Amsterdam’ın En İyileri

Hollanda’daki Utrecht Sanat Okulu’ndan mezun olan mimar William Brand, Brand van Egmond markasını 1989’da kurdu. Objelere ve tasarıma olan tutkusuyla da bilinen mimar, şu anda kraliyet ailelerinden sanatçılara kadar 60’tan fazla ülkeden müşteriyle çalışıyor. Four Seaons ve W gibi birçok otel zincirinin yanı sıra dünyanın önde gelen şirketleri de Brand van Egmond’un tasarımlarına koşulsuz şartsız güveniyor. Ünlü mimarın ürünleri Türkiye’de TEPTA Aydınlatma’da satılıyor. En güzel şirketlerin, en özel alanlarını tasarlamaktan her zaman mutluluk duyduğunu belirten William Brand, Amsterdam’ın en iyilerini OGGUSTO ile paylaştı.

Konaklayın

¨Kraliyet Sarayı’nın yanındaki Twenty Seven Hotel şehrin tarihi merkezinin tam ortasında, ideal bir konumda bulunuyor¨

Amsterdam’ın en yeni ve lüks butik otellerinden olacak olan Twenty Seven Hotel, Kraliyet SArayı’nın karşısında yakında konuklarını ağırlamaya başlayacak. Ayrı konseptlerde döşenmiş olan 16 odası ve kişiye özel hizmetleri ile otel iki defa yılın otelcisi ödülü almış Eric Toren’e emanet olacak.

Deneyimleyin

¨Amsterdam’ın mimarisini anlamak ve keşfetmek için rehber önderliğinde gerçekleşen bir tura katılın. Büyüleneceğinize eminim¨

Kanallar üzerine kurulmuş olan Amsterdam büyüleyici kanal evleriyle ve Kuzey’e yönelik minimal mimarisi ile dikkat çekiyor. 12. Yüzyıla dayanan geçmişi ile balıkçıların rotasında olan Amsterdam’da tradisyonel yapının yanı sıra oldukça fazla modern yapı da bulunuyor.

Kendinizi Şımartın

¨Ciel Bleu, şehirdeki en iyi restoranlardan biri. Michelin yıldızlı bu restoranda leziz yemekleri tadarken şehrin büyüleyici manzarasının da keyfini çıkarmanız mümkün¨

Hotel Okura Amsterdam’ın 23. katında bulunan restaurant bir sürü yönden oldukça eşsiz. Mükemmel bir manzara karşısında yemek yemenin tadına varacağınız bu restaurant tam 2 Michelin Yıldızı’na sahip. Şefin Masası konseptinde, şefler Onno Kokmeijer ve Arjan Speelman önderliğinde sizin için özel pişecek yemekleri kaçırmayın.

Şaşırın

¨1792 yılından beri şehrin en eşsiz ve özel mücevher parçalarını bir araya getiren Jewellery of Bonnebakker’a mutlaka uğrayın ve görsel bir şölene tanık olun¨

225. senesini kutlayacak olan bu eşsiz mücevherci sofistike ve büyüleyici mücevher seçkisi ile Museum Quarter bölgesinde müşterilerini bekliyor.Bucceşşat, ve Bucheron gibi efsanevi mücevher evlerinden nadide parçaları burada bulmanız mümkün.

Tadın

¨Becerikli bir personel tarafından servis edilen basit ama inanılmaz lezzetli balıkların ve etlerin tadına L'Entrecôte et les Dames’de bakın. Amsterdam Konser Salonu’nun hemen yanında bulunan restoran özellikle bir konsere katılmak isterseniz çok elverişli¨

Yüksek tavanlı bir mekanda bulunan L'Entrecôte et les Dames, balık ve etten oluşan oldukça basit bir menüye sahip. Antrikot etin oldukça popüler olduğu mekanda Limonlu Tart için de midenizde yer bırakmanız şart.

 

İçin

¨Conservatorium Hotel’in içerisinde yer alan The Tunes Bar’a uğrayın. Lokallerin de tercihi olan bu mekan konsepti ve farklı tadlarıyla favoriniz olacak¨

Hollanda’nın en hip barları arasında yer alan The Tunes Bar renkli ambiansı ve şık dekoru ile müdavimlerini bir araya getiriyor. Her kıtaya ait özel bir malzemenin yer aldığı farklı ve deneyimsel içecekleri dikkat çekiyor.

Ziyaret Edin

¨Hollanda’nın ulusal müzesi olan The Rijksmuseum, 8 sene süren bir renovasyondan sonra tekrar açıldı. Dünyada sanat eserlerini bu kadar şık ve büyüleyici bir şekilde sergileyen başka bir müze olduğunu düşünmüyorum¨

Dünyanın en ünlü müzelerinden biri olan The Rickmuseum, Hollanda Altın Çağı’na ait büyüleyici şaheserleri koleksiyonunda bulunduruyor. Johannes Vermeer ve Rembrandt gibi efsanevi isimlerin eserlerini gezmek için 1 saatlik özel rehberlerle gezilecek turlara katılmak ise en öğretici ve keyifli yollardan biri.

Görün

¨Şehrin akciğeri ve Amsterdamlıların buluşma noktası olan Vondelpark’ta bir akşamüstü keyfi yapabilirsiniz. Blauwe Theehuis ise parkın göbeğinde yer alan kahve ve atıştırmalık ile güne mola verebileceğiniz keyifli bir yer¨

Şehrin en büyük parkı olan Vondelpark senede 10 milyon insanı ağırlıyor. Müzelere olan yakınlığı dolayısı ile bir mola noktası olan park özellikle güzel havalarda Hollandalıların da vazgeçilmez rotası. İçinde keyifli vakit geçirebileceğiniz bir çay bahçesinin yanı sıra yazın hizmet veren açık hava sineması da bulunuyor.

Alışveriş Yapın

¨Crystal House diye adlandırılan, camdan yapılmış çok şık bir girişe sahip olan Chanel’den alışveriş yapın. Butik, Rotterdam’ın ünlü MVRDV mimarları tarafından dizayn edildi¨

Hollanda’nın en ünlü mimarlık şirketi MVRDV’nin bir projesi olan Crystal House, Amsterdam’ın tek lüks mağaza caddesinde bir markanın flagship mağazasına ev sahipliği olmak üzere tasarlanmaya başlamış. Şehrin klasik mimarisine sadık kalınarak modern bir yapı yaratmak isteyen mimarlar İtalya’dan özel olarak gelen camlar ve özel teknikler ile mağazayı yaratmışlar. Günümüzde ise dünya devi Chanel bu mağazada müşterilerini ağırlıyor.

Tadını Çıkarın

¨Amstel Nehri’nin kıyısında konumlanan ve bir film müzesi olan Eye’a ücretsiz feribotlarla geçerek etkileyici filmleri izleyebilirsiniz. Aynı zamanda feribota bindiğinizde Amsterdam’ın büyüleyici manzarasını sudan görme şansına da sahip olacaksınız¨

Ulusal film müzesi olan The Eye, Amstel Nehri’nde yer alan bir arşiv ve film müzesi. 37.000 adet filmin 60.000 adet posterin ve 700.000’den fazla fotoğrafın yer aldığı müze 1895’lere uzanan bir arşive sahip. Feribotla ulaşılan müze de Amsterdam manzarasına karşı vakit geçirebileceğiniz bir restaurant ve cafe de yer alıyor. Ayrıca çeşitli workshop ve sergi gibi etkinlikler de düzenleniyor.

E-Bülten Üyeliği
OGGUSTO.COM'un özenle seçilmiş gustolu içeriğini haftalık olarak takip etmek için e-bültenimize üye olun.