• Arama

Madrid Prado Müzesi’nde Görülmesi Gereken 5 Eser

İspanya’nın başkenti Madrid’in en köklü müzesi Prado’yu ziyaret ettiğinizde görmeniz gereken eserleri siz OGGUSTO okurları için bir araya getirdik.

  • 1/5
    The Garden of Earthly Delights

    1515 yılında Hieronymus Bosch tarafından resmedilen The Garden of Earthly Delights (Dünyevi Zevkler) sanat tarihinin en “yaramaz” tablosu olarak beş yüz yıldır yerini koruyor. Tablo üç panelinde cennet, dünya ve cehennemi gösterirken, ‘dünya’ bölümüne dikkatli bakanlar, sanatçının engizisyon mahkemelerinde yargılanmaktan nasıl kurtulduğunu merak edebilir. 

  • 2/5
    The Third of May, 1808

    Napolyon’un istilasına karşı ayaklanan Madridlileri kurşuna dizen Fransızları resmeden Francisco Goya’nın The Third of May, 1808 (Üç Mayıs, 1808) tablosunda silah tutanların her manada yüzsüz olmalarına karşı, ölmek üzere olan adamın yüz hatları, suçsuzluğu ve saflığı temsil eden beyaz gömleği ve açık kolları ile çarmıha gerilen İsa’yı andırması ile dikkate değer.

  • 3/5
    Las Meninas

    Ressam Velazquez'in perspektif oyunları ile dolu Las Meninas (Nedimeler) tablosuna dikkat edenler, fondaki yansımada görülen ve portreleri yapılan kral ve kraliçenin yerinde durduğunu fark edebilir. Bu küçük oyun ile izleyiciyi kralın yerine koyan ressam, ayrca Prado Müzesi’nde görülen ihtişamlı eserlerin alınmasında rol oynayarak koleksiyonu zenginleştirmesi ile tanınıyor. Barselona’daki Picasso Müzesi’nde de bu eserin Kübist yorumunun olduğunu unutmamak gerek.

  • 4/5
    Clothed Maja

    Goya imzalı Clothed Maja (Giyinik Maja)’nın bir de Çıplak Maja alternatifi olduğunu hatırlamakta fayda var. Her iki eserde izleyiciye dik bakan kadın figürü, dönemin uysal, bakışlarını kaçıran utangaç kadın anlayışına oldukça ters olmaları ile sansasyon yaratarak sanat tarihinde devrim yaratmaları ile önem taşıyor.

  • 5/5
    Self Portrait at 26

    Albrecht Dürer’in 26 yaşında tamamladığı Self Portrait at 26 (26 Yaşında Otoportre) gençliğin güven ve küstahlığını sembolize ediyor. Sadece iki yıl sonra resmettiği portresi ile büyük tezat taşıyan eserde, detaylara verilen önem ile dönem modasının tüm unsurları da görülebiliyor. Doğduğu Almanya’da sanatçılara önem verilmediği için kendisini aristokratik bir dekor içine yerleştiren sanatçı, o yıllardaki sınıf farklarına da dikkat çekiyor.