• Arama

Bursa'nın En İyi Mekanları

Zengin mutfağı, çarşıları, pazarları, asırlık dükkânlarıyla arabaya atlayıp soluğu Bursa’da almak için o kadar çok sebep var ki. Bursa önerilerimizi kaçırmayın!

Sürekli gitmemek için hiçbir bahane bulamayacağınız şehirler listesi yapılsa başına Bursa’yı koymak şart. Ulaşması çok kolay, tarihi ve doğal zenginlikleri bir yana mutfağı akıl almayacak kadar zengin, çarşıları, pazarları haftanın her günü cıvıl cıvıl, insanı hep misafirperver, çeşit çeşit özel lezzeti tadabileceğiniz mekânları samimi ve bir o kadar işinde profesyonel. Arabaya atlayıp sabahtan akşama nefis bir gün geçirmek için de, günlerce konaklayıp tadına doyamamak için de birebir.

Bursalının baba mesleklerine, geleneklere sahip çıkışlarına hayran kalıyorsunuz önce. Hemen her sokak hakiki bir ekmek fırınına, sebze-meyveleri yeşil, turuncu ve pembe bir manava sahip. Esnaf lokantaları değme restoranda göremeyeceğiniz çeşitlilik ve lezzette. Meşhur iskender kebapçıları, köftecileri, tatlıcıları, pidecileriyle sokak yemek kültürü bu kadar gelişmiş az yer vardır. Osmanlı’da Bursa’ya ‘saray ambarı’ denilmesi boşuna değil. Her gün kurulan Tuzpazarı, Köypazarı tezgahları göz alıcı zenginlikte.

Pasto’da kahvaltı

Sabahın erken ışıklarıyla kalkıp Bursa yoluna düşüren ilk motivasyon Pasto Fırın’da edilecek mükellef kahvaltı. Birkaç yıl önce sadece fırın pastane olarak işleyen bu sahiplerinin tabiriyle ‘her zaman neşeli’ dükkân artık Bursa’nın en iyi kahvaltı adresleri arasında. Sofrada neler yok ki; bazlamayla yaptıkları gerçek salçalı tost, çeşit çeşit yumurta, közlenmiş kırmızı biber sosu (bir nevi ajvar), çeşit çeşit zeytinler, peynirler tabakların şık sunumları her şey gerçekten dört dörtlük. Hemen tezgahın arkasındaki odun fırından çıkan ekmekler başrolde. Hakan, Ayhan ve Dilek Doğan kardeşler bu işletmeyi babalarından öğrendikleri tariflerle kurmuşlar. Bütün aile fırıncı. En eski ekmek tariflerini bulup araştıran Ayhan ve Hakan Doğan, öyle farklı ve özel ekmekler hazırlıyor ki tatmaya doymak mümkün değil. Dilek Doğan her masayla birebir ilgileniyor. Güleryüzleri hiçbir zaman eksik olmuyor. Kestane şekeriyle ilgili tüm bildiklerinizi yeniden yazdıran kundakta kestane şekerini de mutlaka burada denemelisiniz. (Akpınar Mah. Hancı Cad. No: 6 Osmangazi; 0224 245 45 20)

Kundakta kestane nedir?

Ağaçtan erken düşen ve olgunlaşmamış ‘akıntı’ kestanelerinden yapılan tarif, uygulanması çok meşakkatli olduğu için endüstriyel üretime uygun değil. Doğan ailesi bu geleneği yaşatan birkaç yer arasında. Soyulan ve haşlanan kestaneler şekerde bekletilip kaynatılıyor. Nişasta katmadıkları için kestanelerin dağılmasını önlemek zor. Dörder beşer ayırıp müslin bezlere yani kundağa sardıktan şuruba yatırıyorlar. Tek kelimeyle muazzam bir lezzet.

Ulus Şekerleme ve Pasta Evi


Bursa’da kestane şekerini üreten ve satan ilk dükkan. Kurucusu Hacı Rasim Öztat Atatürk’e bu minik dükkandan kestane şekeri gönderirmiş. Bildiğimiz çikolata dolgulu kestane pürelerini içine pandispanya, kek katılmadan sadece saf ve hakiki kestane şekeri püresiyle yapıyorlar. (Atatürk Cad. Öztat Apt. No: 92; 0224 221 14 37)

Bağdat Hurmacısı

Toplamda 14 farklı çeşit malzemeyi yoğurduktan sonra yağda pişiriyor ve şerbete basıyorlar. Ortaya çıkan hamur tatlısına Bağdat hurması adı verilmiş. Kıtır kıtır, şerbeti bol bu özel lezzeti, Bursa’da hemen her yerde görebilirsiniz. (Ulus Mah. Ulu Sok. No: 45 Osmangazi)

Ömür Akkor’un Zennup’u

Bursa’yı herkese sevdiren isimlerin başında ödüllü kitapları ve seyahatleriyle tanıdığımız şef Ömür Akkor geliyor elbette. Öğrencilik yıllarını geçirdiği Bursa üzerine Gourmand Cookbook Awards ödüllü ‘Bursa Mutfağı’ isimli bir kitabı da bulunan Akkor, tanıdığım en çalışkan insanlardan. Ya seyahat ediyor, harıl harıl araştırıyor, ya günlerce kapanıp okuyor, ya da elinde rengarenk kalemlerle lezzet haritaları çiziyor. Kalan zamanında da mutfakta zaten. Şefin sadece Bursa’nın değil, Türkiye’nin en iyileri arasında parmakla gösterilen restoranı Zennup 1844 için sadece restoran demek haksızlık. Açık mutfağı, kendi ekmeklerini pişiren fırını, özel harman taze kahvelerini öğüten değirmeni, başlangıçlardan ana yemek ve tatlılara uzanan geniş menüsü ve kullandığı Anadolu malzemeleriyle gerçek bir yemek üssü. 13. yy.’dan bugüne uzanan lezzetler, Hititlerden Selçuklu ve Anadolu’dan pek çok özel tarifler hazırlıyorlar. Ömür’ü başarılı kılan gezip keşfettiği, tattığı lezzetleri tarihiyle, geçmişiyle, hikâyeleriyle kavrayarak belirli bir felsefeyle birleştirmesi.

Zennup’un Türkiye’nin dört bir yanından gelen özel malzemeleri birleştirdiği tabaklarda, her zaman belirli bir planın, bir tarihsel bütünlüğün izlerini görmek mümkün. Kısacası iş sadece seyahat etmekle ve ürün keşfetmekle bitmiyor. Ömür, en çok üreticilerin işlerini devam ettirebilmesi için destek vermekten mutlu: ‘‘Herkes aynı üreticiden ürün isterse kalite de zarar görüyor. Her restoranın ürünlerini temin edip destek vereceği üreticileri belirlemesi lazım. Biz pek çok farklı noktadan üreticilere sipariş veriyoruz. Zorlamadan, onların kendi ritimlerini bozmadan ürünleri alıyoruz. Burada getirdiğimiz ürünlerden satış yaparak da destek veriyoruz.’’ Kelkit fasulyesi ve Trabzon tereyağıyla pişen kuru fasulye Zennup’un en sevilen tabaklarından. Talep yoğun olsa da her yemeği küçük ölçeklerde pişirdiklerini gerekirse tekrarladıklarını anlatıyor Ömür. En büyük destekçisi de mutfağın başındaki genç şefi Alper Ünlütürk. Kestaneli lahana sarma bir Bursa klasiği, çeşit çeşit salatalar, muhammara gibi geleneksel mezeler şahane. Süt helvası, ev yapımı kemalpaşa tatlısı, Hamsiköy usulü muazzam bir sütlaç, tahinli balkabağı geniş tatlı menüsünden sadece birkaç örnek. Menü elbette mevsimlere ve Ömür’ün seyahatlerine göre sık değişiyor. (Çamlıca Mah. Lefkoşe Cad. A Blok No: 76/1/15 Eker Meydan AVM; Bursa; 0224 453 27 16)

Koza Han

Koza Han’a doğru yürüyüş yapmak yol boyunca dizili dükkanlardan Bursa’nın meşhur ipeklerini almak adetten. Tarihi hanın kahvecilerle dolu avlusu okkalı bir Türk kahvesi içmek için ideal. Tuzpazarı’na doğru devam edince, kestane ve Gemlik zeytinleri başrolu kimseye kaptırmıyor. Bursa hakikaten sebze-meyvenin başkenti misali; renk renk, taze mevsim lezzetleriyle kıskandırıyor. Herkesin ballandırarak anlattığı Köypazarı’na doğru devam ederseniz alışverişten kollarınızı koparmaya da hazır olun.

Bursa tahanlısı

Bursa tahanlısı yani tahinli pideyle de Muradiye’de tanışmak gerek. Tahinli pidenin iki çeşidi var; biri daha pastane çöreği kıvamlı bir hamura, diğeri yani hakikisi, oldukça hafif sadece un, maya ve suyla yapılan yağsız bir hamura yapılıyor. En eski tarifi hâlâ uygulayan Muradiye’deki Tarihi İnanç Fırını. Fırından yeni çıkmış, tahini sıcak halini yakaladıysanız çok şanslısınız. Tahanlı eski usulde tahin pekmezle yapılırmış, bugün genelde tahine şeker serpiliyor. İnanç Fırını’nın başında işi ailesinden devralan Bülent Mertyürek var. Tarifleri korumak ve fırını yaşatmak için nasıl titiz çalıştıklarını hemen fark ediyorsunuz. Tahinle yapılan Muradiye kurabiyesi, tahinli simit gibi en az pide kadar başarılı özel çeşitleri var. Sandviç ekmekleri ayrıca meşhur. Eskiden Bursa’nın tüm sandviç ekmekleri buradan gidermiş. Şimdi de daha küçük çapta, katkısız üretime devam ediyorlar.

Meşhur köfte kebabı ve cantık pide

Öğle vakitlerinde Bursa’da tadabileceğiniz o kadar çok şey var ki seçmek zor. Meşhur köfte kebabının tadına bakmak için bu lezzetlerin doğduğu cadde Kayhan Çarşısı’nda, sıra sıra dizili dükkanları yürümek çok keyifli. Osmanlı döneminden bugüne pide yapmayı sürdüren tarihi fırın Pidecoğlu cantık pidesiyle meşhur. Cantığın kıymalı, kuşbaşılı ve peynirli üç çeşidi var. Hamurunun açıldığı tezgaha ve fırından çıkarılmadan hemen önce de pidelerin üzerine kepek serpiyorlar.

Fırının hemen yukarısında Kebapçı İdris, köfte kebabı için adresiniz. Dedesinden kalan bu dükkânı kızı ve oğluyla işleten İbrahim Alakoç, ‘‘İskender kebabı ve pideli köfte Kayhan’da doğdu’’ diyor. Köfte kebabında iskenderden farklı olarak tereyağı önce pidenin üzerine gezdiriliyor. Minik boydaki yassı köfteler sonra ekleniyor. Köfte hamurunda hiçbir katkı maddesi yok. Kebapta, pilavda, çorbada keçi yağı kullanıyorlar.

Bursa’nın Esnaf Lokantaları

Dillerden düşmeyen Bursa esnaf lokantalarını mutlaka deneyimlemeniz gerek. En eskilerden Abidin Usta Tuzpazarı’na çok yakın. 1967’den bu yana açık olan Osmanlı sofrası, haftanın her günü farklı bir lezzet sunuyor.(Tuzpazarı Bayathane Cad. No: 8 Osmangazi; 0224 222 23 78)

Hayat Lokantası ise, Bursa’nın en meşhur esnaf lokantalarından. Atatürk Kongre Merkezi’nin bulunduğu Merinos Park’ta açılan büyük yeni Hayat Lokantası’nda her gün 80 çeşide yakın yemek çıkıyor. Hayat Lokantası denilince ilk akla gelen lezzetse yine meşhur süt helvası. (Merinos Parkı, Atatürk Kongre Merkezi; 0224 272 27 27)

Gökhan Aparatif

Kahvaltıda Bursa’nın en özel ve kendine has adreslerinden. Pastırmalı kavurmalı yumurta, menemen, tavada ciğer böbrek, kavurmalı kaşarlı ve salçalı tost dilimleri, peynirler, hepsi sofraya aynı anda bir geliyor, hangisini silip süpüreceğinizi şaşırıyorsunuz. (Anadolu Mah. Karlıdağ Cad. No: 35; 0224 362 96 21)

Rumeli köftecisi

Ceyhun Yaman kardeşi Orçun Yaman ile birlikte baba meslekleri köfteciliği uzun yıllardır sürdürüyor. Kayhan Köftecisi isimli dükkânlarında yaptıkları Rumeli köftesinin Bursa’nın en sevilen lezzetlerinden biri haline gelmesinde iki kardeşin işlerine dört elle sarılmaları büyük etki sahibi. Yemek pişirmeyi çok seven iki kardeş sürekli yeni tarifler de üretiyor.

Fasulyeli’de her şey odun fırından

Son dönem Bursa’nın favori adreslerinden biri de Fasulyeli. Burası fasulyesiyle meşhur olan küçük bir aile işletmesiyken  büyüyerek bugün yeni yerinde şık bir restoran haline geldi. Tüm yemekler ve geleneksel tatlılar odun fırından çıkıyor, yavaş pişiriliyor.

Bursa’nın En İyi İskendercisi

Henüz İskender kebaba sıra bile gelmediğini fark edip şaşırdınız mı? Bursa öyle zengin bir mutfağa sahip ki, hiç şaşırmayın.  Dönüş yoluna geçmeden soluğu iskenderin en iyisini tadacağınız Cemal&Cemil Çalışır Usta’nın Uludağ Kebapçısı’nda alın. İskender kebabın İskender İskenderoğlu markası ile Bursa’dan çıktığı biliniyor, merkezdeki ilk dükkan ‘mavi dükkan’ olarak da anılıyor. Ancak Bursalıların geleneksel İskender tadını hiç bozmadan uygulayan Cemal&Cemil Usta’dan şaşmadığı bir gerçek. Eski Garaj’daki minik dükkan dolup taşıyor. Bulgaristan göçmeni ailenin iskendere kullandığı et İnegöl’den geliyor. İki-üç gün dinlendiriyor üzerine soğan suyu sıkıyorlar. Manda ve keçi sütünden yapılan tereyağını da gezdirince tadına doyum olmuyor. (Garaj Şirin Sok. No: 12 Osmangazi; 0224 254 72 64)

E-Bülten Üyeliği
X
SÖZLEŞME

Bu internet sitesine girilmesi veya mobil uygulamanın kullanılması sitenin ya da sitedeki bilgilerin ve diğer verilerin programların vs. kullanılması sebebiyle, sözleşmenin ihlali, haksız fiil, ya da başkaca sebeplere binaen, doğabilecek doğrudan ya da dolaylı hiçbir zararlardan ÖZGÜ İLETİŞİM PAZARLAMA DANIŞMANLIK TANITIM VE E-TİCARET HİZ. ('OGGUSTO') nun sorumluluğunun olmadığını, tarafımdan internet sitesinde E-Bültene üye olmak için veya başkaca bir sebeple verdiğim kişisel verileri, özellikle de isim, adres, telefon numarası, e-posta adresi, banka bilgisi, yaş ve cinsiyetle ilgili benzeri bilgileri kendi rızam ile paylaştığımı, ÖZGÜ İLETİŞİM PAZARLAMA DANIŞMANLIK TANITIM VE E-TİCARET HİZ. ('OGGUSTO') nun nin bu bilgileri kullanmasına muvafakat ettiğimi, bu bilgilerin 3.gerçek ve/veya tüzel kişilerin eline geçmesi ve bu şekilde olumsuz yönde kullanılması halinde ve/veya bu bilgilerin başkaca kişiler ile paylaşılması halinde ÖZGÜ İLETİŞİM PAZARLAMA DANIŞMANLIK TANITIM VE E-TİCARET HİZ. ('OGGUSTO') nun sorumluluğunun olmadığını gayri kabili rücu, kabul, beyan ve taahhüt ederim.