok doğu ilinde yeni tesisler kuruldu ve kar kalitesi oldukça yüksek. Biz ağırlıkla Erzurum/Palandöken de çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Buradaki pistler Türkiye’nin en kaliteli pistleri. Pistler uzun, sayıca fazla ve kalabalık değil.

En severek kaydığın destinasyon neresi?

En sevdiğim kayak merkezi Saas Fee/İsviçre. Burası yazın sabahları kayak yapıp öğlenleri köy merkezinde tişörtle dolaşabildiğim bir yer. Doğası tek kelimeyle inanılmaz. Bir de Sochi’ye bayıldım! 2014 Kış Olimpiyatlarından sonra müthiş bir kayak merkezi olmuş. Aynı zamanda Karadeniz’e yakın olmasından dolayı ılıman bir havada bol kar kayabiliyorsunuz..

İmkanın olsa bir full gün hangi kayakçı ile beraber kayabiliyor olmak isterdin? Neden?

Bu isim benim için Bode Miller. Amerikalı sporcu sanırım bu işi iyi yapıp en çok zevk almasını bilen kayakçıydı. Bir kaç yıl önce emekli oldu ama onunla beraber kaymak çok eğlenceli olurdu!

E-Bülten Üyeliği
X
SÖZLEŞME

Bu internet sitesine girilmesi veya mobil uygulamanın kullanılması sitenin ya da sitedeki bilgilerin ve diğer verilerin programların vs. kullanılması sebebiyle, sözleşmenin ihlali, haksız fiil, ya da başkaca sebeplere binaen, doğabilecek doğrudan ya da dolaylı hiçbir zararlardan ÖZGÜ İLETİŞİM PAZARLAMA DANIŞMANLIK TANITIM VE E-TİCARET HİZ. ('OGGUSTO') nun sorumluluğunun olmadığını, tarafımdan internet sitesinde E-Bültene üye olmak için veya başkaca bir sebeple verdiğim kişisel verileri, özellikle de isim, adres, telefon numarası, e-posta adresi, banka bilgisi, yaş ve cinsiyetle ilgili benzeri bilgileri kendi rızam ile paylaştığımı, ÖZGÜ İLETİŞİM PAZARLAMA DANIŞMANLIK TANITIM VE E-TİCARET HİZ. ('OGGUSTO') nun nin bu bilgileri kullanmasına muvafakat ettiğimi, bu bilgilerin 3.gerçek ve/veya tüzel kişilerin eline geçmesi ve bu şekilde olumsuz yönde kullanılması halinde ve/veya bu bilgilerin başkaca kişiler ile paylaşılması halinde ÖZGÜ İLETİŞİM PAZARLAMA DANIŞMANLIK TANITIM VE E-TİCARET HİZ. ('OGGUSTO') nun sorumluluğunun olmadığını gayri kabili rücu, kabul, beyan ve taahhüt ederim.