• Arama

Koronavirüs Sonrası Çalışma Hayatı Nasıl Değişecek?

Küresel sağlık krizi “Covid-19 salgının” çalışma hayatını sürüklediği değişim ve getirdiği yenilikler neler? Çalışan ve iş verenleri çalışma hayatında bekleyen “yeni normal” yazının devamında.

Kısa sürede pandemiye dönüşerek küresel bir sağlık krizine haline gelen Covid-19 salgını, sadece birkaç ay içinde tüm dünyada insanların günlük hayatında büyük değişikliklere sebep oldu. Eğitimden sosyal yaşantıya kadar her bir alanı etkisi altına alan Covid-19 salgının, en fazla etki yarattığı ve soru işareti oluşturduğu alanlardan biri ekonomi ve dolayısıyla bu dönemde çalışma hayatı mercek altında. Yalnızca bir sağlık krizi olmanın çok daha ötesine geçen Covid-19 salgınının, Büyük Buhran’dan sonraki en büyük küresel durgunluğa sebep olması en büyük çekincelerden biri. Bu noktada, pandeminin şimdiye kadar verdiği hasar ve daha ne kadar süreceği doğrultusunda iş hayatı için alınan önlemler; yılın ilk çeyreğinden itibaren kısa vadede bir mücadeleyken, uzun vadede değişimi ve yenilikleri beraberinde getirecek. Peki tüm dünyanın geleceğinde büyük değişiklere sebep olan Covid-19 salgını iş hayatını nasıl değiştirecek?

Uzaktan Çalışmanın Yaygınlaşması

Uzaktan çalışma, evden çalışma veya Home Office; hepsi içinde bulunduğumuz dönemde pek çok kişinin çalışma şartlarını tanımlayan kavramlar. Salgın dönemine kadar tercihler üzerine kurulu bir çalışma stili olan “Home Office” kavramı, koronavirüsün sebep olduğu Covid-19 salgınıyla pek çok sektörde çalışma hayatının merkezine oturan bir zorunluluk haline geldi. Türkiye’de ilk vakaların görülmeye başladığı andan itibaren getirilen sosyal mesafe, izolasyon ve karantina gibi kurallar sebebiyle “Evden Çalışma”, bu uygulamaya uygun olan sektörlerdeki pek çok iş veren ve çalışanın artık iş hayatına adapte ettiği bir kavram. Dolayısıyla birincil faaliyeti bilgisayar ve telefon gibi dijital ortam ve platformlar üzerinde olanlar için evden çalışma daha da yaygınlaşabilir. Fakat sektörel olarak iş hayatındaki rolü maddi varlıklar ve fiziksel etkileşim üzerine olan çalışanları, iş profilinde değişikliğe kadar varan farklı çözümler bekliyor.

Dijital İşgücünde Artış

Uzaktan çalışma her ne kadar pek çok sektörde merkezine oturarak çalışma hayatına adapte edilen bir kavram olsa da herkes için durum aynı değil. Salgın öncesinde de gerekli dijital altyapıyı sağlayıp ortalama bir süreyi “Home Office” çalışarak rutine oturtan şirketler, bu uygulamayı daha önce getirmeyenlere kıyasla çok daha hızlı, verimli ve uzun vadede çözüme odaklı sonuçlar aldı. Fakat çalışanlarına bu altyapıyı sağlayan şirketler gibi bu şirketlerin müşterileri, tedarikçileri ve iş ortakları başta olmak üzere; işe dahil olan her bir kol ve paydaşın da bu altyapı konusunda aynı imkan ve kabiliyete sahip olması çalışma hayatında çok büyük önem taşıyor. Dolayısıyla şirketten çalışana, tedarikçiden müşteriye kadar bütün paydaşların dijital işgücüne ayak uydurabilecek ve katkı sağlayabilecek nitelikte olması hayati önem taşıyor. Üstelik dijital iş gücüne yapılan yatırım yalnızca içinde bulunduğumuz salgın dönemi gibi bir kriz anında meydana gelen baskıyı hafifletmekle kalmıyor, normal şartlarda yaşanan hastalık, rahatsızlık ve iş hayatında meydana gelen diğer aksaklıklar karşısında da minimum devamsızlıkla maksimum verim sağlama imkanı veriyor. Dolayısıyla hali hazırda pek çok görev üstelenen yapay zekanın, çalışma hayatındaki karmaşık süreçlerde daha fazla rol üstleneceği önümüzdeki dönemde; başta şirketler olmak üzere çalışma hayatına dahil olan tüm paydaşların iletişim araçlarına ve teknolojiye yapacağı yatırımlar onları her durumda öne çıkaracaktır.

Siber Güvenlik Şartlarında İyileştirme

Uzaktan çalışmanın ani artış göstermesi, uzaktan çalışmanın daha iyi yönetilmesi ve çalışmaların risk yaratmayacak şekilde koruma altına alınması anlamına geliyor. Dolayısıyla bazı sektörlerde uzaktan çalışma şartlarıyla uyum sorunu yaşanmasının en temel sebeplerinden biri siber risk. Birincil faaliyeti dijital ortamda olan sektörler ile resmi yazılı-basılı belgelerin dijital ortamlar üzerinden yürütülerek devam edilebileceği meslek grupları için siber güvenlik büyük önem arz ediyor. Bu anlamda sistem, ağ ve veri güvenliği üzerinde meydana gelebilecek olası risklerin önüne geçebilmek için, Telekom ve sistem altyapılarında iyileştirme adına atılması gereken adımlar var. Sonuç olarak siber güvenlik, verilerin korunması konusunda meydana gelebilecek riskler sebebiyle uzaktan çalışma uygulamasını getiremeyen meslek gruplarının sık sık gündemine gelecek bir ana başlık. Fakat gerekli güvenlik protokolleri uygulanıp güvenli altyapı sağlandığında uzaktan çalışma uygulamasını hayata geçirebilecek şirket ve işverenlerin sayısında artış olacaktır.

Ofis Hayatında ve Güven Dinamiklerinde Değişim

Ofis tipi çalışmaların çoğu teknolojiyle programlanarak uzaktan yürütülmeye uygun. Fakat bu salgına kadar işverenlerin uzaktan çalışmanın çalışma günlerine, raporlamalara, iş akışına ve hedeflere etkilerini titizlikle test etme fırsatı yoktu. Dolayısıyla Covid-19 salgını sebebiyle bir zorunluluk halini alan karantina sürecinde, geride bırakılanlardan biri de ofiste geçen standart 09.00-17.00 çalışma saatleri oldu. Bu durum içinde bulunduğumuz dönemin çalışma hayatına sunduğu bir çözümmüş gibi görünse de bu süreçte uzaktan da başarılı bir şekilde çalışan çalışanlar ve yönetilen işler sayesinde, işverenler çalışma saatleri ile çalışma ortamları konusunda uzun vadede esneklik sağlayabilecek. Aynı zamanda bu esneklik, güven dinamiklerini değiştirebilir ve işveren ile çalışanlar arasında daha fazla güven ve saygı köprüsü kuran bir norm halini alabilir.

Diğer yandan; tüm dünya evden çalışamaz, dolayısıyla ofis planlarını belirgin değişiklikler bekliyor. Açık kat planları, bazı sağlık durumlarında kullanılabilecek kabinler ve sosyal mesafeyi koruyacak yeni çözümler bunlardan bazıları. Daha fazla insanın uzaktan çalışmaya başlamasıyla işgücünün tamamını tek bir merkezde toplamak yerine, bölgesel merkezler kuran veya ortak çalışma alanlarına erişim sağlayan şirketler yine olacak. Fakat bu durumda böyle bir bütçeye sahip olmak, statü belirten bir dinamik halini alabilir ve bu çalışanlar için ofiste çalışmak bir statü sembolü haline gelebilir.

Mobilitenin Evrimleşmesi

Çalışma hayatında özellikle Y ve Z kuşağı için gerek meslek seçiminde gerekse şirket seçiminde belirleyici bir unsur olan mobilite, kısa bir süre öncesine kadar büyük bir motivasyon kaynağıyken, salgın döneminde tercihleri tam tersine çevirmeye zorluyor. Küreselleşmeyle birlikte çalışanların yanı sıra şirketlerin de tüm planlamalarına dahil olduğu için mobilite çalışma hayatında büyük önem taşıyor. Fakat Covid-19 salgının yayılım hızı ve sebep olduğu can kayıpları, hem şirketlerin hem de çalışanların mobilite planlamalarını değişikliğe sürüklemiş durumda. Dolayısıyla yeni şehirlerde ve yeni ülkelerde, farklı rolleri ve iş tanımlarını beraberinde getiren mobilitenin kısa bir süre öncesine kadar revaçta olduğu meslek gruplarına önümüzdeki dönemde eğilim azalabilir. Bunun bir sonucu olarak, geleceğin iş ve çalışma planlamalarında mobilitenin bir bölgede/ülkede bulunma ve sık sık seyahat etme gereksiniminden, herhangi bir yerde uzaktan ve izole bir şekilde çalışma ihtiyaçlarını karşılamaya evrilmesi söz konusu olacaktır.

Yoğun Görüntülü Görüşmelere ve İşvereniniz Tarafından İzlenmeye Alışın

Salgın döneminde şirketlerin Home Office uygulamasına geçtiği ilk günden beri görüntülü görüşme ve konferanslar her zamankinden daha popüler hale geldi. Microsoft Teams ve Zoom gibi pek çok dijital araç hem ofis toplantılarının hem de iş seyahatinin imkansız hale gelmesiyle yurtdışı görüşmelerini yürütme konusunda hayat kurtarıcı nitelikte. Öyle ki, bu salgın dönemi pek çok görüşme için fiziksel olarak bir konferans salonunda bulunmanın ya da şehir dışı/yurtdışı seyahatlerin her durumda zorunlu olmadığını iş dünyasına ispatladı. Dolayısıyla bu video görüşmeler ve konferanslar salgın sonrasında bile hem yaşam tarzındaki yeni normal hem de pratikliği sayesinde yoğunluğunu sürdürecek gibi görünüyor. Diğer yandan evden çalışmanın yaygınlaşması, çalışanların üretkenlikleri ile orantılı performans ölçümlemeleri, değerlendirme ve takip gibi pek çok unsurdan dolayı işvereni tarafından izlenebileceği anlamına geliyor.

E-Bülten Üyeliği
X
SÖZLEŞME

Bu internet sitesine girilmesi veya mobil uygulamanın kullanılması sitenin ya da sitedeki bilgilerin ve diğer verilerin programların vs. kullanılması sebebiyle, sözleşmenin ihlali, haksız fiil, ya da başkaca sebeplere binaen, doğabilecek doğrudan ya da dolaylı hiçbir zararlardan ÖZGÜ İLETİŞİM PAZARLAMA DANIŞMANLIK TANITIM VE E-TİCARET HİZ. ('OGGUSTO') nun sorumluluğunun olmadığını, tarafımdan internet sitesinde E-Bültene üye olmak için veya başkaca bir sebeple verdiğim kişisel verileri, özellikle de isim, adres, telefon numarası, e-posta adresi, banka bilgisi, yaş ve cinsiyetle ilgili benzeri bilgileri kendi rızam ile paylaştığımı, ÖZGÜ İLETİŞİM PAZARLAMA DANIŞMANLIK TANITIM VE E-TİCARET HİZ. ('OGGUSTO') nun nin bu bilgileri kullanmasına muvafakat ettiğimi, bu bilgilerin 3.gerçek ve/veya tüzel kişilerin eline geçmesi ve bu şekilde olumsuz yönde kullanılması halinde ve/veya bu bilgilerin başkaca kişiler ile paylaşılması halinde ÖZGÜ İLETİŞİM PAZARLAMA DANIŞMANLIK TANITIM VE E-TİCARET HİZ. ('OGGUSTO') nun sorumluluğunun olmadığını gayri kabili rücu, kabul, beyan ve taahhüt ederim.