2018 Detroit Otomobil Fuarı’nda Öne Çıkan Modeller

Otomobil tutkunları yeni yıla girdiklerini Detroit Otomobil Fuarı ile anlarlar. Yılın ilk büyük otomobil fuarının asıl adı NAIAS yani North American International Auto Show (Kuzey Amerika Uluslararası Otomobil Fuarı) olsa da, onu anmak için efsanevi Detroit şehri kullanılmaya devam ediyor. Her ne kadar ilk otomobil Detroit şehrinde üretilmemiş olsa da, kitlelere yönelik otomobil üretimi ilk olarak Kanada sınırındaki bu şehirde gerçekleştiğinden, Detroit’i otomobilin doğum yeri olarak anmaya devam ediyoruz.

  • 1/12
    Mercedes G Serisi

    Tamamen yenilenmesini iple çekmemize rağmen Mercedes, 40 yıldır üretilen G Serisi’ni bir kez daha makyajladı. Farlar, stoplar, arka camı ya da aynaları gibi bölümleri değiştirilerek otomotiv sektöründeki kült durumunu sürdüren G Serisi, yine de harika görünmeyi beceren ender modellerden. Nasıl olmasın ki? Halen 70 cm derinliğindeki sulardan geçebilen, 31 derecelik yakınlaşma ve 30 derecelik uzaklaşma açıları sunabilen bir arazi devinden bahsediyoruz.

  • Makyajla beraber içi de tamamen yenilenen G Serisi artık arkada 150 mm daha geniş diz mesafesi sunuyor. Ancak esas önemli olan bu değil, kokpitin kendisi. En üst donanımında S Serisi’ni andıran yeni kokpitte iki ayrı dijital ekrandan tüm bilgiler takip ediliyor. Daha alt versiyonlarda analog hız ve devir göstergeleri kullanılırken, multimedya ekranı da küçülüyor; ancak söz konusu G Serisi olunca halen çok teknolojik duruyor. Jet motorlarını andıran havalandırma menfezleri, otomatik klima kontrolleri, ambians aydınlatması, spor direksiyon ya da direksiyonun arkasına taşınan vites topuzundan boşalan yere yerleştirilen bardaklıklar sayesinde G Serisi artık çok daha güncel. Bu sayede bile halen çok çekici olan G Serisi’nin tamamen yenilenmesi için biraz daha bekleyeceğiz.

     

  • 2/12
    Ford Mustang Bullitt

    Amerikan Kısrağı Mustang’i Mustang yapan filmlerden Bullitt’i kim hatırlamaz ki? Steve Mcqueen’in başrolünde oynadığı film sayesinde ününe ün katan Mustang, geçen 50 yılın ardından bu sefer büyük efsaneye selam gönderen Mustang Bullitt ile Detroit’te kendini gösterdi. Beyaz vites topuzuyla nostaljik detaylarını pek çok noktasında gösteren Mustang Bullitt, filmdekine benzer Highland Green rengiyle de çok havalı. İsteyenler Shadow Black olarak da Mustang Bullitt’e sahip olabilecekler. 5.0 litrelik V8 motorunda 475 HP barındıran Mustang Bullitt, 263km/s maksimum hıza çıkabiliyor. Mustang’in tasarımcısı Darrell Behmer’e göre Mustang Bullitt, her noktasıyla “cool” bir otomobil ve bunun için özel bir çaba göstermesine gerek yok!  

  • 3/12
    Chevrolet Silverado

    Söz konusu Kuzey Amerika olunca Pick-Up’lardan bahsetmesek olmaz! ABD’de adeta peynir ekmek gibi alıcı bulan Pick-Up’ların en köklülerinden Chevrolet Silverado da Detroit’te yenilenmiş haliyle boy gösterdi. Chevrolet, bundan tam 100 yıl önce yani Ocak 1918’de ilk Pick-Up modelinin teslimatını gerçekleştirdiğinden yeni Silverado’ya ayrı bir önem veriyor. Çok daha kaba bir ifadeye kavuşan Silverado, bu sayede hem rakiplerine kapasitesinin ne denli yüksek olduğunu göstermek istiyor, hem de Amerika’nın “sert çocukları”nın aracı olduğunu bir kez daha ifade ediyor. Trailboss adında yeni bir de pakete kavuşan Silverado, devasa tekerlekleri, kocaman yükleme alanı, yükleme kapağındaki gömülü “Chevrolet” yazısı, gövdeye entegre ancak farklı renkteki tamponlarıyla tam bir “Amerikan İşi”. Yeni Silverado, sadece vatandaşları Ford ve Dodge (Artık RAM olarak pazarlanıyor) ile değil, Toyota ve Nissan’ın da büyük boy kamyonetleriyle rekabete girecek. Yeni Silverado’da 6 farklı motor-şanzıman kombinasyonu sunulurken bunlardan bir tanesi de Duramax 3.0 litrelik dizel.  

  • 4/12
    RAM 1500

    Söz konusu Detroit olunca Pick-Up pazarını boş bırakmamak gerekiyor ve RAM de aynen böyle yapıyor. Tamamen yeni Chevrolet Silverado’nun karşısına RAM 1500’ü çıkaran marka, daha fazla krom ve daha vurgulu “RAM” logosunun yanında LED detaylı farlarına güveniyor. Ancak sizin tercihiniz krom değilse o zaman “Limited” yerine “Rebel” paketini tercih etmelisiniz. Bu sayede gövdeye kontrast oluşturan siyah plastiklerle bezeli bir RAM 1500’e sahip oluyorsunuz. Fiat-Chrysler ortaklığından sonra binek modellerde Dodge, “Truck” olarak sınıflandırılan Pick-Up modellerinde RAM markasını kullanan şirket, yeni RAM 1500’de “Amerikan İşi” V6 ve V8 motorları kullanmaya devam edecek. Ancak her iki motorda da eTorque adı verilen “mild hibrit” bir ünite mevcut. Bu sayede hem tork değeri artıyor hem de yakıt tüketimi düşürülüyor. 

  • 5/12
    Lexus LF-1 Limitless Concept

    Kuzey Amerika pazarı sayesinde başarılarını sürdüren, Toyota’nın mükemmeliyetçiliğiyle bilinen premium markası Lexus, Detroit’te yeni SUV çalışmasını sergiledi. SUV model ailesinin Amiral Gemisi pozisyonuna getirilecek olan aracın bir ön gösterimi olan Lexus LF-1 Limitless Concept, markanın Kaliforniya’daki CALTY Tasarım Stüdyosu’nda ortaya çıkarıldı. Arkadan mavi renkle aydınlatılan marka logosu haricinde yeni nesil LED teknolojisinin keskin çizgileriyle oluşturulan farlar ve aşağıya doğru uzanan sinyal lambalarıyla adeta ünlü aksiyon karakteri “Predatör”ü andıran Lexus LF-1 Limitless’de markanın binek Amiral Gemisi LS’deki teknolojiler kullanılacak.

  • Arkadaysa çift parçalı tavan spoylerinin uçlarında üçüncü stop lambaları görev yapıyor. 5 metreyi aşan uzunluğuyla büyük boy SUV’lar arasında yer alacak olan yeni Lexus modelinde hibrit seçenekler olacak. Lexus ayrıca Detroit’te, 2025’e kadar tüm modellerinde hibrit bir seçenek ya da elektrikli bir versiyon olacağını söyledi.

     

  • 6/12
    Jeep Cherokee

    Fiat-Chrysler ortaklığından sonra tüm dünyadaki etkinliğini arttıran Jeep, serideki en radikal tasarımlı modeli Cherokee’yi makyajladı ve Detroit Otomobil Fuarı’nda beğeniye sundu. Bir büyük boy kardeşi Grand Cherokee’yi andıran farları artık daha fazla kişiye hitap edecek gibi duran Cherokee, önde toplamda 3 yerine 2 aydınlatma öğesine görev veriyor. 7 oluklu karakteristik ızgarası ise korunmaya devam ediyor. Standart versiyonlar haricinde bir de Trailhawk versiyonuna sahip olan Cherokee bu sayede en sert arazi koşullarında bile ilerleyebiliyor. Özel tamponları sayesinde arazide çok daha kıvraklaşan Cherokee Trailhawk’taki sis farları da daha yukarı taşınarak vinç ya da çeki demiri gibi aksesuarlara yer açılabiliyor. Makyajlı Cherokee’de, ilk olarak yeni Wrangler’da tanıtılan 2.0 litrelik motor ile entegre hibrit sistemin olması halinde Türkiye’deki satışlarının da artacağını söyleyebiliriz.

  • 7/12
    Ford Edge ST

    Söz konusu Detroit olunca, bu şehrin varolmasındaki en büyük faktörlerden olan Ford’dan başlayalım. Ford bu sene, Avrupa ve Türkiye pazarlarında da sattığı Edge modelinin makyajını Detroit’e sakladı. Ford Edge sadece makyajlanmadı bir de “ST” uzantılı yeni bir versiyona sahip oldu. Ford’un performans modellerinde kullandığı bu iki küçük harf sayesinde Edge, 2.7 litrelik V6 çift turbo motorunda artık 315 HP değil 335 HP güç sunuyor. 6 kademeli otomatik şanzımanın yerini alan 8 kademeli otomatik şanzımanda ayrıca direksiyondan değişim kulakçıkları da eklendi. 4x4 altyapısı sayesinde çok daha net bir biçimde gücünü her koşulda zemine aktaran Ford Edge ST, standart modellerden daha keskin süspansiyon, direksiyon, gaz tepkileri ve de egzoz homurtusu ile performans tutkunlarına seslenecek. Elbette makyaj ile beraber aracın bakışlarının çok daha sert olduğundan da bahsetmeden geçmeyelim.

  • 8/12
    INFINITI Q Inspiration Concept

    Hemen her otomobil fuarında bir konsept sergileyen INFINITI, Detroit için Q Inspiration Concept’i hazırladı. Klasik sedan formunu keskin hava kanallarıyla delerken agresif ancak sade bir formun benimsendiği konsept çalışma yakın dönemde INFINITI’nin üst sınıf sedan otomobillerinin nasıl görüneceğine işaret ediyor. Devasa ön ızgaranın odağında INFINITI logosuna yer verilirken, markanın Formula 1 araçlarına verdiği desteğin bir göstergesi olarak ön tamponun ortasında bir detay da unutulmamış. Ön ve arka camlar B sütununa denk gelecek şekilde uzatılarak neredeyse tüm tavanın cam olması sağlanmış. İç mekandaysa hem ön hem de arka koltuk yolcuları kabin ile mutlak bir sarmalanma halindeler. Global pazarda satışlarını 8 yıldır aralıksız her sene arttıran INFINITI, bu yeni sedan çalışmasıyla özel tasarımlarını sürdürerek ilgiyi üzerinde tutmaya çalışıyor.  

  • 9/12
    MINI Hatch&Cabrio

    BMW Group’un sahip olmasıyla adeta altın çağını yaşayan MINI, çok sayıda model versiyonuna kavuşmasına rağmen özünü de güncellemekten vazgeçmiyor. Detroit’te ilk olarak sergilenen üçüncü nesil (BMW Group bünyesindeyken) MINI’nin makyajlısı az ama öz değişikliği kapsıyor. 3 ve 5 kapılı “Hatch” olarak adlandırılan sabit tavanlı model ile kumaş tavanı katlanan “Cabrio”yu kapsayan bu makyajda ana tasarım korunurken detaylarda değişiklikler mevcut. En fazla göze çarpan; stopların üstündeki İngiltere Bayrağı’ndaki Union Jack çizgileri oluyor. Sinyal ve fren lambalarının farklı renklerde yanmasıyla aynen bayrakta olduğu gibi farklı renklerle bu bölüm aydınlanıyor. Öndeyse farları LED olarak satın aldığınızda sinyaller bir hare şeklinde farların içinde yanıyor ve bu anlarda LED gündüz farları sönüyor. İç mekanda daha fazla kişiselleştirme seçeneği sunulurken bir kez daha Union Jack detaylı kokpit kaplamaları dikkat çekiyor. Yeni elektronik vites topuzu belli modellerde sunulmaya başlanan yeni 7 kademeli çift kavramalı otomatik şanzımanı komuta ediyor. Bazı modellerde 8 kademeli şanzıman da sunuluyor. İsteyenler 6 ileri manuel olarak da sipariş verebilirler. 3 yeni renk seçeneği haricinde bir de Piano Black Paketi var ki bu sayede tüm krom detaylar parlak siyah ile geliyor. 

  • 10/12
    Toyota Avalon

    Türkiye’de pek bilinmese de Kuzey Amerika’daki en büyük binek Toyota modeli olan Avalon, Detroit’te tamamen yenilenmiş olarak gözler önüne serildi. Stil ve dinamizm temalı tasarlı yeni Avalon, klasik sedan formuyla Kuzey Amerika’nın yıllardır en çok satılan ilk 5 otomobilinden biri olan Camry’nin üstünde konumlandırılıyor. Gelişmiş güvenlik donanımları ve konfor detaylarıyla özellikle orta-üst düzey kiralık araç sevenlerin tercihi olan Avalon’da V6 motor haricinde bir de 2.5 litrelik 4 silindirli ile kombine edilmiş bir hibrit ünite kullanılıyor. 

  • 11/12
    Volkswagen Passat GT

    Avrupa’daki Passat’tan farklı özellikleri ve de çok daha uygun fiyatlarıyla Kuzey Amerika’da çokça satılan Volkswagen Passat, 3.6 litrelik V6 motora sahip GT versiyonunu Detroit’te sergiledi. 280 HP’lik gücünü GTI modellerindeki gibi kırmızı dekorlarıyla belli eden VW Passat GT, balpeteği formlu ızgarası ve 19 inçlik jantlarıyla da bu dinamizmi vurguluyor. 6 kademeli otomatik şanzıman ve siyah renkli tavan gibi detayları da barındıran VW Passat GT’nin Kuzey Amerika’daki satış fiyatı yaklaşık 30.000 dolar.  

  • 12/12
    Mercedes-AMG 53 Serisi

    Mercedes’in sportif modelleri olan AMG’lerde yeni bir dönem 53 Serisi ile başlıyor. İlk defa elektrik destekli güç kaynaklarını seri üretimde sunan Mercedes-AMG, CLS, E Coupe ve E Cabrio’da bu versiyonu sunuyor. En yeni model olan CLS ile dikkatleri Detroit’te üzerine toplayan Mercedes-AMG, 3.0 litrelik sıralı 6 silindirli motorunda 435 HP güç ve 520 Nm tork barındırırken, EQ Boost adındaki elektrikli destek motoru sayesinde 21 HP güç ve 250 Nm torku anlık olarak vererek benzersiz bir ivmelenme sağlıyor. 9 kademeli AMG Speedshift TCT 9G otomatik şanzıman ve 4MATIC+ adındaki dört tekerlekten çekiş sistemi bu modellerde standart. 4.5 saniyede 0-100 km/s hızlanmasını tamamlayan CLS 53, 8.5 lt/100 km’lik yakıt tüketimiyle rüya gibi bir otomobil.