• Arama

Paris Moda Haftası 2018-19 Sonbahar Kış Defilelerinden Öne Çıkanlar

Paris Moda Haftası 2018 2019 Sonbahar/Kış defilelerinden öne çıkanları derledik.

  • 1/19
    Chanel

    Hava alanlarından tren istasyonlarına; şelale altlarından Fransız bahçelerine Chanel, her moda haftasında ilginç ve bir o kadar da güzel defile atmosferiyle karşımıza çıkıyor. Bu sene Paris Moda Haftası Sonbahar/Kış defilesi için ise tercihi, yerleri yapraklarla kaplı bir ormanlık alan. Grand Palais’i bir ormana dönüştürmeyi başaran Karl Lagerfeld için ise ne desek az… Koleksiyonda podyuma çıkarılan 80 kıyafet, Chanel’in klasik tüvitlerinden kürk kabanlarına; siyah dantel elbiselerinden oversize şallarına kadar çok geniş bir yelpaze içeriyor. Ağırlıklı olarak siyah ve gri; mavi, turuncu, pembenin canlı tonlarıyla açılan defile, Chanel’in muhteşem koleksiyonunu gözler önüne serdi. Defiledeki son 12 kıyafetin hepsinde, siyah dantel elbiseler, capcanlı renkte deri eldivenlerle eşleştirilerek, kontrastın muhteşem uyumu yakalandı.

  • 2/19
    Christian Dior

    Dior’un Paris Moda Haftası’nın ilk gününde gerçekleşen defilesi 60’ların gençlik ilhamıyla doluydu. Modaevinin ilk kadın tasarımcısı Maria Grazia Chiuri pançolar, örgüler, yamalı mini elbiseler ve şişme montlarla markanın yönünün değiştiğinin sinyallerini verdi. 2018 Sonbahar/Kış koleksiyonunda kadınları güçlendirmek isteyen tasarımcının Musée Rodin’deki şovunun duvarları, Hillary Clinton’ın 1995’te söylediği ünlü sözü, ¨Kadınların doğruları insanlığın doğrusudur,¨ gibi protesto sinyalleri, feminist sloganları ve 1968’in moda dergilerinden alıntılarla oluşturulmuş kolajlarla doluydu. 60’ların ilhamıyla tasarlanmış botlar ve elbiselerin yanı sıra çiçek desenli elbiseler, pelüş kabanlar ve renkli güneş gözlükleri koleksiyonun dikkat çekenlerindendi. 

  • 3/19
    Saint Laurent

    Anthony Vaccarello, Saint Laurent 2018 Sonbahar/Kış koleksiyonunu Eyfel Kulesi’ne karşı ilk kez kapalı bir alanda sergiledi. Duvarların deliklerinden sızan ışıkların görkemli atmosferinde gerçekleşen defile oldukça beğeni topladı. Monsieur Saint Laurent’in Rus koleksiyonundan ilham aldığını söyleyen kreatif direktör Vaccarello, hem koleksiyon hem de atmosfer olarak çok güçlü bir şovla karşımıza çıktı. Saint Laurent’in yıllardır çizgisini belirleyen simsiyah kadınlar, siyahın formuna yeni bir anlam kazandıran romantik parçalar, deriler, payetli ceketler ve işlemeli kıyafetler içinde podyumda yürüdü. Koleksiyonda öne çıkan şortlar için Vaccarello, ¨Şortlar benim için modernliği tanımlamanın en iyi yolu,¨ yorumunda bulundu. Neredeyse yalnızca siyah ve çiçek deseniyle yaratılan koleksiyondaki mükemmel uyum kadar kıyafetleri bütünleyen vatkalar da izleyenlerin hayranlığını kazandı.

     

  • 4/19
    Lacoste

    Lacoste, yeşilin tonlarıyla oluşturulmuş iç açan bir atmosferde defilesini düzenledi. Kreatif Direktör Felipe Oliveira Baptista yarattığı atmosfer, markanın kurucusu René Lacoste’un Fransız golf şampiyonu karısı Simone Thion de la Chaume ve onun Chantaco Golf Kulubü’nün yaratıcısı olan babasına saygı duruşu niteliğindeydi. Sadece güzel olmakla kalmayıp derin bir anlam barındıran atmosfer, izleyicilerden tam not aldı. Defilede görülen kotlarla giyilen eşofman üstleri, lastikli paçalar ve pileli yüksek bel etekler Lacoste’un 2018 Sonbahar/Kış koleksiyonundaki yoğun vintage etkisinin kanıtlarıydı. Parkalar, deri ceketlerin üzerine giyilen asimetrik kesim örgüler, kadife eşofmanlar ve pastel rengi tulumlar şovun öne çıkanları olurken mankenlerin taktıkları şapkalar ise oldukça dikkat çekti. 

  • 5/19
    Lanvin

    Paris Moda Haftası’nın ikinci gününde gerçekleşen Lanvin defilesi, Kreatif Direktör Olivier Lapidus için hızlı bir başlangıç oldu. İlk koleksiyonu için LED ışıklarının dijital görüntülerinden ilham alan Lapidus, koleksiyon için canlı bir renk paleti kullandı. Parlak gece elbiseleri, montlar ve bluzlerin şova damga vurduğu koleksiyonda en çok dikkat çeken parçalar kalem etekler ve yüksek bel pantolonlar oldu.

  • 6/19
    Dries Van Noten

    Dries Van Noten, spor kıyafetleri kendi maskülen-feminen tarzına dönüştürdüğü bir koleksiyonla Paris Moda Haftası’nın 3. gününde karşımıza çıktı. ¨Kıyafetleri sevin, daha da önemlisi kendinizi sevin.¨ İşte Van Noten’in koleksiyonuna hakim olan ana tema buydu. 70’lerin cazibesi, pırıl pırıl işlemeler ve 2000’ler ilhamlı omuzlar tasarımcının defilesinde yeniden hayat buldu. Ayrıca yer yer görülen tüyler ve Marakeş’i hatırlatan renkler koleksiyonun en sevilenleri oldu.

  • 7/19
    Kenzo

    Tasarımcı Carol Lim ve Humberto Leon geleneksel şov formatlarına -herkesi şaşırtarak- tiyatro anlamı kattıkları için oldukça heyecanlıydılar. Her biri ayrı bir sanat eseri tadında podyuma çıkan modeller, moda ve sanatın birleştiği güçlü tasarımları oldukça gururlu bir şekilde taşıdılar. İlkbahar/Yaz sezonunun güçlü trendlerinden olan tüylerin Paris Moda Haftası’nda görülen birçok defilede olduğu gibi Kenzo’da da görülmesi, bu trendin 2018 Sonbahar/Kış sezonunda da hakimiyetini sürdürebileceğinin işaretlerini verdi. Ağırlıklı olarak çizgilerin öne çıktığı koleksiyonda örgülü tasarımlar da dikkat çekti.

  • 8/19
    Chloe

    Natacha Ramsay-Levi, Chloe’ye hazırladığı ikinci koleksiyon için geçen sezondan ayrı olarak daha farklı kadın stillerine yöneldiğini belirtti. Koleksiyonda ağırlıklı olarak V yakalara odaklanan Ramsay-Levi, kadınların kişiliklerine daha derinden baktığını söyledi. Şalvar tipi pantolonlar, toprak tonları ve kovboy stilli tasarımlar koleksiyonun öne çıkanlarından oldu. 

  • 9/19
    Isabel Marant

    Isabel Marant’ın Batı ilhamlı defilesi Paris’in en çok ses getiren şovlarından biri oldu. Marant, kovboy botlarını çıkaran biri değildi ama bu defileden sonra nerede bu bottan görseniz Marant’ın adıyla hatırlamanız kaçınılmaz olacak… Özellikle çelik burunlu olanlar ve kalça uzunluğundaki stiller koleksiyonun en çok öne çıkanlarından. Eğer zamanında bir kovboy botu aldıysanız çok şanslısınız! Çünkü hem 2018 İlkbahar/Yaz sezonunun trendi hem de gelecek kışın en iddialı parçalarından birine şimdiden sahipsiniz demektir. Marant’ın koleksiyonunda en çok bu botlar konuşulsa da aslında dikkatleri çeken ve oldukça beğeni toplayan birçok parça vardı: 70’lerin ilhamıyla dolu tasarımlar, deri parçalar, kürklü kabanlar ve muhteşem gece kıyafetleri bunlardan yalnızca birkaçı. 

  • 10/19
    Ralph & Russo

    Tamara Ralph, her zaman Couture defilesini yaptığı Paris’te ikinci hazır giyim koleksiyonunu sundu. ¨Londra merkezli olmamıza rağmen couture markamızı büyüttüğümüz yer olan Paris, gerçekten bizim DNA’mızın bir parçası¨ diyerek Paris’in markası için önemini net bir şekilde vurguladı. Sonbahar/Kış koleksiyonuyla Ralph & Russo, kadınlara adeta bir sürpriz hazırladı. Sürekli bir koşturmacanın içinde oradan oraya savrulan kadınlar için gündüz gece ayrımını ortadan kaldırdı ve ¨gündüzden geceye¨ giyilebilen kıyafetler tasarladı. Kaz ayağı ve çizgili desenlerin, satenlerin, derin dekoltelerin muhteşem bir uyum içinde hazırlandığı defileyi izleyen kadınlar, artık gün içinde kıyafet değişmek zorunda kalmayacakları bir koleksiyonla karşılaştıkları için oldukça mutluydu. 

  • 11/19
    Mulberry

    Yaklaşık 2 hafta önce Londra Moda Haftası sırasında ilk kez ¨şimdi gör hemen al¨ şovunu sergileyen Mulberry, Paris’te Sonbahar/Kış koleksiyonunun tamamını sundu. Adeta şeker renkleriyle oluşturulmuş tasarımlar, çiçek desenleri ve yumuşak tüyler Johnny Coca’nın koleksiyonuna ultra bir feminenlik kattığı görüldü. 70’lerin İngiliz çiçekleri, İspanyol paçalar, tüylü çoraplar ve kocaman şapkalar izleyicileri adeta zamanda yolculuğa çıkardı. 

  • 12/19
    Balmain

    Olivier Rousteing henüz 32 yaşında ve köklü bir tarihe sahip Balmain’a önderlik ederek adeta bir rüya yaşıyor. Yaldızlı şeritleri sevmediği için şimdiye kadar hiç kullanmayan tasarımcının koleksiyonu, bu sefer çok farklıydı. Sonbahar/Kış sezonu için markaya yeni bir yön çizdiği görülen Olivier’e ise övgüler dinmedi. Paris Moda Haftası’nın 5. gününde ¨Paris City Hall¨da gerçekleşen Balmain defilesinde; bir süredir moda dünyasını etkisi altına alan PVC detayları, her zaman çok sevilen payetler, ağır bir gümüş etkisi ve su gibi organzeler öne çıktı.

  • 13/19
    Loewe

    Tasarımcı Jonathan Anderson; güzel, çeşitli ve iyi düşünülmüş kıyafetleri için kötü olan her şeyi çıkarmayı umduğunu söyledi. Sezonun en güçlü şovlarından biriyle karşımıza çıkan Loewe, genç ve gerçek dünya kadınlarına odaklanıyor. İpek sütyenlerin üzerine eklendiği ekoseli elbiseleri gören herkes, Loewe’nin 2015 Sonbahar/Kış koleksiyonunu hatırlamaktan geri kalmadı. Anderson’ın gerçekten üzerince çok fazla düşünerek ortaya çıkardığı bu güzel koleksiyonda; kocaman cepler, süzülen etek ve elbiseler, yumuşak deriler ve şık kabanlar dikkat çekti.

  • 14/19
    Elie Saab

    Görkemli elbiseleriyle couture koleksiyonlarının biriciği olan Elie Saab defilesinde, yüksek yakalı ve uzun kollu siyah elbiselerinin üzerinde Viktorya Dönemi etkisi hakimdi. Tüy şıklığının ve maskülen şapkaların öne çıktığı koleksiyonda, dantel detaylar ve birbirinden zarif fularlar öne çıktı. 

  • 15/19
    Nina Ricci

    Nina Ricci, geçen sezonun askeri temalı şovundan sonra bu sene defilesini kırmızı pantolon ve kabanlarla açtı. Herkesin nasıl olacağını çok merakla beklediği defile, oldukça feminen ağırlıklıydı. Mücevher detaylı kadife gri süitler ve ağırlıklı kullanılan pudra pembesi dikkatleri toplarken kocaman bel kemerleri koleksiyona ince bir 80’ler etkisi katmış. 

  • 16/19
    Hermes

    Paris Moda Haftası’nda 6. gün gerçekleşen Hermes defilesinin karanlık ve puslu atmosferi oldukça konuşuldu. İlk başta çıkan modellerin çoğunun simsiyah giyinmiş olması, izleyicilere karanlık bir şov imajı verse de daha sonraları görünen beyaz, kırmızı ve yeşil tonları defileye renk kattı. Yıllardır kendi çizgisini hiç bozmayan Hermes, Sonbahar/Kış sezonu yine için çok çekici bir koleksiyon hazırladı. Markanın ikonik ¨Piano¨ çantasından ödünç alınan metal parçaların, kıyafetlerin omzunda görülmesi ve yine Hermes’in diğer klasik parçalarından piramit şekilli Clou Médor yaka düğmesi şovun yıldızlarıydı.

  • 17/19
    Givenchy

    Ve yine bir defilede 80’ler rüzgarı esti…Moda dünyasının çok sevdiği bu dönem, her sezon tasarımcılar tarafından farklı şekillerde yorumlanıyor. Paris’te de Clare Waight Keller, Givenchy Sonbahar/Kış koleksiyonu için 80’lerin büyülü dünyasını, bugünlere taşımayı tercih etti. Burjuva ve tehlikeli cemiyetlerin arasındaki kültür karşılaşmasını yansıtmaya çalışan Keller,  defilesinde heyecan olduğunu belirtti. Farklı bir temayla karşımıza çıkan defilede; kürkler, deri ceketler, püskül detayları ve uzun elbiseler başroldeydi.

  • 18/19
    Balenciaga

    Demna Gvasalia, iki yıllık Balenciaga hayatında ilk kez kendini evinde gibi hissediyor. ¨Bugün neyi sergilemek istediğimi tamamıyla fark ettim¨ diyen Gvasalia, 90’ların snowboard’cularından ilham alan grafiti desenlerini koleksiyonunda bolca kullanmış. Kendi rahat alanını bulmasıyla karşımıza çok güçlü bir koleksiyon çıkaran tasarımcı, ekstemliğin sınırlarını zorlamış. Kocaman mont ve çantaların öne çıktığı defilede, neon çoraplar da 80’leri hatırlatıyor.

  • 19/19
    Valentino

    Pierpaolo Piccioli, romantikliğin evrensel simgesi çiçekleri, Valentino koleksiyonunun ilgi odağı haline getirdi. ¨Valentino kadını romantik olabilir, ama çekingen olamaz¨ teması üzerine kurulu olan koleksiyon, kadınların tüm ilgisini topladı. Piccioli’nin çoğunlukla uzun elbiseleri tercih ettiği şovda; drapeler, kat kat tasarımlar, yoğun kırmızı tonları ve fırfırlar da dikkat çekti.