Sporda Yeni Trend: Megaformer

Amerika’yı hızla ele geçiren Megaformer’ı daha önce duydunuz mu? İstanbul’daki tek Megaformer stüdyosu olan ShapeUp İstanbul’un kurucu ortağı ve Megaformer eğitmeni Nelly İlyasova’nın ağızından yeni nesil antrenman aletine dair her şeyi öğrenin!

İlk Megaformer dersine girdiğimde açıkcası biraz gergindim. Çok aşina ama bir o kadar da yabancı gözüken bu aleti sosyal medya ve takip ettiğim yabancı bloglarda görmüş, Reformer Pilates’ten farkını pek anlayamamıştım. Deneyen herkesten “asla bırakmam, inanılmaz keyifli” ve “çok yorucu” kalıplarını duyarak bir gün rezervasyon yaparak kendimi İstanbul’un tek Megaformer stüdyosu ShapeUp İstanbul’da buldum. Dersin sonunda herkesin ne demek istediğini anlamıştım. Özellikle benim gibi Pilates’te sıkılabilen ve ağırlık antrenmanından da pek hoşlanmayanların seveceği Megaformer, Amerika’da senelerdir en popüler metodlardan biri, hatta Meghan Markle’ın tutkunu olduğu spor olarak bile biliniyor. Megaformer’a ek olarak Yoga ve çeşitli workshopların da verildiği ShapeUp İstanbul ise artık haftada 3-4 gün severek gittiğim bir spor salonundan çok kendimi sağlıklı hissettirirken, birbirinden tatlı insanlarla tanıştığım ve günümün en keyifli 1 saatini geçirdiğim bir yer haline geldi. Türkiye’de de birkaç sene sonra herkesin dilinde olacağına emin olduğum Megaformer hakkında merak edilenleri ve Covid-19 kapsamında aldıkları tüm önlemleri ShapeUp’ın kurucu ortağı ve eğitmeni Nelly İlyasova ile konuştuk.

Kısaca biraz seni tanıyabilir miyiz?

Ben Nelly İlyasova, ShapeUp’ın kurucu ortağı, Megaformer eğitmeni ve Lucas’ın annesiyim.

Bir basketbol sever olarak sporcu bir aileden geldiğini anlayabiliyorum. Spor senin hayatını nasıl şekillendirdi?

Spor benim ve ailemin hayatının her zaman büyük bir parçasıydı. Babam ve annemin küçük yaşta profesyonel sporcu olmalarından dolayı abim de küçük yaşta basketbol ile tanışabildi ve 18 yaşında NBA statüsüne kadar yükselebildi. Ancak ailemin yanı sıra benim için spor her zaman hobi konumundaydı, tıp okuyarak başladığım üniversite hayatımı, yatırım finansmanı olarak noktaladım. Bu yoğun ve stresli dönemi sporun hayatımın bir parçası olması sayesinde başarıyla tamamladım. Megaformer ile tanışmak hayatıma bambaşka bir vizyon kattı. Üniversite döneminden sahip olduğum anatomi bilgisi, geçmiş spor deneyimlerim ve almış olduğum Megaformer eğitimi sayesinde şu an hayatımın sporunu yapıyor ve öğretiyorum. Şu ana kadar 400 saat üstü yapmış olduğum pratik de, yaptığım işi mükemmelleştirmeme yardımcı oluyor.

Gelelim esas konumuza…Reformer Pilates gibi ama değil gibi de…Nedir bu Megaformer?

Megaformer, zamanın en değerli varlığımız olduğu günümüzde bizlere minimum sürede maksimum efektiflikte antrenman yapmamızı sağlayan özel metoda sahip bir makinedir. Her ne kadar ismen ve şeklen Reformer ile benzetiliyor olsa da, Reformer Pilates ilk kez 1930’lu yılların sonunda savaş gazilerini rehabilite etme amacıyla yaratılmış olan bir egzersizdir ve 80 yıllık geçmişinde gerek ekipman gerek antrenman metodu büyük bir değişime uğramamıştır. Megaformer ise sadece 10 yıllık bir geçmişe sahip olup, öncelikli amacı 45-50 dk gibi kısa sürede güç, dayanıklılık, kardiyo, esneklik gibi her biri ayrı antrenman gerektiren egzersizleri içeren yoğun, yavaş ve kontrollü bir antrenman sunmaktadır. Günümüzde Türkiye’de sadece bizde olmasına rağmen Amerika’da çok yaygın olup birçok ünlünün (Meghan Markle, Sofia Vergara, Alessandra Ambrosio,...) antrenman metodu olarak da bilinmektedir. 

Hareketleri neden bu kadar yavaş yapmak zorundayız?

Özetle, vücudumuzda iki tip kas grubu vardır; bunlar yavaş ve hızlı kasılan kas grupları olarak ayrılırlar. Hızlı kasılan kas gruplarımızı daha çok sprint gibi patlayıcı ve ani hareketlerde kullanırken, yavaş kasılanlar bizim belli tempoda saatlerce kramp girmeden koşabilmemizi sağlayan dayanıklılık odaklı kas gruplarımızdır. Megaformer’un yaratıcısı Sebastien Lagree ise, antrenmanın metodunu yavaş kasılan kas grupları üzerine dizayn etmiş olup, genel olarak alt vücut hareketleri için minimum 2 dakika, üst vücut için ise 1 dakika olmak kaydıyla yapılan tekrarlar kasların uyarılması için ihtiyaç duyulan sürelerdir.

Hareketleri o kadar yavaş yapıyor olmamıza rağmen, kalp atışımın yükselebilmesi beni çok etkliyor…Nasıl mümkün olabiliyor bu?

En basit dille anlatacak olursam hareketler arası geçişin hızlı olup, hareketlerin yavaş ve kontrollü uygulanması belli bir süre sonra kişiyi efektif yoğunluk seviyesine ulaştırıyor bu da kalp atışının hızlanmasına dolayısıyla kalori yakımına ve kardiyovasküler bir antrenman yapmanıza sebep oluyor.

Megaformer’ı kimler yapabilir?

Ciddi bir fiziksel rahatsızlığı olmayan, spor yapabilen her yaş grubundan katılımcı Megaformer ile antrenman yapabilir. Burada anahtar kelime istikrar! İster profesyonel sporcu olsun, ister ilk defa spor yapacak olan biri, Megaformer her iki katılımcı için de zorlayıcı bir deneyim olacak. Daha önce elit atlet statüsündeki sporcuların, kendilerine eş değer görmedikleri düzenli Megaformer pratiği yapan kişilere karşı nasıl demorelize olduğunu da gördüm...

Haftada kaç kere yapılabilir?

Bunun için kesinlikle sihirli bir sayı yok ancak en tatmin edici ve etkileyici sonuç alanların genelde haftada 3 ila 4 kez yapan ve antrenmanlar arasında bir gün dinlenenler olduğunu gördük. Ancak profesyonel sporcu olup, hızlı bir şekilde yağ yakmak ve forma girmek isteyenlerin de daha sık antrenman yaparak bunu başardıkları da bir gerçek. Her şeyden önemlisi ise, kötü bir beslenmeyle verimli bir antrenman yapamaz, sonuç alınamaz.

İnsanlar kalori yakma peşinde olduğu için sormazsak olmaz, Megaformer ile kaç kalori yakılıyor?

Ne yazık ki bunun için de sihirli bir sayı yok, tamamen katılımcının metabolizmasına ve uyguladığı hareketlere vücudunun vermiş olduğu tepkiye bağlı. Burada kesin bir rakam verememin asıl sebebi aynı ders içerisinde 300 kalori gördüğüm gibi 800 kalori de görmüş olmam.

Genelde kadınların düşüncesi ağır antrenmanların veya ağırlık kaldırmanın vücudu kalınlaştıracağı yönünde. Bu düşünce bir türlü değişemiyor gibi…

Bu cümleyi “Megaformer vücudumu kalınlaştırır mı?” sorusu olarak kabul ediyorum ve cevabım “ASLA”. Bu anatomik açıdan mümkün değil. En başta bahsettiğim yavaş ve hızlı kasılan kas grubu detayı burada da geçerli. Kas kütlemizin büyümesi (diğer bir deyişle kalınlaşması) tamamen yaptığımız antrenman metodu ve kas grubuyla alakalıdır ve biz Megaformer ile ne hipertrofi antrenmanı yapıyor, ne de hızlı kasılan kas gruplarını uyarıyoruz. Özetle, Megaformer ile yapmış olduğunuz antrenman sizlere görsel anlamda kassal büyüme kazandırmayıp, daha sıkı, güçlü ve dayanıklı bir vücuda sahip olmanızı sağlayacak!

Bildiğim kadarıyla Amerika’da oldukça popüler bir makine, Türkiye’ye getirme fikri nasıl ortaya çıktı?

Evet, hali hazırda Amerika’da 400’ü aşkın stüdyoda bulunuyor ve spor sevenler için vazgeçilmez bir antrenman konumuna gelmiş durumda. Türkiye’ye getirme fikri ise ülkedeki pilates pazarının büyüklüğü ve verimliliğini sorgulamamız ile başladı. Eşimle birlikte amacımız üyelerimize, yaza özel değil bir hayat tarzı sunabileceğimiz grup halinde yapılabilen bir antrenman sunabilmekti ve devamında yoğun araştırmalarımıza başladık. Uzun süreli araştırma ve görüşmelerimiz sonunda Megaformer’ı bularak sektörde oluşan büyük boşluğu doldurabileceğimize inandık. Hali hazırda üyelerimize finansal açıdan sürdürülebilir, daha efektif bir antrenmanı, yüksek enerjili ve keyif verici bir ortamda sunmak için elimizden gelenin en iyisini yapıyoruz.

Daha çok grup dersi olarak tercih edilen bir yöntem. Birebir derslere göre grup dersleri arasında ne gibi farklılıklar gözlemliyorsun? Bir arada olmak insanları motive ediyor mu?

Bunun cevabını düzenli bir Megaformer katılımcısı olarak en iyi sen verebilirsin aslında :) Ama ben yine de okuyucularımız için düşüncelerimi paylaşayım. İlk olarak, kişinin ciddi fiziksel rahatsızlığı bulunmadığı ve kişisel bir antrenman programı yapılması gerekmediği sürece kesinlikle grup halinde uygulanması gereken bir antrenman Megaformer. Bireysel dersin en büyük avantajı %100 ilgiyken, grup dersinde küçük bir rekabet, motivasyon, empati, eğlence ve en önemlisi sosyalleşme mevcut. Bu sebeplerden ötürü, biz ShapeUp ailesi olarak katılımcılarımızı ilk olarak grup derslerine yönlendiriyoruz. 

Megaformer’ı denemeye çekinenler sence ne kaçırıyorlar?

9 aydır haftada 5 defa sadece Megaformer ile antrenman yapan biri olarak şunu gönül rahatlığıyla söyleyebilirim ki kendime ve aileme çok daha fazla zamanım kalıyor. Spor her zaman hayatımdaydı ve birçok kez spor salonu deneyimim de oldu, ancak benim için her antrenman minimum 2 saatlik bir süreçken şu anda 50 dakikalık bir antrenman ile günlük spor ihtiyacımı karşılayabiliyorum. Bunun yanı sıra, eskisinden çok daha formda, dayanıklı ve güçlü hissediyorum. 

Türkiye’de herkesin yeni tanıştığı bir konsept Megaformer, ne gibi geri dönüşler alıyorsunuz? 

9 aylık geçmişimizde bizi motive eden çok fazla insanla tanıştık, onlarla büyüyor ve gelişiyoruz. Antrenmanın zorluğunu göz önünde bulunduracak olursak bizi şaşırtan, kendileriyle gurur duyması gereken çok fazla üyemiz mevcut. En onur verici olanlar ise hayatında daha önce hiç düzenli spor yapmayıp haftada 3-4 Megaformer antrenmanı yapanlar oluyor. Bunun dışında birçok üyemiz ShapeUp’ı bir Megaformer & Yoga stüdyosundan çok bir ev, kaçış noktası veya özetle iyi hissettikleri bir aile ortamı olarak görüyor. Bence bunlar paradan çok daha değerli şeyler, bu sayede her gün daha büyük bir aile oluyor, daha fazla dosta sahip oluyoruz:)

Son olarak; pandemi süreciyle birlikte bağışıklığımızı güçlü tutmak için spor yapmanın önemi daha da arttı. Siz ShapeUp’da üyeleriniz için nasıl önlemler aldınız?

ShapeUp, Yoga ve Megaformer olmak üzere iki ayrı alanda hizmet veren iki farklı stüdyoya sahip. Bu dönemde, önlemlerimizi planlarken öncelikle stüdyo ziyaretçilerimiz için belirli bir rota oluşturmayı ve düzenli tekrar ile alışkanlık kazandırmayı uygun gördük. Bu rota kapı önündeki dezenfektanlı paspas ile başlıyor, hemen girişte bulunan temassız dezenfektan ise stüdyo içi belirli konumlara yerleştirilmiş olup, katılımcılar sık sık kullanılmaya teşvik ediliyor. Stüdyo içerisinde bulunan tüm personel ve üyelerin stüdyo girişlerinde ateşlerinin ölçülmesi ise zorunlu bir uygulamamız. Stüdyo içi belirli noktalarda ise teması minimize etmek adına tatlı yönlendirmelerimiz mevcut, burada da amacımız kişiyi minimum temas ile ders içerisindeki makine veya matına yönlendirmek. Soyunma odalarını aynı anda sadece iki kişinin kullanımına açıp, duş kullanımını servisten çıkarmamız da üyeleri derslere hazır gelmeye teşvik ediyor. 

Ders içi, öncesi ve sonrası yoğunluğu kontrol altında tutmak için de, Megaformer ve Yoga ders başlangıç-bitiş saatlerini aynı dilime getirmemeye özen gösterdik ve sosyal mesafe kurallarına bağlı kalarak ders içi kapasitemizi Yoga’da 15’ten 7’ye, Megaformer’da 9’dan 7’ye indirdik. Ders esnasında sadece kullanan kişiye ait ekipmanlar her ne kadar ders öncesi ve sonrası personellerimiz tarafından temizlense de, üyelerimizin aklında soru işareti kalmaması adına herkesin mat ve makinesine kişisel (ders öncesi yüzeyi temizlenmiş) dezenfektanlar da sunduk. Pandemi öncesi de üyelerimizin alışkanlık edindiği kullanılan ekipmanı temizleme geleneği ise, hala mevcut olup artık daha bilinçli şekilde uygulanmaktadır. Ortak kullanım alanlarında zorunlu tutsak da, üyelerimizin sağlığı için ders anında maske kullanımasını önermiyoruz, ancak dersi veren eğitmenimiz dahil tüm personellerimiz sizlerin ve kendi sağlıkları için buna çok özen gösteriyorlar.

Bunlar şu an için yapmış olduğumuz uygulamamalar ama biz ekipçe her gün içerideki servisi ve hijyeni daha neler sunarak iyileştirebiliriz diye araştırmalarımıza devam ediyoruz. Bu dönemde en çok ihtiyacımız olan “mental ve fiziksel” sağlımızın yerinde olması, bunun da en kolay çözümü aktif kalmak, bu yüzden evde, dışarıda veya her nerede olursak olalım aktif kalmaya devam edilimi. Aktif kalalım, sağlıkla kalalım!

Popüler Yazılar

SÖZLEŞME

Bu internet sitesine girilmesi veya mobil uygulamanın kullanılması sitenin ya da sitedeki bilgilerin ve diğer verilerin programların vs. kullanılması sebebiyle, sözleşmenin ihlali, haksız fiil, ya da başkaca sebeplere binaen, doğabilecek doğrudan ya da dolaylı hiçbir zararlardan ÖZGÜ İLETİŞİM PAZARLAMA DANIŞMANLIK TANITIM VE E-TİCARET HİZ. ('OGGUSTO') nun sorumluluğunun olmadığını, tarafımdan internet sitesinde E-Bültene üye olmak için veya başkaca bir sebeple verdiğim kişisel verileri, özellikle de isim, adres, telefon numarası, e-posta adresi, banka bilgisi, yaş ve cinsiyetle ilgili benzeri bilgileri kendi rızam ile paylaştığımı, ÖZGÜ İLETİŞİM PAZARLAMA DANIŞMANLIK TANITIM VE E-TİCARET HİZ. ('OGGUSTO') nun nin bu bilgileri kullanmasına muvafakat ettiğimi, bu bilgilerin 3.gerçek ve/veya tüzel kişilerin eline geçmesi ve bu şekilde olumsuz yönde kullanılması halinde ve/veya bu bilgilerin başkaca kişiler ile paylaşılması halinde ÖZGÜ İLETİŞİM PAZARLAMA DANIŞMANLIK TANITIM VE E-TİCARET HİZ. ('OGGUSTO') nun sorumluluğunun olmadığını gayri kabili rücu, kabul, beyan ve taahhüt ederim.

SÖZLEŞME

Bu internet sitesine girilmesi veya mobil uygulamanın kullanılması sitenin ya da sitedeki bilgilerin ve diğer verilerin programların vs. kullanılması sebebiyle, sözleşmenin ihlali, haksız fiil, ya da başkaca sebeplere binaen, doğabilecek doğrudan ya da dolaylı hiçbir zararlardan ÖZGÜ İLETİŞİM PAZARLAMA DANIŞMANLIK TANITIM VE E-TİCARET HİZ. ('OGGUSTO') nun sorumluluğunun olmadığını, tarafımdan internet sitesinde E-Bültene üye olmak için veya başkaca bir sebeple verdiğim kişisel verileri, özellikle de isim, adres, telefon numarası, e-posta adresi, banka bilgisi, yaş ve cinsiyetle ilgili benzeri bilgileri kendi rızam ile paylaştığımı, ÖZGÜ İLETİŞİM PAZARLAMA DANIŞMANLIK TANITIM VE E-TİCARET HİZ. ('OGGUSTO') nun nin bu bilgileri kullanmasına muvafakat ettiğimi, bu bilgilerin 3.gerçek ve/veya tüzel kişilerin eline geçmesi ve bu şekilde olumsuz yönde kullanılması halinde ve/veya bu bilgilerin başkaca kişiler ile paylaşılması halinde ÖZGÜ İLETİŞİM PAZARLAMA DANIŞMANLIK TANITIM VE E-TİCARET HİZ. ('OGGUSTO') nun sorumluluğunun olmadığını gayri kabili rücu, kabul, beyan ve taahhüt ederim.