Münih’in En İyileri

Bavyara İmparatorluğu’na hizmet eden mücevher markası Hemmerle’nin 4. kuşak temsilcisi olan Stefan ve Sylveli Hemmerle’nin oğlu Christian Hemmerle, ebeveynlerinin yanı sıra karısı Yasmin ile beraber markayı yönetiyor. ¨Her bir parçamız büyük bir kalite ve zanaatkarlıkla üretiliyor¨ diyerek ünlü mücevher evinin özgünlüğünü belirten 37 yaşındaki yönetici Christian Hemmerle, Münih’in en iyilerini OGGUSTO ile paylaştı.


Konaklayın

¨Louis Hotel’de kalırsanız geceleri bebekler gibi uyumanın yanı sıra günlük yemek marketinin kurulduğu Viktualienmarkt’ın merkezinde güne başlamış olursunuz. Lokal ve geleneksel tatların olduğu bu market ise Bavyara tecrübesinin olmazsa olmazı arasında.¨

Özellikle sonbaharda gitmek için ideal olan Louis Hotel, şık döşenmiş odaları, muhteşem ambiyansı ve modern Japon mutfağı seçenekleriyle Münih’in kalbinde harika bir konaklama imkanı sağlıyor. Otelde bulunan Emiko Restaurant sizi adeta bir Tokyo turuna çıkarırken; eşsiz bir kahvaltı deneyimi da sizi bekliyor.

Deneyimleyin

¨Siz hiç kentsel parklarda sörf yaptınız mı? Eisbach’da bunu denemeniz mümkün. İngiliz bahçelerinin arasından akan nehirde sörf yapabilirsiniz. Yalnız suyun yaz aylarında bile oldukça soğuk olduğunu unutmayın.¨

Eisbach’taki İngiliz bahçelerinin arasında sörf yapmak, klasik sörf tabularını yıkıyor. Yemyeşil ağaçların arasında, herkesin içinde sörf yapmak size tuhaf geliyor da olsa, bu, Münih’te yapılacaklar listesinin başında geliyor.

Alışveriş Yapın

¨Türünün tek örneği olan mücevher parçalarını satan Hemmerle’den alışveriş yapabilirsiniz.¨

1893’ten beri Münih’in en gözde mücevher evi olan Hemmerle, yüzyıllardır en nadide parçaları üretiyor. İhtişamlılardan sade parçalara kadar birçok mücevher seçeneği sunan mağazada, zevkinize göre bir parça bulmamanız kaçınılmaz!

Şaşırın

¨Sürprizleri çok severim! Haus der Kunst isimli çağdaş sanat müzesine her gittiğimde şaşıracağım yeni bir şey ile karşılaşıyorum. Nerden neyin çıkacağı asla belli olmuyor.¨

Haus der Kunst, toplama yapılmayan bir halk müzesi olarak çağdaş sanat için önemli bir küresel merkezdir. Müze, bünyesinde yer alan programlarıyla çağdaş sanatın yörüngelerinin kavramsal ve kültürel alanlarda sınırsız olduğunu onaylıyor. Münih’te gezmeniz gereken yerlerin başında gelen bu müze, sanat eserlerinin muhteşemliğiyle sizi oldukça şaşırtacak.

Tadın

¨Schumann’s şehrin en iyi yemeklerine sahip.¨

İnsanların öğle yemeği ya da akşam yemeği için geldikleri Schumann’s, klasik bir yemek restaurantı değil. Kendisini daha çok Münih’in en iyi lokasyonunda bulunan sofistika bir kantin olarak tanımlayan restaurant, unutamayacağınız leziz bir menüye sahip.

İçin

¨Schumann’s aynı zamanda en kaliteli ve yenilikçi içecekleri de servis ediyor.¨

Münih’te yiyebileceğiniz en iyi yemeğin yanında, en güzel içeceklerin de ilk adresi Schumann’s. Günün her saati, modunuza uygun olarak en güzel içecekleri bulabileceğiniz restaurantta istediğiniz gibi keyif yapabilirsiniz.

Ziyaret Edin

¨Bavyara Kraliyeti’nin bir zamanlar evi olan The Residenz kesinlikle bir ziyareti hak ediyor. Bunca zaman sonra bile asaleti ve güzelliği karşısında etkileniyorum. Kış aylarında ise şehirdeyseniz kesinlikle Noel Pazarı’na gitmelisiniz.¨

1508 ve 1918 yılları arasında Bavyara dükleri, seçmenler ve krallara ev sahipliği yapan The Residenz, muhteşem atmosferiyle büyülüyor. Şehrin kuzeydoğusunda 1385 yılında şato olarak kullanılmaya başlayan bina, yıllar içinde hükümdarlar tarafından önemli bir saraya dönüştürüldü. Rönesans mimarisiyle yapılmış sarayın büyüleyici ambiyansında kendinizi kaybedebilir ve saraydan çıkmak istemeyebilirsiniz.

Görün

¨Lenbachhaus, modern sanatlarını ve Münih’in sanat geçmişini öğrenmek için harika bir yer. Yakın zamanda renöve edilmiş olan müze, Der Blaue Reiter isimli dünyanın en büyük koleksiyonuna da ev sahipliği yapıyor.¨

1929 yılında Franz von Lenbach’ın ilk residansı olarak kurulan müze, sanat serverlerin ilk adresi. Münih seyahatinizde mutlaka görmeniz gereken bir yer olan Lenbachhaus, şehrin sanat tarihine ışık tutuyor. 

Gidin

¨Almanya’nın en iyi kırtasiye dükkanı olan Carta Pura’ya gidin. Buradaki her kağıt işi ve malzemeler insana yaratıcılık getiriyor. 1985’de açılmış olan mağazanın eski kasası da görülmeye değer.¨

Böyle bir kırtasiye dükkanı daha önce görmüş olamazsınız! Birbirinden farklı yaratıcı ürünleriyle insanın içini açan Carta Pura’nın içinde yok yok. Dükkanı ziyaret ettiğiniz anda yaratıcılığınızın artması kaçınılmaz.

Münih’e Giderken

 

 

 

 

E-Bülten Üyeliği
OGGUSTO.COM'un özenle seçilmiş gustolu içeriğini haftalık olarak takip etmek için e-bültenimize üye olun.