Hamilelikte Cilt Bakımı Nasıl Olmalı?

Yazı Boyutu:
Hamilelikte karşılaşılabilen cilt problemlerini, çözümlerini ve anne adaylarının cilt bakım rutinlerinde nelere dikkat etmeleri gerektiğini Dr. Yasemin Savaş’tan öğrendik.
Hamilelik sürecindeki hormonal değişiklikler gebelik lekelerinden akneye, bazı cilt problemlerine yol açabilir. Ancak hazırlıklı olup doğru bir cilt bakım rutini izleyerek bu şikayetlerin önüne geçebilir, cildinizin güzelliğini ve gençliğini hamilelik süresince de koruyabilirsiniz. Bu dönemde karşılaşılabilen cilt problemlerini, çözümlerini ve anne adaylarının cilt bakım rutinlerinde nelere dikkat etmeleri gerektiğini Kaliteli Yaşam kliniğinin kurucusu Medikal Estetik Hekimi Dr. Yasemin Savaş’tan öğrendik.

Hamilelikte yükselen hormon seviyeleri, hangi dönemde hangi değişikliklere yol açar?
Bu süreçteki değişiklikler, cildin yapısı, genetik özellikler, hormonlardaki değişimi cildin tolere edebilmesi gibi etkenlere bağlı olarak değişir. Gebelik süresince cildine gerekli bakımı gösteren kadınlarda bu problemler daha az görülmekle birlikte, sonrasında normal hayata dönüş de daha hızlı olur. Hamileliğin ilk 3 ayında östrojen artışı minimal düzeydedir. Gebelik hormonu olarak adlandırılan HCG hormonunda yükselme başlar. Bu yükselme, ilerleyen dönemde cilt durumunda değişikliklere yol açan östrojen ve progesteron hormonlarının artışını tetikler.
İkinci trimesterde, yani ikinci 3 ayda östrojen hormonu normalin 30-50 katına kadar çıkarak melanosit stimülan hormonunun (MSH) yükselmesine neden olur. Bu, ciltte leke problemlerinden sorumlu olan hormondur ve pigment hücrelerinin artmasına yol açar. Progesteronun artması da hücreler arası dolaşımı bozarak ciltte kuruluğa neden olur. Bu hormonlar ciltte lekelenmelerin yanı sıra, yağ-nem dengesinin bozulmasına ve çatlak oluşumuna sebep olur. Sebum seviyesindeki dengesizlik bazı ciltlerde akne eğilimiyle, bazı ciltlerde ise kurulukla sonuçlanır.
En iyi çatlak kremleri
Son 3 ayda artan hormonlar prolaktin (süt hormonu), oksitosin (aşk hormonu) ve relaksin. Özellikle relaksinin artması kan damarları oluşumuna yardımcı olur. Son 3 ayda dolaşımda canlanma, yanaklarda pembeleşme ya da “örümcek ağı” dediğimiz damar problemleri görülebilir.

Hamilelikte lekeler için en uygun içerik, hem cildi besleyen hem de ciltte açılma sağlayan C vitaminidir.
Hamilelik süresince cilt bakım rutininde ne gibi değişiklikler yapmak gerek?
Öncelikle cildin durumunun doğru tespiti çok önemli. Cildin yağ ve nem dengesi değişeceğinden kuruma ya da akne oluşumu, kaşınma gibi problemler meydana gelebilir. Değişen cilt yapısına uygun ürünler kullanmak ve bakım alışkanlıklarını güncellemek gerekir.
Özellikle lekeye yatkın ya da cildinde leke oluşmuş kişiler cilt bakımında leke açıcı ürünlerden uzak durmalı. Hamilelikte lekeler için en uygun içerik hem cildi besleyen hem de ciltte açılma sağlayan C vitamini. Gebelerdeki cilt bakımında özellikle yoğun besleyici, yenileyici, koruyucu ve ciltte oluşabilecek problemleri önleyici ürünler tercih edilmeli. Cildin eğilimine göre doğru ürünler seçerek; yağlanma varsa yağı dengelemek, ya da kuruma yoğunsa nem kazandırmak, hyalüronik asit ve vitaminlerle cildin nem-yağ dengesini ayarlamak önemli.
Hamilelikte kullanılan cilt bakım ürünleri hangi içeriklerden oluşmalı?
Gebelik süresince özellikle hyalüronik asit ve C vitamini gibi içeriklere sahip cilt yenileyici ve besleyici krem ve serumların kullanımı önerilir. Cildi sakinleştiren maskeler ve K vitaminli ürünler de tercih edilebilir. Anti-aging bakımda serbest radikal birikimini önleyen antioksidanların rolü büyük. C vitamininin yanı sıra, E vitamini, glutatyon, selenyum ve koenzim Q10’dan da destek alınabilir. Güneş koruyucu olarak kimyasal filtre içermeyen, mineral filtreli ve minimum 50 SPF’e sahip, gözeneklerde tıkanıklık yapmayan, nemlendirici özellikli ürünler kullanılmalı. Ürün yapısı ve içerik seçiminde cilt tipine bağlı hareket etmek gerek. Ancak genel olarak hamilelik döneminde cilt tarafından kolay emilebilen, su bazlı emülsiyon yapıda ürünlere yönelmek gerek.

Hamilelik süresince kullanılan temizleyici ve bakım ürünleri parfüm, paraben, silikon, alkol ve oksibenzon içermemeli.
Hamilelik süresince kaçınılması gereken cilt bakım alışkanlıkları var mı?
Özellikle peeling uygulamalarına ara verilmeli. Çok sıcak ve çok soğuktan uzak durmak, sert sabun ve sert temizleyiciler kullanmamak gerek. Duşta ılık su tercih edilmeli, buhar ve saunadan kaçınılmalı. Gebelik süresince kan akışı artar, cilt hassaslaşır, incelir ve kurur. Bu etkenler cildin hasarlanmasına, duyarlı olmasına ve nemliliğinin azalmasına yol açabilir. Hyaluronik asit ve kolajen gibi destek ürünlerin ağız yoluyla değil, lokal olarak alınması önerilir.
Hamilelikte kullanılan cilt bakım ürünlerinde hangi içeriklerden uzak durmak gerek?
Gebelikte kimyasal olmayan, doğal ve organik ürünler tercih edilmeli. Hamilelik süresince kullanılan temizleyiciler ve bakım ürünleri parfüm, paraben, silikon, alkol ve oksibenzon içermemeli. Retinoidler (retin-a, retinol, retinil palmitat, accutane gibi A vitamini türevleri), hidrokinon, salisilik asit ve benzoil peroksit de hamilelikte kaçınılması gereken içerikler.
Hormonlar çok aktif olduğu için kullanılan nemlendiricilerin içinde kıllanma ve tüylenmeye yol açan B5 vitamininin olmamasına da özellikle dikkat edilmeli. Bebeğe zararı söz konusu olan aromaterapik ürünlerden uzak durulmalı. Özellikle fesleğen, sedir ağacı, karanfil, servi, rezene, ardıç, biberiye ve kekik gibi saf aroma yağlarından sakınılmalı. Ürün seçimleri mutlaka hekim kontrolünde olmalı.

Hamilelikte cilt hassasiyetini gidermeye ve cildin sakinleşmesini sağlamaya yönelik ürünler kullanmak, cildi nemlendirmek ve beslemek çok önemli.
Gebelik lekeleri neden oluşur? Bu lekeler için nasıl bir önlem alınabilir?
Gebelikte melazma, kloazma veya gebelik maskesi olarak adlandırılan lekelenme sık görülür. Östrojenin artması, bu lekelerin oluşumuna zemin hazırlar. Özellikle yanak, alın, dudak üstü, burun ve çene bölgesinde görülen lekelenmeler, koyu kahverengi ve sınırları dağınık, belirgin olmayan şekildedir. Esmer ciltlerde daha fazla olur. Lekelerden korunmak için düzenli cilt bakımları yapılarak cildin kuvvetini, lekelere karşı direncini artırmak ve doğru güneş koruyucu kremler kullanmak önemlidir.
Bu leke oluşumları aynı zamanda vücutta da renk koyulaşmaları şeklinde kendini gösterir. Kol altında ve genital bölgede bazen de göbekten pubise doğru bir çizgi oluşturacak şekilde renk koyulaşmaları sık görülür. Yine esmer ciltlerde bu risk daha fazla. Özellikle kol altı ve genital bölgeleri duş sonrasında kurulamak, kuru tutmak ve nemlendirmek, renk koyulaşmasını önlemekte koruyucu önlemlerden.
Hamilelikte görülebilen akne artışının sebebi nedir? Nasıl kontrol altına alınabilir?
Özellikle 8. haftadan sonra hormon değişimine bağlı olarak ter ve sebum bezlerinin çalışmaları artar. Ciltte sebum salınımı artar ve cildin yağ-nem dengesi bozulur. Siyah noktalar oluşmaya başlar ve devamında temizlenmediği takdirde akneye dönüşümü söz konusudur. Henüz siyah noktalar oluşmadan yağ-nem dengesinin sağlanması akne oluşumunu önlemede önemli. Klinik bakımlarının yanı sıra, ev bakımlarında da doğru ürünlerle devam edilmesi tedaviyi destekler. Gebelikte her ürünün kullanılmaması gerektiği unutulmamalı. Bazı ilaçların kullanımı bu dönemde uygun değildir ve akne oluştuktan sonra izlenecek tedavi de hekim kontrolünde gebeye özel olmalıdır.

Klinik maskeler dışında salatalık maskeleri, avokado maskeleri, ballı muzlu maskeler gibi hassas ciltlerde kullanılabilecek cildi sakinleştirici ev bakımlarından da faydalanılabilir.
Aloe vera ve limon maskesi
Dr. Yasemin Savaş, hamilelik döneminde cildin yağ – nem dengesini sağlayacak, ev yapımı doğal cilt bakım maskesi tarifi veriyor.
Aloe vera, nemlendirici ve iyileştirici özellikleri ile bilinir. Eczane ve aktarlarda genellikle jel olarak satılır. Evlerde bulundurulan aloe vera bitkisinin yaprak saplarından birini keserek bitkinin en doğal formundan faydalanma şansınız olabilir. Limon, cildinizi temizlemek ve fazla yağdan arındırmak için birebirdir.
Hazırlama:
Doğal aloe vera jeli ile limon suyunu karıştırın. Eğer kullandığınız limon organik ise karışıma az miktarda limon kabuğu da ekleyebilirsiniz. İki malzemeyi çırpın ve maske olabilecek doğru kıvamı bulana dek biraz daha limon suyu veya aloe vera jeli ekleyin.
Uygulama:
Göz ve çevresi hariç, maskeyi tüm yüzünüze uygulayın ve yaklaşık 20 dakika bekletin. Sonrasında yüzünüzü yıkayın, kurulayın ve hemen yağsız bir losyon yardımı ile nemlendirin. Bu karışım, haftada 1-2 defa uygulanabilir.
Gebelikte oluşan cilt hassasiyetini yatıştırmak için önerileriniz neler?
Yükselen östrojen ile birlikte damar problemleri ve cildin kuruluğu da artar. Relaksin hormonunun artışı sonucu yeni kılcal damarların oluşumuyla birlikte cilt yüzeyinde örümcek tarzında damarlanmalar meydana gelir. Kuruluğun getirdiği kaşıntı, cildin incelmesine bağlı nem kayıpları ve pembeleşmeler görülür. Bu dönemde cilt hassasiyetini gidermeye ve cildin sakinleşmesini sağlamaya yönelik ürünler kullanmak, cildi nemlendirmek ve beslemek çok önemli. Klinik maskeler dışında salatalık maskeleri, avokado maskeleri, ballı muzlu maskeler gibi hassas ciltlerde kullanılabilecek cildi sakinleştirici ev bakımlarından da faydalanılabilir.

Çatlak oluşumunu engellemek için cildin elastikiyetini arttırın, cildi düzenli olarak nemlendirin ve badem yağı gibi ürünlerle besleyin.
Hamilelikte ciltte çatlak oluşumunu önlemek için nelere dikkat etmek gerek?
Hamilelikte cildin aşırı gerilmesine, hızlı kilo alımına, hormonların kolajen ve elastine verdiği zarara bağlı olarak ciltte çatlaklar meydana gelebilir. Burada genetik yatkınlık da çok önemli. Kişi cildine bakım yapsa da bazen çatlamaları engelleyemeyebilir. Bu nedenle ciltte kolajen ve elastinin güçlü olması, cildin nemlendirilmesi ve beslenmesi, kilo alımının kontrolü çatlak oluşumunun engellenmesinde önemli.
Çatlaklar oluşurken cilt incelir ve kaşıntılar eşlik eder. Bunun için cildin elastikiyetini artırmak, düzenli olarak nemlendirmek ve badem yağı gibi ürünlerle beslemek fayda sağlar. Doğru beslenme de çatlak oluşumunu engellemede önemli. Hem kilo alımının kontrolüne hem kolajen ve elastinin sağlıklı olmasına hem de cildin nemlenip beslenmesine fayda sağladığı için E, C vitamini ve çinkodan zengin beslenmek, bol su tüketmek çok önemli.
Hamilelikte medikal cilt bakımı yaptırılabilir mi?
Gebelikte cilt bakımı hekimler tarafından özellikle önerilir. Bu cilt bakımları hekim kontrolünde ve gebeye özel olmalı. Cildin her dönemde temiz tutulması önemli ama gebelikte ekstra önemli. Özellikle buharsız temizleme uygulanmalı, lekelere karşı koruyucu C vitamini ağırlıklı bakım yapılmalı, cilt nemlendirilmeli ve beslenmeli. Hyalüronik asit ve K vitamini ağırlıklı cilt güçlendirici ürünlerle devam edilmeli. Peeling’den uzak durulmalı, AHA’lar gibi soyucu içerik kullanılmamalı. Sıcak ve vakumlu uygulamalardan, ısı teknolojilerinden, lazer teknolojilerinden, enjeksiyonlu uygulamalardan gebelik süresince kaçınılmalı.

Sıcak ve vakumlu uygulamalardan, ısı teknolojilerinden, lazer teknolojilerinden, enjeksiyonlu uygulamalardan gebelik süresince kaçınılmalı.
Hamilelik sonrasında ciltte oluşan ihtiyaçlara yönelik hangi medikal uygulamaları öneriyorsunuz?
Gebelik süresince yapılmayan işlemlerin bir kısmı emzirme döneminde uygulanabiliyor. Nem aşıları, vitamin aşıları, renk açmalar, lazer tedavileri, epilasyon ve zayıflamaya yönelik tedavilere başlanabiliyor. Hormon değişimine ve beslenmeye bağlı artan saç dökülmeleri için de saç kök hücre ve saç mezoterapilerinden faydalanılabilir.
Hamilelikte oluşan cilt çatlaklarının profesyonel tedavisine ne zaman başlanmalı?
Çatlaklar oluşmaya başladığında pembe-kırmızı bir hal alır ve cilt yüzeyinden hafif kabarıktır. Doğumdan 6 ay kadar sonra daha sedefsi ve ciltten daha çökük bir görünüm almaya başlar ve bu aşamadan sonra tedavi zorlaşır. Doğumdan 6 ay sonra başlanan erken dönem tedavi bu yüzden önemli.

Hamilelik sonrasında hormon değişimine ve beslenmeye bağlı olarak artan saç dökülmeleri için saç kök hücre ve saç mezoterapilerinden faydalanılabilir.
Cilt çatlakları için hamilelik sonrasında hangi medikal tedaviler uygulanabilir?
Çatlak tedavisinde amaç kolajen liflerinin azalmasının önlenmesi ve bu liflerin yapımının uyarılması, çevre dokularda görülen yüzeyel damar görünümünün azaltılması, derinin elastikiyetinin geri kazandırılması, pigmentasyon probleminin minimuma indirilmesi ve derinin normal nem dengesi sağlanarak çatlak görünümünü en aza indirmek. Günümüzde bu hedefleri yerine getirmek için çeşitli tedavi protokolleri var. Fraksiyonel karbondioksit lazer, thulium lazer, PRP, mezoterapiler, kök hücre ve kolajen tedavileri kullanılan yöntemler arasında.
Dr. Yasemin Savaş kimdir?
İstanbul Üniversitesi Çapa Tıp Fakültesi’nden 1995 yılında mezun oldu. 2015 yılında Dr. Yasemin Savaş Kaliteli Yaşam Kliniği’ni kurdu. MESTDER ve Trakya Üniversitesi tarafından düzenlenen medikal estetik çalıştayında yüz kadavrası üzerinde çalışan baş eğitimcilerden olan Dr. Yasemin Savaş, Türk Medikal Estetik Derneği’nin (MESTDER) kurucu üyesi.