• Arama

Filmlerdeki Efsanevi Arabalar

Bugüne kadar birçok defa yardımcı oyuncu olarak kamera karşısına geçen otomobiller, zaman zaman başrolü bile aşarak, isimlerini sinema tarihine altın harflerle yazdırdı. Bu listede neler yok ki? O zaman fazla vakit kaybetmeden ne diyoruz: “Kamera. 3, 2, 1… Kayıt!”

  • 1/14
    Dodge Challenger - Vanishing Point

    Yol filmleri arasında bir kült olan Vanishing Point, küçük bütçesine rağmen, güçlü motorları sinemaseverlerle buluşturdu. 1971 yılında ABD’de çekilen yapıt, o zamanların gençlik akımı olan hippi kültürüne ait öğeleri fazlaca barındırıyordu. Filmde eski bir polis, yarışçı ve savaş gazisi olan Kowalski, Denver’dan aldığı otomobili 15 saat içinde San Fransisco’ya teslim etmek zorundaydı. Otomobil ise 1970 model bir Dodge Challenger’dı. Hal böyle iken, bu modifikasyon harikası otomobilin hız sınırlarını aşması da kaçınılmazdı. Dolayısıyla polis ekiplerini peşine takmakta gecikmedi. Ekipler üç farklı eyalete aitti ancak bu nefes kesen kovalamada Kowalski yalnız değildi. Polis telsizlerini dinleyen bir radyo DJ’i de, programı aracılığıyla ona yardım ediyordu. Filmle ilgili akılda kalan bir başka ayrıntı ise, başroldeki Dodge Challenger’ın beyaz rengi olmuştu. Çeşitli çevreler, aracın beyaz renginin bir mesaj taşıdığını iddia etti. Yönetmen Richard C. Sarafian ise, arka plana çöl renklerinin hakim olduğunu, dolayısıyla da otomobilin kolay fark edilebilmesi için bu rengi tercih ettiklerini söyledi.

  • 2/14
    Chevrolet Nova – Death Proof

    Ünlü yönetmen Quantin Tarantino imzalı filmin yıldızı, 1970 model Chevrolet Nova’ydı. Oldukça ürkütücü görünen bu otomobil, psikopat bir dublörün hedef seçtiği kadınları öldürme sürecindeki en büyük yardımcısıydı. Son derece güvenli olan bu mekanik arkadaş, sürücüsünün en ağır kazaları bile atlaması için tasarlanmıştı. Filmin en etkileyici sahnesi, psikopat dublör ile kendine hedef seçtiği kızların kullandığı Honda Civic’in çarpışma anıydı ki, Mike’ın bu çarpışmayı küçük sıyrıklarla atlatması, otomobilinin ne denli güvenilir olduğunu kanıtlar nitelikteydi.

  • 3/14
    Ford Mustang - Death Race 2000

    İlki 1975 yılında “Death Race 2000” olarak çekilen filmin başrolünde, aksiyon filmlerinin vazgeçilmezi Jason Statham oynadı. 2008 yılında gösterime giren yeni filmde mahkûmlar, beraat hakkı elde etmek için kıyasıya rekabet ediyordu. Ancak bu yarışlar bilinenin aksine, tamamen öldürmek için dizayn edilmiş, çok güçlü zırhlar ve silahlarla donatılan araçlarla yapılıyordu. Buna bir de piste döşenmiş tuzaklar ve hapishane yönetiminin devasa kamyonu eklenince, hayatta kalmak daha da zorlaşıyordu. Tabi filmin senaryosu kadar kullanılan araçlar da heyecan vericiydi. Hiç şüphesiz filmde öne çıkan otomobillerden ilki, J. Statham’ın canlandırdığı Frankenstein’ın canavarıydı. 2006 model bir Ford Mustang olan bu araç, ölüm donanımlarının yanı sıra, 4.6 lt. V8 motora ve 5 ileri manuel şanzımana sahipti. Rakibi “Makineli Tüfek Joe” ise, 2004 model bir Dodge Ram 1500 4wd kullanıyordu. Yine göze çarpan bir başka araç da, hapishane yönetimine ait, “The Dreadnaught” adlı ölüm saçan kamyondu.

  • 4/14
    Ford Torino - Starsky and Hutch

    Orijinali Starsky and Hutch olan TV dizisi, iki sokak polisinin, suçluların peşindeki maceralarını ekrana yansıtıyordu. Dizi, 1975-79 yılları arasında dünyada büyük beğeni kazandı. Bu iki kafadar polise ait olan Ford Torino ise, özellikle lastik yakma sahneleriyle ünlüydü. 1974 model olan otomobil, kırmızı rengine ek olarak, bir çamurluktan başlayıp arkaya doğru uzanan ve oradan tavana doğru kıvrılıp diğer ön çamurlukta biten beyaz bir çizgiye sahipti. Diğer yandan bu çizgi, ünlü Rock’n Roll ustası Elvis Presley’in meşhur favorilerini de anımsatmıyor değil. Dizi yayından kaldırıldıktan 25 yıl sonra da hayranlarının karşısına beyaz perdede çıktı ve ilgi çekmeyi başardı.

  • 5/14
    Chevrolet Camaro – Transformers

    Önce bir çizgi dizi olarak kendini tanıtan Transformers efsanesi, bir robottan otomobil, kamyon, uçak vs. gibi araçlara dönüşebilen mekanik devlerin mücadelesini konu alıyordu. Kendi gezegenlerinde iyi ve kötü olarak bölünen bu robotlar, iç çekişmelerinden kaynaklanan rekabetlerini dünya sahnesinde sergiliyordu. Transformers çizgi dizinin yanı sıra, beyaz perdeye de aktarıldı. Bu filmlerde dikkat çeken araçlar ise Bumblebee’nin dönüştüğü Chevrolet Camaro, Otobot Jazz’ın hızını temsil eden Pontiac Solstice, Otobot Ratched kadar güçlü Hummer H2 ve iyilerin lideri Optimus Prime’ın devasa cüssesiyle doğru orantılı kamyon Peterbilt 379 oldu.

  • 6/14
    DMC DeLorean 12 - Geleceğe Dönüş

    Merak edilen her şeye dair geçmişe, bir adım önde olmak için de geleceğe doğru bir yolculuk… Bunun için gereken malzemeler ise çılgın bir profesör, gençlik başında duman bir delikanlı ve son olarak da bir zaman makinesi… Bu üçünü aynı karede görebileceğimiz tek yer ise “Geleceğe Dönüş” filmi. Dr. Brown ve genç Marty McFly’ın zaman içinde yolculuğunu konu edinen film, DMC Delorean 12 için de unutulmazlığın başlangıcı idi. Çelik gövdeli ve gri renkteki bu otomobilin özgün tasarımına ek olarak martı kapıları da çok beğenildi. Çok çabuk hızlanan araç, aniden zaman tüneline dalıverir ve hemencecik istenilen tarihte bitiverirdi. Velhasıl zaman mekan bir yana, martı kapılı Delorean 12 bir başka güzeldi.

  • 7/14
    BMW 7 Serisi & Audi A8 - Transporter

    İngiliz aktör Jason Statham yine karşımızda. Bu kez öldürmüyor, sadece taşıyor. Bazen insan, bazen de paket… Her ne kadar normal bir işmiş gibi gözükse de, aksiyon onun peşini yine bırakmıyor. Tıpkı Transporter’da olduğu gibi. Sonradan seri haline gelen filmlerde ünlü oyuncunun performansı görülmeye değerdi. Ancak bu, otomobillerin onu gölgede bırakmasını engelleyemedi. Öyle ki Jason bile, kullandığı araçlar kadar atlayıp zıplama şansı bulamadı! Hatta birçok sahnede hayati tehlikeye giren yine bu araçlardı. Başrolü gölgeden bırakan bu otomobillere gelecek olursak; 2002 yılında çekilen ilk filmde BMW 735i kullanıldı. İkinci filme ise Audi markası damgasını vurdu. Bu filmde kullanılan araç 2005 model Audi A8 L 4.2 Quattro idi. Serinin üçüncü filminde de Audi rüzgarı esti. Üç filmin otomobilleri arasındaki ortak nokta ise, hepsinin siyah, güvenli ve son derece seri olmasıydı.

  • 8/14
    Audi R8 – Iron Man

    Çizgi romandan beyaz perdeye uyarlanan bir başka yapıt olan Iron Man, ülkesi için silah üreten bir işadamının, kendi icadı olan, füzelerle donatılmış demirden bir kıyafetin yardımıyla kötülerle savaşını anlatıyor. Ancak konudan öte, bu filmlerde Audi markalı otomobiller göze battı. Öyle ki hızla ilgili tüm sahnelerde Audi vardı. Acı bir fren sesiyle tüm araçlar birbirine girerken, son anda durabilen tek araç ise bir Audi Q7’ydi. Kısacası A8’den S5’e kadar, markanın birçok modeline film içerisinde rastlamak mümkündü. Bu arada iş adamı kimliğiyle adı Tony Stark olan Iron Man’in aracı da Audi R8’di.

  • 9/14
    Ford Mustang GT500KR - Knight Rider

    Bir otomobil düşünün... Sadece taşımakla kalmıyor, üstüne konuşuyor, planlıyor ve harekete geçiyor. İşte tam da böyle bir otomobil Kitt. Sürücüsü Michael Knight’ın dostu, dava arkadaşı ve dert ortağı… Onu diğer otomobillerden ayıran bu özelliklerin kaynağı ise, yapay bir zekaya sahip olması. Televizyon tarihindeki otomobiller arasında en ünlüsü olan Kitt, dolayısıyla Kara Şimşek dizisi, 1982 yılında, önce okyanus ötesinde merhaba dedi dünyaya. Amerikan NBC televizyonda 1982- 86 yılları arasında gösterime giren dizi, kısa sürede dünyanın birçok ülkesinde yayınlandı ve geniş bir hayran kitlesine kavuştu. Kara Şimşek Türkiye’de ise TRT tarafından ekrana getirildi. Akıllı otomobil Kitt için 1982 model Pontiac Firebird Transam kullanılırken, dizideki başrol olan Michael Knight karakterini de David Hasselhoff üstlendi. Bir döneme damgasını vurduktan sonra çekimi durdurulan dizi, 2008 yılında yeni versiyonuyla ekranlara geri döndü. Ancak ilk serinin başarısını yakalayamadı. Yeni dönem Kara Şimşek’te kullanılan otomobil ise, 2008 Ford Mustang Shelby GT500KR idi.

  • 10/14
    Toyota Supra – Fast And Furious

    Sokak yarışlarını ekrana taşıyan The Fast And The Furios serisi, sinemaseverler için ayrı bir yer tutuyor. Hız ve heyecan dolu mücadelelerin yanı sıra otomobillere uygulanan yasadışı performans donanımları ve görsel modifikasyon işlemleri de dikkat çekiyor. Öyle ki bu seri, özellikle ülkemizde nitro, drift, drag gibi birçok kavramın tanınmasına yardımcı oldu. Tabi buna filmlerin ardından piyasaya sürülen Need For Speed oyunlarının da katkısı büyük. Filmlerde öne çıkan en önemli karakter ise, ünlü aktör Vin Diesel’in canlandırdığı Dominic Toretto. Otomobili de 1970 model bir Dodge Charger. Yine bir başka önemli karakter Brian O’Conner (Paul Walker)’la bütünleşen araç, 1995 model Toyota Supra. Elbette 1995 Mitsubishi Eclipse, 1999 Nissan Skyline GTR ya da 1967 Ford Mustang Fastback’i de unutabilmek ne mümkün!

  • 11/14
    Volkswagen Kaplumbağa - Herbie

    Bir efsane vardır, gizemli güçler ve sihirli bir geçmişle dolu. Bu sözler, Herbie efsanesinin yalnızca spotu. Çünkü o, hızını ve çevikliğini şirin karoserinin altında gizleyen bir otomobil. Öyle ki 40 HP’lik motoruyla birçok yarışı kazandı ve nice otomobilleri dize getirdi. Ancak onu özel yapan özellikler bu kadarla sınırlı değil. Zekası, haylaz yapısı ve son derece kindar olması da Herbie’nin diğer meziyetleri. Sakın onun hakkında sıradan bir mekanik parçası gibi bahsetmeyin! Çünkü her an arkadan aldığınız bir kapı darbesiyle kendinizi yerde bulabilirsiniz! Bundan başka Herbie’nin aslında kim olduğuna gelecek olursak; kendisi Almanya doğumlu 1963 model bir Volkswagen Beetle. İnci beyazı bu kahraman için şimdiye dek birçok film çekildi. İlk olarak 1968’de “The Love Bug” ile başlayan serinin yeniden beyaz perdeye taşınması 2005 yılında çekilen “Herbie: Tam Gaz” olmuştu.

  • 12/14
    Peugeot 406 – Taksi

    Akşama kadar direksiyon başında, trafik çilesinin yanı sıra bir de müşteri telaşını çekmek… Bunlar dünyanın her yerinde taksi şoförlerinin ortak şikayetleri. Ancak Fransa’da öyle bir taksici var ki, adeta “trafik sıkışsa da müşterinin acelesi olsa” diye dua ediyor. Çünkü onun derdi, modifiye ettiği otomobiliyle sokakların tozunu attırmak. Peki kim bu adam? Tabii ki futbol ve otomobil tutkunu Daniel Morais’den başkası değil. Otomobilinin üzerinde hız ve aerodinamiğe yönelik birçok işlem yapan Daniel, mecbur kalmadığı sürece bunu açığa çıkartmıyor. Tabi her yolculuğun sonu mide bulantısıyla bitiyor; o ayrı. Bundan başka Daniel’in otomobil kullanma konusundaki tartışılmaz becerisi, onu her defasında suçluların peşinde bir maceraya sürüklüyor. Bunda beceriksiz polis Emilien’in katkısı da büyük. Sıkı dost olan ikili, büyük suç örgütlerinin peşinden koşarken önlerine çıkan en büyük engelse polis şefi Komser Gibert. Bu adam o kadar çabuk gaza geliyor ki, her defasında yanlış ata oynamaktan kendini alamıyor. Seride elbette Peugeot markası ön plana çıkıyor. İlk filmlerde başrol Peugeot 406’nın iken, dördüncü filmde bu görevi 407 üstlenmişti.

  • 13/14
    Lamborghini Countach - Cannonball Run

    Toplamda üç filmi çekilen seri, ismini illegal bir yarıştan alıyor. Otomobil ve motor kısıtlaması olmayan bu yarışlarda hız ya da başka bir şey yüzünden ceza yemek mümkün. Tabii polis bu hız canavarlarını yakalayabilirse… Yarışın düzenleneceği yer ise Kaliforniya. Büyük ödül de tam 1 milyon dolar. Bundan başka seride dönemin birçok ünlü ismine rastlamak da mümkün. Burt Reynolds, Dom DeLouise ve Ferrah Fawcett gibi… Hız dolu bu yapıtın başrol oyuncularına gelirsek; ilk filmde kamerayı en çok meşgul eden siyah renkli Lamborghini Countach LP 400 oldu. İkinci filmde ise bu boşluğu Mitsubishi Starion doldurdu. Yine aynı filmde yer alan Ford F-250, kocaman tekerlekleriyle akıllarda yer etmeyi bildi. Üçüncü ve son filmde yine İtalyan Boğası ön plana çıktı. O boğa, Lamborghini Countach Replika’dan başkası değildi.

  • 14/14
    Devrim - Devrim Arabaları

    Türkiye’nin yerli otomobil ile ilgili ilk girişimi olan Devrim markalı otomobiller, bilindiği gibi hiç hesapta olmayan benzin sıkıntısı nedeniyle seri üretime geçemedi. Yapımına 16 Haziran 1961 tarihinde başlanan otomobil için demiryollarında çalışan mühendislerden bir ekip kuruldu. Otomobil 29 Ekim’e kadar tamamlanmalıydı ve öyle de oldu. Hatta bu tarihe kadar iki otomobil üretildi. Dönemin Cumhurbaşkanı Cemal Gürsel’e TBMM binasında sunulan otomobiller, Eskişehir’den Ankara’ya kadar demiryoluyla getirildi. Önlem için de benzin depolarının büyük bir kısmı boşaltıldı. Mühendisler otomobillerde biraz benzin bıraktıklarını düşünerek yola koyuldu ancak göstergeler onları yanıltmıştı. Bu yanılgı fark edildiğinde ise otomobiller çoktan meclisin önüne gelmişti. Acilen benzin bulundu. İlk araca konuldu ancak sıra ikinci araca geldiğinde Cumhurbaşkanı Cemal Gürsel merdivenlerde görüldü. Ardından da benzin konulamayan ikinci otomobile bindi. Araçların Anıtkabir’e gitmek için çıktığı yol sadece 100 metre kadar sürdü. Cumhurbaşkanı Cemal Gürsel’in bindiği aracın motoru aniden durdu. Tabi ertesi gün projeye karşı çıkanlar ve gazetelerin tepkisi oldukça sert oldu. Böylece Devrim markalı ilk yerli üretim otomobillerin serüveni başlamadan bitti. Tolga Örnek’in yazıp yönettiği “Devrim Arabaları” adlı film, bu hikâyeyi ve hikayenin tamamında bulunan mühendislerin yaşadıkları zorlukları, onların umutlarını ve hayal kırıklıklarını anlatıyor.