• Arama

Hermés: Bir Marka Hikayesi

Moda dünyasının en büyük oyuncularından Hermés radarımızda. Adını tanrılardan alan ve doğal malzemeleri harikulade bir işçilikle lüks giyim parçalarına dönüştüren Parizyen modaevi Hermés hakkında tüm detayları sizler için derledik. 

Yüksek modayı giymek ve satın almak, sadece kıyafetlerden ve aksesuarlardan ibaret değildir. Siyasi bir duruştan tarihi bir zamana/mekana gönderme yapan nostaljik yaklaşıma, moda stilleri ve trendleri kişiden kişiye farklı anlamlar taşır.

İster mütevazi bir başlangıç yapmış ister kariyerine farklı bir alanda başlamış olsun, birçok tasarımcı markasına kendi zengin tarihini ve anlamını işler. Dolayısıyla bir markayı ve tasarımcıyı anlamak için onları gerçekten tanımak gerekir. Hermés de bu markalardan biri; adını tanrılardan alan ve doğal malzemeleri harikulade bir işçilikle lüks arzu nesnelerine dönüştüren Parizyen modaevi.

Zeus ile Maia’nın oğlu Hermés, tanrıların en kurnazı ve hızlısı olarak bilinir. Zeus’un habercisi de olan Hermés’in ticaret yapanlara kılavuzluk etmek ve dünyanın neresinde olursa olsun yolcuların özgür hakkını korumak görevleri vardır. Önemli görevlerinden bir diğeri, ölenlerin ruhlarını yer altı ülkesine götürmektir.

Nesillere Aktarılan Tarih ve Gelenek: Thierry Hermés ve Ailesi

1801’de Krefeld, Almanya’da Fransız bir baba ile Alman bir annenin çocuğu olarak doğan Thierry Hermés, ailesini hastalıklar ve savaş yüzünden kaybeder ve bir yetim olarak Paris’e taşınır. Deri işçiliğindeki bahşedilmiş yeteneği ile koşum takımı yapmada ustalaşarak 1837 senesinde bir mağaza açar. Atların gücünü ve ihtişamını, hareketi ve seyahati, enerjiyi kontrol etmeyi ve dış mekan eğlencesini bir yaşam dinamiğine dönüştürür. Bu öyle bir dinamiktir ki; iki farklı mumlanmış keten ip sadece elle atılabilen sağlam bir dikiş tekniği ile -eğer doğru grafikte atılırsa- asla gevşemez ve seneler boyunca kullanılır. Hermés’in başarısının ve adanmışlığının temelleri böyle atılır.

Atlı taşıma endüstrisine hizmet veren mağazasında Avrupalı soylulara satış yapan Thierry’nin esas müşterisi aslen atlardır. Onun, zenginliği derisinde yatan, zarafetle tasarlanmış, ustalıkla işlenmiş tasarımları sadece atlar içindir.

Takvimler 1880’i gösterdiğinde oğul Charles-Emile işleri devralır ve mağazayı -halen Hermés’in üssü olarak kullanılan- 24 rue de Faubourg Saint-Honoré’ye taşır. Aynı sene atın yanı sıra binicisinin de ölçüleri ile tasarlanan eyer takımları tasarlanmaya başlanır. ‘Bekleme listesi’ de yine bu dönemde telaffuz edilir; zira mükemmel bir el dikişi aceleye getirilmemelidir. Oğullar Adolphe ve Emile-Maurice’nin de desteği ile bakış açısı genişleyen aile şirketi artık Avrupa’nın yanı sıra Rus, Asya, Kuzey Afrika ve Amerika elitlerine hizmet vermektedir.

Dünya çapındaki üst sınıfa mensup at binicileri için tasarlasa da Hermés’in önünde bir engel vardır; motor çağı. Bunun gelişini ve bu çağa ayak uyduracak çığır açıcı yenilikleri görense üçüncü nesil olur; Emile-Maurice yaptığı Amerika gezisinden otomobillerin kanvas tavanlarını açıp kapatmaya yarayan bir mekanizma ile döner ve bu bağlantı parçasını kıyafetlerinde ve çantalarında kullanacağı bir malzemeye dönüştürerek patentini alır: Fermuar. ‘Hermés Bağlayıcısı’ olarak adlandırılan ve ilk kez Windsor Dükü için hazırlanan bir deri cekette kullanılan fermuar, moda dünyasında bir devrim etkisi yaratması, markanın ismini aldığı tanrıya da hoş bir gönderme olarak okunabilir.

Emile-Maurice’nin eşi, koşum takımlarına uyacak bir çanta bulamadığından şikayet ettiğinde, markanın ne yöne doğru genişleyeceğinin sinyalleri de verilmiş olur. 1922 senesinde ilk deri el çantası koleksiyonu tanıtılır.

Kazandığı olağanüstü başarılar ile Hermés, 1924 senesinde Amerika’ya iki mağaza açar. Bu dalgayı takibense 1929 senesinde ilk kadın couture giyim koleksiyonunu tanıtır.

İkonik Tasarımları

Aksesuarlarına ek olarak İsveçli saat üreticisi Universal Genéve ile anlaşarak 1930’ların ortasında paslanmaz çelik ve altın seçenekleri ile saat tasarlar. 1950’lere kadar sürecek bu birliktelik tarihe Hermés Universal Genéve imzası ile geçer.

Emile-Maurice döneminde marka tarihinde mihenk taşı olan iki model daha tanıtılır; Sac a depeches (1935) ve Hermés carrés (1937). İlki 1956 senesinde Life dergisi tarafından fotoğraflandığı sırada hamile karnını kapatarak taşıdığı için o zamandan sonra Grace Kelly’nin soyadı ile anılacak olan çanta, ikincisi Çin ipeğinden eşarp.

Devralınan Dinamik: Robert Dumas ve Sonrası

Soy ağacı genişledikçe daha fazla aile üyesinin marka çatısı altında çalışmaya başladığı şirkette Emile-Maurice’nin 1951’de ölümünden sonra ipleri kızlarının eşleri Robert Dumas-Hermés ve Jean-René Guerrand devralır. Böylece ilk kez şirket evlilik yolu ile doğan akrabalar tarafından idare edilmeye başlar.

Savaş sonrası Fransası döneminde Dumas, önceliği kemerlere, çantalara ve ‘ilk aşkım’ dediği eşarplara verir; Hermés’in amiral mağazalarının çatılarında eşarplar bir bayrak gibi salınmaya başlar. 90’a 90 ölçülerindeki Çin ipeğinden eşarplara 36 renklik paletlerdeki desenler basılır ve tamamlanmaları 2 ila 2.5 yıl süren bir işçiliğin ardından satışa sunulur. Her sene 12 farklı desenle tanıtılan eşarplar bir statü sembolü olmanın dahi önüne geçer.

Brides de Gala

Astrologie

Aralarında Brides de Gala (1957) ve Astrologie’nin (1963) de bulunduğu, markanın en çok satan 10 eşarbından 9’u Robert döneminde tasarlanır.

Babası Robert’ın ölümünden sonra 1978’de şirketin başına getirilen Jean-Louis Dumas, kendini bir tarlada meyve yetiştiren çiftçi olarak tanımlar. Hermés markasının toprak ve hava ile kurduğu dinamiği devralan Jean-Louis, nesillerdir süren elle çalışma geleneğini erdemle bir üst seviyeye taşır.

“İmaja dair politikamız yok, ürüne dair politikamız var.”

Ailenin beşinci nesli ile birlikte yavaşça uykuya çekilmiş olan atölyeler ve mağazalar için artık uyanma zamanıdır. Hukuk ve ekonomi eğitimi almış, okumuş ve sanatla içli dışlı olmuş Dumas’ın ufku büyükbabası Emile-Maurice ile benzer açıklıktadır. O da şaşırtıcı bir başlangıç yapmaya hazırdır.

“Gelenekler, onları sarsarak yaşatılır.”

1979’da yayınlanan reklam kampanyasında jean giymiş havalı Parizyenler Hermés eşarpları ile fotoğraflanır. Marka duruşu için radikal olarak kabul edilen bu tavır, markanın yeniden konumlandırması hakkında da ipuçları verir; ürünler artık daha çok hayatın içinde olacaktır.

1981’de bir uçuş sırasında İngiltere doğumlu Fransız sembolü güzel Jane Birkin ile yan yana otururken Birkin’in yoğun seyahatleri sırasında eşyalarını düzgünce yerleştireceği bir çantasının olmamasından yakınmasının aldığı ilhamla, bir yıldızın doğumunu hazırlar. O yıldız şüphesiz Birkin Bag’dir.

Tanıtıldığı 1984 senesinde değil fakat 1990’ların sonlarına doğru adına ‘It-Bag Çağı’ denen dönemde yıldızı parlayan ikonik çanta, dünyanın en çok arzulanan lüks parçasına dönüşür. Öyle ki yapılan çalışmalara göre bir Birkin’e yatırım yapmak borsaya veya altına yatırım yapmaktan daha karlıdır; zira yılda %14.2 değer kazanmaktadır.

Hermés ürün profilini Leica optik, Jean Paul Gaultier couture, John Lobb ve Saint-Louis kristalleri gibi farklı segmentlerle genişleterek 14 farklı bölüme ayırır. Segmentlerin yanı sıra özellikle vitrin tasarımları için sanatçılarla yaptığı iş birlikleri ile de yeni bir çehreye bürünür. Tasarımlarında ustalıklı bir çizgi benimseyen Hermés, bu dönemde biraz daha soyut ve mimari yaklaşımlara göz kırpar. Erkek giyim için Véronique Nichanian (1988), kadın ayakkabı ve mücevherleri için Pierre Hardy (1990) ve hazır giyim için Martin Margiela (1997) isimleri aileye katılır. 2003’te kontratını yenilemeyerek kendi yoluna devam etmek isteyen Martin Margiela’nın yerine yaratıcılık özgürlüğünde sınır tanımayan Jean Paul Gaultier ile anlaşılır.

28 sene şirketi yönettikten sonra 2006 senesinde emekliye ayrılırken ardında lükse ve ustalığa selam duran bir miras bırakan Jean-Louis Dumas’ın ardından CEO olarak ilk ‘Hermés ailesinden olmayan’ Patrick Thomas tanıtılır. Bu kısa süreli dönem tarihe ‘Hermés kaçamağı’ olarak geçer.

2012 senesine gelindiğinde bağlarını yaratıcılık, buluş ve inovasyon ile sağlamlaştıran ailenin altıncı neslinden Axel Dumas, CEO olarak şirketin başına geçer. Dağıtım zincirinden mağazacılık ağına her zaman dikey bir entegrasyon sağlayacak şekilde kurulan sisteme ek lisans vermeme politikası sayesinde aile mirasını ve marka kimliğini koruyan Hermés, Paris’in en köklü markalarından biri olma özelliği ile zamana meydan okumaya devam ediyor.

Tarihsel olarak durduğumuz yerde markanın son kreatif direktörü Nadége Vanhee-Cybulski için bir paragraf açmak gerek.

Zira yeteneğini Celine, Maison Martin Margiela ve The Row’da sivrilttikten sonra 2014 senesinde kadın giyim artistik direktörlüğü koltuğuna oturan Vanhee-Cybulski’nin vizyonunun markaya taze bir soluk getireceğine şüphe yok.

Hermés Giyen Ünlüler

Ashley Olsen

Catherine Zeta Jones

Heidi Klum

Miroslava Duma

Olivia Palermo

Victoria Beckham

E-Bülten Üyeliği
X
SÖZLEŞME

Bu internet sitesine girilmesi veya mobil uygulamanın kullanılması sitenin ya da sitedeki bilgilerin ve diğer verilerin programların vs. kullanılması sebebiyle, sözleşmenin ihlali, haksız fiil, ya da başkaca sebeplere binaen, doğabilecek doğrudan ya da dolaylı hiçbir zararlardan ÖZGÜ İLETİŞİM PAZARLAMA DANIŞMANLIK TANITIM VE E-TİCARET HİZ. ('OGGUSTO') nun sorumluluğunun olmadığını, tarafımdan internet sitesinde E-Bültene üye olmak için veya başkaca bir sebeple verdiğim kişisel verileri, özellikle de isim, adres, telefon numarası, e-posta adresi, banka bilgisi, yaş ve cinsiyetle ilgili benzeri bilgileri kendi rızam ile paylaştığımı, ÖZGÜ İLETİŞİM PAZARLAMA DANIŞMANLIK TANITIM VE E-TİCARET HİZ. ('OGGUSTO') nun nin bu bilgileri kullanmasına muvafakat ettiğimi, bu bilgilerin 3.gerçek ve/veya tüzel kişilerin eline geçmesi ve bu şekilde olumsuz yönde kullanılması halinde ve/veya bu bilgilerin başkaca kişiler ile paylaşılması halinde ÖZGÜ İLETİŞİM PAZARLAMA DANIŞMANLIK TANITIM VE E-TİCARET HİZ. ('OGGUSTO') nun sorumluluğunun olmadığını gayri kabili rücu, kabul, beyan ve taahhüt ederim.