• Arama

İstanbul Sergi Rehberi: Mart 2020

İstanbul’daki en yeni sanat sergi programlarını takip etmeniz için detaylı bir rehber hazırladık. Sergi takviminizi yapmadan önce, güncel sergilerle ilgili tüm merak ettiğiniz konuların yer aldığı OGGUSTO Mart Sergi Rehberini mutlaka inceleyin. 

İstanbul sanat şehri olmaya devam ediyor. Birçok yeni sergiye ev sahipliği yapan İstanbul’da hangi sergiye gidilmeli diye düşünüyorsanız, en yeni sergi rehberini mutlaka keşfedin. Arter, Meşher, Pera Müzesi gibi İstanbul’un önemli galerilerinde yer alan sanatçıların en çok merak edilen sergilerini bir araya getirdik.

Abdi İpekçi No:45, Kadir Akorak, “Plaja Gider”

Kadir Akorak’ın “Plaja Gider” isimli kişisel sergisi, Galeri Selvin ve Harmonyship iş birliği ile 4 Mart – 2 Nisan tarihleri arasında sanatseverlerle buluşuyor. Abdi İpekçi No:45 Nişantaşı’nda ziyaret edilebilecek sergi, çocukluğundan beri kendisiyle baş başa kalmaktan büyük zevk alan Akorak, sevinç, neşe, ümit ve baharın gelişini mavinin tonlarıyla yansıtıyor. Akorak, yaşadığı farklı ruh hallerinin birer dışa vurumu olan eserlerini '' Eserlerimi, hiç bir şeyden tedirgin olmadan, rastgele, savurgan, yalan söylemeden, apaçık içimden geldiği, aklımdan geçtiği, elimden çıktığı, gözümün gördüğü gibi yaptım. Buradaki tüm eserler hesaplanmadan, planlanmadan yapıldı ama hepsi içerisinde kendi matematiği olan hikayeler.'' sözleri ile anlatıyor. Akorak'ın desenleri ve fırça kullanım şekliyle aktardığı umut hissinin hakim olduğu sergide, sanatçının bu sergi için özel olarak İstanbul’a getirilen ünlü şahmeran heykeli de yer alıyor.

Dirimart, Fahrelnissa Zeid, “Üç Kişilik Oyun”

Dirimart, 26 Şubat – 5 Nisan 2020 tarihleri arasında Türkiye’de modernizmin önde gelen isimlerinden Fahrelnissa Zeid’in gençliğinde yapmaya başladığı ve 1975’te Amman’a taşındıktan sonra hayatının son döneminde ağırlık verdiği portrelerinden bir seçki sunuyor. Farklı dönemlerini temsil eden bu portreler, izleyiciyi sanatçının yirminci yüzyıla yayılan pratiğini keşfetmeye davet ediyor. Ailesini, yakın dostlarını ve öğrencilerini tasvir ettiği portreler, sanatçının seksen yıl boyunca tuttuğu eskiz defterlerinin sayfalarında belirir. Yoğun olarak portreyle ilgilendiği dönemlerde iki farklı eğilim gözlemlenir: 1960–1972 yılları arasındakiler dokunaklı psikolojik araştırmalar niteliği taşırken, Amman döneminde yaptıkları forma ve renge vurgu yapar, detayları öne çıkarır. Kızı Şirin Devrim’e göre “hayatının en yaratıcı, üretken ve ödüllendirici dönemi”ne denk gelen Amman yıllarında Fahrelnissa, öğrencilerine sanat dersleri verirken kendi pratiğinde portreye ağırlık verir. Yenilikçi, entelektüel enerjisini öğrencilerine akıtır, portreler ise safi “kendisi için” yaptığı resimlerdir. 

İstanbul Modern, Karma Sergi,  “Misafirler: Sanatçılar ve Zanaatkârlar”

Zanaat ustalarıyla çalışmalar yapan 10 sanatçının yapıtları, 26 Şubat – 23 Ağustos 2020 tarihleri arasında “Misafirler: Sanatçılar ve Zanaatkârlar” adlı sergide izleyiciyle bir araya geliyor. Sergi, izleyiciyi İstanbul’un köklü zanaat geçmişini çağdaş bir mercekle düşünmeye davet ediyor. 

İstanbul Modern’in Ekim 2018’de İstanbul Kalkınma Ajansı’nın (İSTKA) desteğiyle başlattığı Uluslararası Misafir Sanatçı Programı, farklı coğrafyalardan 10 sanatçıyı İstanbul’daki zanaatkârlarla birlikte üretim yapmak üzere buluşturdu. İstanbul'un küresel ölçekte tanıtımını ve görünürlüğünü arttırmayı da amaçlayan programa katılan misafir sanatçılar, İstanbul’da ahşap oymadan halı dokumaya, metal sıvamadan yorgancılığa kadar pek çok zanaatın ustasıyla bir araya gelerek üretimlerini gerçekleştirdi. İstanbul’daki zanaatlardan ilham alarak ortaya çıkan üretimlerin yer aldığı sergiyi kaçırmayın.

Sakıp Sabancı Müzesi, Marina Abramovic, “Akış/Flux”

Sabancı Üniversitesi Sakıp Sabancı Müzesi (SSM) ve Akbank Sanat; dünyaca ünlü performans sanatçısı Marina Abramović’in ve kendi kurduğu Marina Abramović Institute’un (MAI) Türkiye’deki ilk sergisine ev sahipliği yapıyor. 31 Ocak – 26 Nisan 2020’de Akbank’ın desteğiyle gerçekleşecek Akış / Flux adlı sergi, Türkiye’de performans sanatının tarihini ziyaretçi için ulaşılabilir ve anlamlı kılmanın yanında performans sanatçılarını destekleme misyonu odağında şekilleniyor. Sergi; Abramović’in performanslarının dokümantasyonlarının yer aldığı kapsamlı bir retrospektifi, açık çağrıya cevap veren ve projeye davet edilen sanatçılarla MAI ortaklığında geliştirilen canlı performansları, sanatçının halka yönelik oluşturduğu egzersizlerin deneyimleneceği Marina Abramović Metodu bölümünü ve Akbank Sanat’ın bağlantılı olarak ev sahipliği yapacağı belgesel gösterimi ile video galeriyi kapsıyor.

Sevil Dolmacı Art Consultancy, Bahadır Yıldız, “Sıcak Kütleler’’

Heykel Sanatçısı Bahadır Yıldız, sekizinci kişisel sergisi “Sıcak Kütleler’’ ile 27 Şubat-21 Mart günleri arasında Sevil Dolmacı Art Consultancy’de sanatseverlerle buluşuyor. Sanatçı, “Sıcak Kütleler’’ isimli 8. kişisel sergisinde izleyiciyi hızlı değişen dünyada insanın algı mekanizmalarında gerçekleşen taşma üzerine düşünmeye davet ediyor. Sevil Dolmacı Art Consultancy’de sanatseverlerin beğenisine sunulacak sergide Bahadır Yıldız, atık otomobil plastiği ve metal malzemeden yaptığı heykellerini, fabrikanın üretim alanında gerçekleştirerek, üretim sürecini performatif, bedensel bir müdahale ile gerçekleştirdi.

UNIQ Expo, Karma Sergi, “Andy Warhol”

Sanatın dahilerini sanat tutkunları ile buluşturan UNIQ Expo, Pop Art'ın öncüsü Andy Warhol’un eserlerini 7 Kasım - 29 Mart tarihleri arasında sanatseverlerle bir araya getiriyor. Begüm Alkoçlar küratörlüğünde düzenlenen sergide Warhol’un yanı sıra yine bu akımın en önemli isimleri arasında olan Keith Haring, Roy Lichtenstein ve James Rosenquist’in Türkiye'de ilk kez sergilenecek orijinal 40 eserleri de yer alıyor. Odeabank'ın ana sponsorluğunda gerçekleştirilecek sergide, sanatçının ikonikleşen Marilyn Monroe, Campbell Soup ve Flowers gibi ünlü eserlerinin de dahil olduğu 90 adet orijinal eseri #SagolWarhol mottosuyla karşımıza çıkıyor. Genç sanatçı kuluçka platformu McArt.ist koordinatörlüğünde Türk Pop Art temsilcilerine de yer verilecek sergide, çeşitli atölye çalışmaları ve sanat sohbetleriyle ziyaretçilere interaktif bir deneyim de sunacak.

Yeme İçme Önerileri: Volkswagen Arena’da sergilenen oyundan/etkinlikten/konserden önce Uniq İstanbul’da bulunan Burger Lab, hamburger çeşitleriyle kaçamak yapmak için pratik bir seçenek olacaktır.

Meşher,  Alexis Gritchenko, “İstanbul Yılları” 

Meşher, “Alexis Gritchenko - İstanbul Yılları” sergisi ile Ukraynalı sanatçının 1919-1921 yılları arasında yaşadığı İstanbul’u konu alan eserlerini izleyici ile buluşturuyor. 7 Şubat - 10 Mayıs 2020 tarihleri arasında gerçekleştirilecek sergi, sanatçının çoğu suluboya olmak üzere, guaş, karakalem, yağlıboya eserlerinden oluşuyor. Gritchenko’nun, İstanbul’u ziyaretinden 100 yıl sonra, sanatçının o dönemde ürettiği 150’den fazla eseri günlüğünün ışığında, ilk kez bu sergi için bir araya getiriliyor.

Salt Beyoğlu, Karma, "bauhaus imaginista: Uzaklarda. İstanbul"

Bauhaus’un kuruluşundan bir yüzyıl sonra gerçekleştirilen bauhaus imaginista, sanat, zanaat, tasarım ve mimarlığı bir araya getirip yeni bir tasarım eğitimi ve üretiminin önünü açan fikirleri Almanya’dan başlayıp tüm dünyaya yayılan okulu yeniden yorumluyor. 3 Nisan 2020 tarihine kadar Salt Beyoğlu’nda ziyaret edilebilecek bauhaus imaginista’nın Bauhaus’la ilişkili dört üretime dayanan sergi bölümleri; 1919’da yayımlanan Bauhaus Manifesto’ya referans yapan Corresponding With [Karşılıklı Yazışmalar], çıkış noktası Paul Klee’nin 1927’den bir çizimi olan Learning From [Alınan Dersler], Marcel Breuer’in 1926’da yaptığı bir kolajından ilham alan Moving Away [Uzaklarda] ve Kurt Schwerdtfeger’in 1922 tarihli Reflektorische Farblichtspiele [Renk-Işık Oyunu Yansıması] işine gönderme yapan Still Undead [Hâlâ Yaşayan Ölü]’den oluşuyor. Ayrıca konuya dair bir dizi yayın, panel ve sempozyumdan oluşan uluslararası araştırma projesi, Moving Away [Uzaklarda] bölümüyle SALT Beyoğlu’nda sunuluyor. Üç yılı aşkın bir sürede tamamlanan Uzaklarda, Bauhaus tasarım tartışmalarının 20. yüzyılın ilk yarısında Sovyetler Birliği, Hindistan, Çin, Tayvan, Kuzey Kore ve Nijerya gibi farklı coğrafyalarda nasıl şekillendiğini inceliyor. Bauhaus okulunun farklı siyasi ve kültürel bağlamlarda uğradığı değişimin anlatılgığı bu bölümde, bauhaus imaginista incelemelerinin derlendiği “Toplu Araştırmalar” ile “Türkiye Tasarım Eğitiminden Örnekler” de yer alıyor. 

Arter, Cevdet Erek, “Bergama Stereotip”

Arter, 2020 yılında da sergiler, etkinlikler, öğrenme ve yayınlardan oluşan çokdisiplinli bir programlara devam ediyor. Galeri, 27 Şubat – 9 Ağustos tarihleri arasında Cevdet Erek’in eserine ev sahipliği yapıyor. Cevdet Erek’in Arter’deki galeri mekânına özel olarak tasarladığı bu yapıt, Büyük Bergama Sunağı’nı ve serüvenini yeniden yorumlayarak sesli bir mimari oluşturuyor. Bu mekâna özgü yerleştirme, halen Berlin’deki Hamburger Bahnhof Müzesi’nde sergilenmekte olan Bergama Stereo isimli yapıtın bir varyasyonu niteliğini taşıyor.

Yeme İçme Önerileri: Soho House'ların meşhur ve herkese açık olan restoranı Cecconi's, seçkin İtalyan lezzetleri ve harika kokteylleri ile keyifli bir alternatif.

Anna Laudel, Bilal Hakan Karakaya, “Alem-i Mülk” 

Kullandığı farklı malzemeler ile geleneksel heykel sanatının sınırlarını zorlayan Bilal Hakan Karakaya’nın yakın dönem ve yeni işlerinden oluşan kişisel sergisi, Alem-i Mülk başlığı altında 30 Ocak - 8 Mart 2020 tarihleri arasında Anna Laudel’in İstanbul’daki galerisinde sanatseverlerle buluşuyor. Reçine, endüstriyel-doğal atık gibi malzemelerin kullanım şeklini değiştirerek yeniden üretim sürecine sokan Karakaya’nın bu yaklaşımı, sanat anlayışını farklılaştıran en önemli etken. Eserlerinde modern yaşamın içerisinde sıkışmış bireyleri işleyen Karakaya’nın figürleri kapitalist sistemin altında ezilen modern bireyin yabancılaşmasını anlatırken, hayatın kendisinden besleniyor. Malzemeyle arasına mesafe koymamak adına eldiven gibi heykelin doğasına aykırı her türlü koruyucu maddeden uzak duran sanatçının eserleri, üç katlı galeri mekanının her katında Dante’nin İlahi Komedyası’ndaki farklı bir hikayeyi anlatıyor. Galeri mekanını adeta bir sahneye çeviren Karakaya, heykelin alışıgelmiş statik yapısını ters yüz ediyor ve yükselme eğilimini tersine uyguluyor; bu şekilde yükseldikçe incelmesi gereken yapılar, giderek kalınlaşıp ve genişliyor.

Evin Sanat Galerisi, Cansen Ercan, “Kişisel Sergi”

İlk kişisel sergisini 1989’da Urart Sanat Galerisi’nde açan Cansen Ercan’ın yeni kişisel sergisi, 24 Mart - 1 Nisan 2020 tarihleri arasında Evin Sanat Galerisi’nde sanatseverlerle buluşuyor. “Bir ressamın gözlemlerini biriktirme biçimi diğerlerinden farklıdır; ayıklayarak, ekleyerek, çoğaltarak, yeniden düzenleyerek biriktirir ve bir malzeme haline getirir. Bu birikim resimsel, plastik unsurların çevrelediği yüzey üzerinde resim halini alır. Bütün hesaplaşmam bahsettiğim bu resimsellik içinde ortaya koyduğum problemlerde ve o problemleri çözerken sunduğum önermelerdedir. Bu anlamda malzeme dile hizmet eder. Plastik değerlerin dışında edebiyata, şiire temel oluşturabilecek unsurları benim işlerimde aramak yanlış olur. Tercihim, izleyiciyle resmin kendi elemanları ve plastik değerler üzerinden ilişki kurulmasından yanadır.” cümleleriyle resme yaklaşımını açıklayan sanatçı, eserlerinde hikayesel/tematik unsurları gizli tutup izleyenlere eserleri özgürce yorumlama olanağı sunuyor. Ercan’ın geniş bir gri skalasını önemli bir dil unsuru olarak kullandığı sergide sanatçının peyzajları, portreleri ve figürlü kompozisyonları yer alıyor.

Art50.net ve Swissôtel The Bosphorus, Karma Sergi, ‘’İçimdeki Tanrıça’’

Art50.net ve Swissôtel The Bosphorus, İstanbul işbirliğiyle hazırlanan ‘’İçimdeki Tanrıça’’ sergisi 10 Mart – 10 Haziran 2020 tarihleri arasında sanatseverlerle buluşuyor. İpek Yeğinsü küratörlüğündeki sergide Baysan Yüksel, Bengisu Bayrak, Ece Gauer, Leyla Emadi, Merve Dündar ve Müge Ceyhan’ın kadının yaratıcılığına, dayanıklılığına, toplumsal yaşama kattığı ve katabileceği zenginliklere odaklanan eserleri yer alıyor. Altı kadın sanatçının eserlerinin yer aldığı sergi, kadının potansiyelini açığa çıkarmanın daha eşit ve mutlu bir dünya yaratmak adına sahip olduğu önemi vurguluyor. İçimdeki Tanrıça sergisi, aynı zamanda Art50.net’in kadın sanatçıların farkındalığının kazanımı ile ilgili çalışmaları desteklemek için yıl boyunca gerçekleştireceği etkinlikler serisinin ilki olma özelliğini taşıyor.

Capitol, “Duyuların Uyanışı”

Capitol, 4 başarılı sanatçının izinde çoğulcu ve bütünsel sanat anlayışını “Duyuların Uyanışı” sergileri ile alışılmışın ötesine taşıyor. Dünyanın farklı yerlerindeki farklı suretlerden, başarılı kadınların hikayelerine, teknoloji ve sanatın yarı gerçekliğinden mutluluğun rotasına kadar farklı duyuları uyandıran sergi serisi Capitol’de bir araya geliyor. İlki 12 Şubat Çarşamba günü Dilan Bozyel “ Paris – Beyrut: Mutluluk Hattı” sergisi ile başlayan “Duyuların Uyanışı” sergisi, 4 Mart’ta Simay Bülbül’ ün “Kapıları Aralayan Kadınlar” ı mercek altına alıyor. Mustafa Seven, Nisan ayı boyunca “Dünyanın Suretleri”  sergisi ile sanatseverleri farklı duygulara taşıyor. Mayıs ayı ise Işık Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Öğretim Üyesi Banu İnanç Uyan Dur’ un teknolojiyi sanatla birleştiren “Yarı Gerçeklik” sergisini kapsıyor. 

7- 31 Mart arasında görebileceğiniz Simay Bülbül’ün “Kapıları Aralayan Kadınlar” sergisini kaçırmayın!

Adas, Ani Çelik Arevyan, “Işık Etüdü”

Ani Çelik Arevyan’ın yeni kişisel sergisi “Işık Etüdü”, sanatçının ışık ve natürmort geleneğini Barok bir anlayışla ele aldığı ölü-doğa fotoğraflarından oluşuyor. 23 Şubat – 12 Nisan 2020 arasında ziyaret edilebilecek sergideki fotoğraflar, ön plandaki ışık unsuru ve gelenekle hesaplaşma hali ile dikkat çekiyor. Işığı vurgulayarak ve ışıkla yaratılan derinlikte soyutlamayı andıran nesnelerin yer aldığı fotoğraflar, bu nesnelerin hacimsel özellikleri ve insani duruşları ile ölümsüzlüğü hatırlatıyor.  Işıkla oluşan kompozisyonları bir araya getiren dört bölümden oluşan sergide boşlukta asılmış gibi duran figürler, kimi zaman heykelsi, kimi zaman ise kaligrafik bir bütünlükle süreklilik sağlıyor. Oluşturduğu heykelsi çiçek formları ile natüralist yaklaşımını gösteren Arevyan’ın çalışmalarında kavramsal bir yaklaşım da dikkat çekiyor. Sanatçının klasik natürmort geleneğine dijital bir boyut ve çağdaş bir yorum getirdiği sergi, Rönesans dönemine de atıfta bulunuyor ve natürmortun zaman içindeki yolculuğunu izlememize olanak sağlıyor.

Galeri Diani, Reha Yalnızcık, “Seyahatnameden- Yolculuklardan Çeşitli Tadlar, Pullar ve Kartpostallar”

40. Sanat Yılını, 7 Mart– 24 Mart 2020 tarihleri arasında Galeri Diani’de kutlayan sanatçı Reha Yalnızcık, “Seyahatnameden- Yolculuklardan Çeşitli Tadlar, Pullar ve Kartpostallar” temalı sergisi ile sanatseverlerle buluşuyor. Sergide, düşünce dünyasında çıktığı yolculukların uğrak yerlerinden farklı farklı noktalara bakışlar, çeşitli tadlar, pullar ve kartpostallar yer alıyor. Kendine has tarzı ile dikkatleri üzerine çeken ressam Reha Yalnızcık’ın sergisini kaçırmayın.

Joel Sartore, “National Geographic: Photo Ark”

      

National Geographic tarafından düzenlenen ve bugüne kadar dünyanın dört bir tarafında 40 milyonun üzerinde ziyaretçi ile  buluşan Photo Ark, Samsung The Frame’in katkılarıyla Türkiye’de ilk kez doğa ve fotoğraf tutkunlarıyla buluşuyor. Vahşi hayatı ve yaşam alanlarını etkileyen konulara dair farkındalığı yükseltmeyi amaçlayan seri, fotoğrafçı Joel Sartore’nin birçok farklı türden hayvanı, vahşi yaşam koruma alanlarında ve stüdyo kalitesinde çektiği nefes kesen fotoğraflarından oluşuyor. Biyoçeşitliliğin bir arşivi niteliği taşıyan bu etkileyici fotoğrafları, 15 Nisan’a kadar Sıraevler No:55 Akaretler, Beşiktaş adresinde görmek mümkün. Ayrıca, sergide The Frame’e özel olarak ayrılan alanda yer alan uygun ölçekli fotoğraflar, The Frame’in sanat modu özelliğiyle sergileniyor ve sergi alanını ziyaretçiler için sanatsal bir deneyime çeviriyor.

Evin Sanat Galerisi, Cansen Ercan

Evin Sanat Galerisi 24 Mart – 21 Nisan 2020 tarihleri arasında Cansen Ercan’ın kişisel sergisine ev sahipliği yapıyor. “Bir ressamın gözlemlerini biriktirme biçimi diğerlerinden farklıdır; ayıklayarak, ekleyerek, çoğaltarak, yeniden düzenleyerek biriktirir ve bir malzeme haline getirir. Bu birikim resimsel, plastik unsurların çevrelediği yüzey üzerinde resim halini alır. Bütün hesaplaşmam bahsettiğim bu resimsellik içinde ortaya koyduğum problemlerde ve o problemleri çözerken sunduğum önermelerdedir. Bu anlamda malzeme dile hizmet eder. Plastik değerlerin dışında edebiyata, şiire temel oluşturabilecek unsurları benim işlerimde aramak yanlış olur. Tercihim, izleyiciyle resmin kendi elemanları ve plastik değerler üzerinden ilişki kurulmasından yanadır.” cümleleriyle resme yaklaşımını açıklayan sanatçı, yeni çalışmalarıyla sanatseverle buluşuyor.

Yapı Kredi Kültür Sanat, “Bir Zamanlar Toroslar’da: Sagalassos”

Bir Zamanlar Toroslar’da: Sagalassos sergisi, Beyoğlu’nda bulunan Yapı Kredi Kültür Sanat binasında sizleri bekliyor. 28 Mayıs 2020 tarihine kadar ziyaret edilebilecek olan sergi, Türkiye’de son yıllarda hazırlanan en kapsamlı arkeoloji projesi... Yapı Kredi Kültür Sanat’ın Beyoğlu’nda bulunan binasının üç katına yayılan “Bir Zamanlar Toroslar’da: Sagalassos”, Torosların güney yamacında kurulu Sagalassos antik kentini ve Pisidia Bölgesi’nin tarihini ziyaretçileriyle buluşturuyor. 

Evliyagil Dolapdere, Nilhan Sesalan, “Ferah Feza”

Evliyagil Dolapdere, Nilhan Sesalan’nın “Ferah Feza” solo sergisini 6 Nisan 2020 tarihine kadar ağırlıyor. Beral Madra küratörlüğünde gerçekleşen Nilhan Sesalan’ın solo sergisinde sanatçının geniş üretim yelpazesini, yeni üretimleriyle beraber gözler önüne seriyor. Nilhan Sesalan’ın yapıtlarında giderek daha dolaylı bir hal alan günlük hayat katmanında, her şeyi “olduğu” gibi algılama çabasıyla birlikte arkeoloji, mimari ve doğa referanslarının üst düzey analitik okumalarına da tanıklık ediyorsunuz.

Capitol, Karma, “Duyuların Uyanışı” 

Capitol’ün, 4 başarılı sanatçı ile düzenlediği “Duyuların Uyanışı” Sergisi 12 Şubat – 27 Mayıs arasında sanatseverlerle buluşuyor. Dünyanın farklı yerlerindeki farklı suretlerden, başarılı kadınların hikayelerine, teknoloji ve sanatın yarı gerçekliğinden mutluluğun rotasına kadar farklı duyuları uyandıran sergide sırasıyla Dilan Bozyel, Simay Bülbül, Mustafa Seven ve Banu İnanç Uyan Dur’un işleri görülebiliyor. Mustafa Seven’in “Dünyanın Suretleri” başlıklı sergisinde yer alan fotoğrafların isimsiz kahramanları aracılığıyla sunduğu tanıdık hikayeler; kimlik, ırk, dil ve din kavramlarını soyutlaştırıyor ve bu insanlarla “uzak/yakın akraba” oldukları gerçeğini izleyicilerin yüzüne vuruyor. Yaşayacağı şehri, yaşamak istediği şehirleri fotoğraflayarak bulmaya çalışan Dilan Bozyel’in sergide anlattığı hikaye yaşadığında mutlu olacağına inandığı iki şehirde geçiyor; Paris ve Beyrut. Düşünceleriyle öncülük etmiş, dünyamızı değiştiren, karşılaştıkları zorlukların durduramadığı, her biri kendi alanında farklılık yaratan efsane kadınların portrelerinden oluşan, “Kapıları Aralayan Kadınlar” isimli sergisiyle sanatseverlerle buluşacak olan Simay Bülbül, sergi ile eşzamanlı olarak pop- up mağaza da açıyor. Işık Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Öğretim Üyesi Banu İnanç Uyan Dur’ un sergisi “Yarı Gerçeklik”  ise teknolojiyi sanatla birleştiriyor. 

“Duyuların Uyanışı”  Sergi Takvimi

12 Şubat - 4 Mart Dilan Bozyel:  Paris- Beyrut Mutluluk Hattı

7 - 31 Mart Simay Bülbül- Kapıları Aralayan Kadınlar

3 – 27 Nisan Mustafa Seven: Dünyanın Suretleri

4 – 27 Mayıs Banu İnanç Uyan Dur: Yarı Gerçeklik

Galeri 5, Karma, “Homeostasis”

Küratörlüğünü Naz Beşcan’ın üstlendiği “Homeostasis” Sergisi; Luna Ece Bal, Patricia Domínguez, Serra Duran Paralı ve Melike Koçak’ın çalışmaları üzerinden Galeri 5 mekanını hayali bir şifa alanına dönüştürüyor. 3 Şubat – 24 Nisan 2020 tarihleri arasında  Galeri 5’te ziyaret edilebilecek sergi, bir bütünün dış etkenlere rağmen iç dengesini sağlama mücadelesini konu alıyor. Serginin ismi ise, bir varlığın veya oluşumun özünden kopmamak adına kendini anlık iyileştirmesi olarak tanımlanabilecek olan “homeostazi” teriminden geliyor. Galerinin yer aldığı plaza binasının, hareketli semtin ve İstanbul gibi bir şehrin neden olabileceği iç dengesizlikleri araştıran sergideki işler, çoğumuzun deneyimlediği, iç dengemizin bozulduğu anları bazen eleştirel olarak öne çıkarırken, bazense birer şifa anı olarak kutsuyor.

Yapı Kredi Bomontiada, Ebru Ceylan, “Konuşan Resimler – Bu Toprakların Ozanları”

#BağımızVar sponsorluğunda gerçekleşen “Konuşan Resimler – Bu Toprakların Ozanları” sergisinde, bu toprakların unutulmaz ozanlarının öyküleri, resim, sesli metin ve müzikle günümüze taşınıyor. Sergi, 22 Şubat - 1 Mart tarihleri arasında Yapı Kredi Bomontiada 4. katta gerçekleşiyor. “Konuşan Resimler – Bu Toprakların Ozanları” sergisi Neyzen, Erkan Oğur, Aşık Veysel, Neşet Ertaş, Pir Sultan Abdal, Aşık Mahzuni Şerif, Yunus Emre, Karacaoğlan, Dadaloğlu, Nesimi gibi bu toprakların ölümsüz ozanlarını konu alıyor. Sergi kapsamında, kolektif hafızamızda yer etmiş bu ozanların her biri için sanatçı Ebru Ceylan tarafından resim yapılıyor ve özel bir metin hazırlanıyor. Sergide resimlerin yanında yer alacak QR kod kullanılarak dinlenebilecek bu metinleri Selma Ergeç, Deniz Çakır, İrem Helvacıoğlu, Jülide Ateş, Başak Daşman, Birce Akalay, Selen Öztürk gibi isimler seslendiriyor.

Galery 77, Mesut Karakış, “Serial Beauty”

Alışılmışın dışında bir bakış açısıyla soyut resmi klasik sınırlarından ileri taşıyan yaratıcı sanatçılar arasında yer alan Mesut Karakış’ın yeni solo sergisi “Serial Beauty”, 6 Şubat - 14 Mart tarihleri arasında Galery 77’de sanatseverler ile buluşuyor. Sanatsal unsurlar,  formlar ve renklere büyük önem veren sanatçının eserlerinin komposizyonu, resmin içsel yapısına odaklanarak azami estetik ve görsel etkiyi amaçlıyor. “Ne gördüğün ne gördüğündür” prensibine sadık kalan sanatçı, bir hikaye anlatmak yerine resmin gerçek ve özgül varlığını yansıtmayı öncelik olarak görüyor. Karakış’ın önceki çalışmaları genellikle organik deformasyon ve dışavurumların şiirsel yollarıyla karakterize edilirken, yeni eserleri geometrik şekiller, çizgilerden oluşan dinamik matrisler, ince formlar, karmaşık dokular ve canlı renkleri ile dikkat çekiyor.  

SIGNS, Karma Sergi, “When You Touch About Me, I Think Myself”

Yeni bir sanat platformu olan SIGNS, When You Touch About Me, I Think Myself başlıklı ikinci grup sergisi ile sanatseverler ile buluşuyor. 3 Şubat- 30 Nisan 2020 tarihleri arasında görülebilecek sergide; Anish Kapoor, Amie Dicke, Asger Carlsen, Ayşe Erkmen, Burhan Kum, Cevdet Erek, Dan Stockholm, Elena Manferdini, Ergin Çavuşoğlu, Erol Akyavaş, Fischli/Weiss, Francis Alÿs, Hera Büyüktaşçıyan, Ibrahim Karakütük, Inci Furni, Joan Jonas, Malvina Panagiotidi, Martina Corà, Mehtap Baydu, Necla Rüzgar, Thomas Demand, Thomas Ruff ve Yusuf Sevinçli’nin eserleri yer alıyor. İlkel ve sınırlanması zor olan dokunma duyusu üzerine düşüncelerden alınan ilhamla bir araya getirilen eserler, dokunma ve düşünmeye dair bir iç içe geçme öneriyor. “Ten, dokunmanın organı mıdır yoksa dokunmanın gerçekleşmesi için yalnızca bir vasıta mıdır?” sorusunu soran sergi, çok daha içeride bir yerde konumlanmış olan dokunmanın asıl organının ne olduğunu tartışıyor.

İstanbul Araştırmaları Enstitüsü, “Hafıza-i Beşer: Osmanlı Yazmalarından Hikâyeler”

İstanbul Araştırmaları Enstitüsü, Osmanlı elyazmaları aracılığıyla ziyaretçileri metinler, objeler ve zamanlar arasında bir yolculuğa davet ediyor. Enstitü’nün zengin koleksiyonundan yapılan bir seçkiyle oluşturulan “Hafıza-i Beşer: Osmanlı Yazmalarından Hikâyeler” sergisi, Latin alfabesine geçişten 90, imparatorluğun çöküşünden 100 ve matbaanın yaygınlaşmasından neredeyse 200 yıl sonra, zaman içinde dönüşen Osmanlı elyazması kültürünü yeniden gündeme taşıyor ve bu çok katmanlı kültürel mirasın dinamiklerini tartışmaya açıyor. 18 Ekim’de açılan sergi 25 Temmuz 2020’ye kadar ziyaret edilebilir.

SANATORIUM, Berkay Tuncay, “İnsan tuhaf, ne hoyrat, ne şaheser ve nasıl ilkel hayret” 

SANATORIUM, Berkay Tuncay’ın “İnsan tuhaf, ne hoyrat, ne şaheser ve nasıl ilkel hayret” başlıklı kişisel sergisine ev sahipliği yapıyor. İnternet kültürünü tarihsel bağlantılar üzerinden okuyan ve 21. yüzyılın kapitalist, dijital ve absürt özelliklerini mercek altına alan sanatçı, popüler kültürün dijitalleşme sebebiyle geçirdiği dönüşümü ve kültürlerarası bağlantılar yaratmaktaki yeni rolüne odaklanıyor. İsmini Hande Yener’in sözleri Sezen Aksu tarafından yazılan “Kibir” isimli şarkısından alan sergide, yüzyıllar öncesi ile bugün arasında bir köprü kuruluyor ve güncel konular tarihsel sürekliliğin altı çizilerek ele alınıyor.

Bonus

Narmanlı Sanat, Modern Sanat Nasıl Okunur? 

Narmanlı Sanat, günümüz modern sanatını anlamak için 19. yüzyıldan başlayan ve bugüne uzanan bir yolculuğa davet ediyor. Seda Yavuz ile Modern Sanat Nasıl Okunur? derslerinde Maurizio Cattelan’ın çok konuşulan “Muz”unu çözümlemeye yarayacak temel taşları oluşturuluyor. Bunun için 19. yüzyılda fotoğraf makinasının sanat tarihine verdiği yönden başlayarak dönemin Paris’ine, empresyonistlere ve resmin yeni kurgulanma şekline odaklanılıyor ve ilk hafta “Modernizm ve Baudelaire’in Paris’i” başlığı altında merceğe alınıyor. İkinci hafta ise; dadaizm ve sürrealizm akımlarının ortaya çıktığı I. Dünya Savaşı’ndan soyut dışavurumculara uzanan, Marcel Duchamp, Man Ray, Salvador Dali, André Breton, Jackson Pollock gibi sanatçıların işleriyle “Sanat Bir Oyun mudur?” sorusuna yanıt aranıyor. 4 hafta sürecek Seda Yavuz ile Modern Sanat Nasıl Okunur? 5 Mart-26 Mart Perşembe günleri 19.00-21.00 saatleri arasında… Kaçırmayın!

E-Bülten Üyeliği
X
SÖZLEŞME

Bu internet sitesine girilmesi veya mobil uygulamanın kullanılması sitenin ya da sitedeki bilgilerin ve diğer verilerin programların vs. kullanılması sebebiyle, sözleşmenin ihlali, haksız fiil, ya da başkaca sebeplere binaen, doğabilecek doğrudan ya da dolaylı hiçbir zararlardan ÖZGÜ İLETİŞİM PAZARLAMA DANIŞMANLIK TANITIM VE E-TİCARET HİZ. ('OGGUSTO') nun sorumluluğunun olmadığını, tarafımdan internet sitesinde E-Bültene üye olmak için veya başkaca bir sebeple verdiğim kişisel verileri, özellikle de isim, adres, telefon numarası, e-posta adresi, banka bilgisi, yaş ve cinsiyetle ilgili benzeri bilgileri kendi rızam ile paylaştığımı, ÖZGÜ İLETİŞİM PAZARLAMA DANIŞMANLIK TANITIM VE E-TİCARET HİZ. ('OGGUSTO') nun nin bu bilgileri kullanmasına muvafakat ettiğimi, bu bilgilerin 3.gerçek ve/veya tüzel kişilerin eline geçmesi ve bu şekilde olumsuz yönde kullanılması halinde ve/veya bu bilgilerin başkaca kişiler ile paylaşılması halinde ÖZGÜ İLETİŞİM PAZARLAMA DANIŞMANLIK TANITIM VE E-TİCARET HİZ. ('OGGUSTO') nun sorumluluğunun olmadığını gayri kabili rücu, kabul, beyan ve taahhüt ederim.